TR EN

Dil Seçin

Ara

“Evleneceğim Kişinin Doğru Kişi Olup Olmadığını Nasıl Anlarım?”

“Evleneceğim Kişinin Doğru Kişi Olup Olmadığını Nasıl Anlarım?”

Soru: Merhaba, hayırlı çalışmalar dilerim. Evliliği düşünen bir bayan olarak doğru insanı bulmak adına nelere dikkat etmemi önerirsiniz? Evleneceğim Kişinin Doğru Kişi Olup Olmadığını Nasıl Anlarım? Detaylı bir izahta bulunursanız müteşekkir olurum.

Cevap: Evlenip aile kurmanın alabildiğine kötülendiği ve zorlaştırıldığı günümüzde evlenmek niyetinde olan gençlerin bu soruyu sorması takdire şayan bir durumdur. Öncelikle, hakkınızda en hayırlı olanı Rabbimizden diliyorum ve sizi tebrik ediyorum. 

Yaşadığımız şu post-modern çağda insan fıtratına topyekûn bir savaş açılmış durumda. Aşkın ve şehvetin mecrasından saptırılıp kutsandığı, helal yolların ise çağdışı olarak yaftalandığı gerçeğini sosyal medyada kısa bir gezintiyle bile görebiliyoruz. Gençler evlenmek istemiyor. Evlilik yaşı gitgide yükseliyor. Uzayan eğitim ve iş bulma süresinin yanına evliliği olabildiğince zorlaştıran bir şekilcilik de eklenince ekonomik manada da ciddi bir külfetle karı karşıya kalıyoruz. Oysa dinimiz bize evliliğin en hayırlısının en kolay olanı olduğunu öğütlüyor… 

Evet, gerçekten huzurlu ve doğru bir evlilik yapabilmek adına evliliğe basit, net ve gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşmanızı tavsiye ediyorum. Sorunuza cevabımın ilk bölümü bu üç kriterdir. Hangi görüşten olursanız olun evliliğe basit, net ve gerçekçi bir şekilde bakarsanız ardından gelen kriterlerin sizi yanıltma ihtimalini düşürmüş olursunuz.

Evliliğe basit, net ve gerçekçi bir pencereden bakın. Evlilik, akıl baliğ olup belli bir olgunluk seviyesinde olan her insanın en önemli fıtri ihtiyaçlarını karşılamanın tek meşru yoludur. Bu fıtri ihtiyaçları sadece cinsellikten ibaret görmemek gerekir. Düzen, intizam, güvenlik, huzur, özeli paylaşmak, yoldaşlık, çoğalmak, nesil yetiştirmek, evlat sevmek gibi kavramlar da fıtri ihtiyaçlardandır. Bahsini ettiğimiz kavramların tatmininin meşru bir evlilik dışında başka yolu yoktur. Evlilik ne tamamen tozpembe bir rüya ne de özgürlüğün bitmesidir. Yani ne tamamen beyaz ne de tamamen siyahtır; hayatın neredeyse tüm alanlarında olduğu gibi büyük oranda gridir. 

Bekârken tam manasıyla özgür olduğumuzu kim iddia edebilir ya da mükemmel bir hayat yaşadığımızı kim söyleyebilir? Her durum kendine ait avantaj, dezavantaj, sorumluluk ve hazza sahiptir. Bu gerçekçi bakış ile evliliğe bakıyorsanız doğru yoldasınız demektir. Evlenmeyi düşünen birinin net bir biçimde bu hakikatleri masaya yatırması, evlilik ile ilgili gerçekçi bir bakış açısı kazanmasına vesile olacaktır.

Evlilik kavramı için ifade ettiğimiz kriterlerden sonra sıra evlenilecek kişide aranması gereken kriterlere gelir. Bu kriterleri net ve standart bir şekilde ortaya koymak pek mümkün değildir. Zira bu kişiden kişiye değişebilecek özel beklentilerdir. Ancak yine de genel tavsiyelerde bulunabiliriz. Evlenilecek kişide “olmazsa olmaz” kriterler ve “olmazsa da olabilir” kriterleriniz olsun. Bu kriterlerin sayısı mümkün mertebe beşer taneyi geçmesin. Zira kriter sayısı arttıkça mükemmel bir karakter aramış olursunuz; ama mükemmel insan yoktur.

Dine bakış, aileler faktörü, şiddete meyil, cimrilik-savurganlık, evlilikten karşılıklı beklentiler gibi konular evlilik hayatında olmazsa olmaz faktörlerdir. Eğer siz dindar biriyseniz ve evlatlarınızı da bu şekilde yetiştirmek arzusundaysanız evleneceğiniz insanın da en az sizin kadar bu dertle dertlenmiş olmasına dikkat edin. Bu konuda en önemli kriterler tesettür ve beş vakit namazdır. Tabi sadece bu iki kritere bakmak yeterli değildir. Ailelerin birbirine uyumu ile sizin ve eş adayınızın aileye bağlı mı bağımlı mı olduğunuzu iyi tahlil edin. Bağlı bir ilişki ideal bir ilişki durumunu ifade eder ancak eğer bir taraf ailesine bağımlıysa gerektiğinde kendi kararlarını almakta özgür değilse burada bağımlı bir ilişkiden bahsedilebilir. Bağımlı ilişkide sorumluluk almaktan kaçınma ve her şeyi anne babaya onaylatma arzusu vardır. Bağlı ilişkide istişare esas iken bağımlı ilişkide sorgusuz itaat vardır. Oysa evlilik yeni bir aile kurmaktır. Bu da belli bir oranda bağımsız hareket etmeyi, sorumluluk almayı, risk almayı gerektirir. Bağımlı bir ilişkide bunlar olmaz. 

Evleneceğiniz kişide bir diğer olmazsa olma özellik şiddete meyilli olup olmadığıdır. Burada bahsi geçen meşru şiddet değildir elbette. Ailesini, şerefini, namusunu korumak adına gerektiğinde meşru şiddete başvurmak olgunluk belirtilerinden biridir. Evlilikten önceki süreçlerde (tanışma, söz, nişan) eş adayınızın insanlarla nasıl iletişime geçtiğine dikkat edin. Örneğin annesiyle ya da kız kardeşiyle genel olarak nasıl ve hangi tavırla konuştuğuna dikkat edin. Bir yemekte garsona sipariş verirken kullandığı ses tonuna ve tavırlarına dikkat edin. Argo ve küfürlü konuşmalarının sıklığına dikkat edin. Bunlar şiddetle olan ilişki hakkında çok önemli ipuçları verir. Kadınların da şiddete başvurabileceğini unutmamakta fayda vardır. Şiddetin kadınlardaki yansıması genelde daha farklı olmaktadır. Bundan dolayı her iki tarafın da dikkat etmesi gerektiğini hatırlatmış olalım.

Eş adayınızın para ile olan ilişkisine de dikkat etmenizi öneririm. Mesela 10 yıldır düzenli bir gelire sahip olarak çalışıyorsa ve hiçbir birikimi yoksa bunun neden kaynaklandığını sorgulayın. Ya da bilakis çalıştığı sürede normal şartlarda elde edilemeyecek kadar para, mal vs varsa buna da dikkat etmek gerekir. Kazandığı meşru mu? Meşru ise cimri bir şekilde davranarak mı bunları biriktirmiş? Zekât ya da sadaka konusundaki tutumu nasıldır? Paylaşmayı bilmeyen bir insandan hayatını paylaşmasını beklemek doğru olur mu acaba?.. Bununla beraber eli çok açık bir insanın da “hayır diyebilmek” adına ciddi sorunları olabileceğini unutmamak gerekir. İfrat ve tefrite kaçmadan vasatı hedeflemek en sağlıklı yaklaşımdır.

Evliliğin sizin için ne demek olduğu ile eş adayınız için ne anlama geldiğinin uyumu çok önemlidir. Bundan dolayı evlilikten beklentiler gerçeklik temelinden uzaklaşmadan konuşulmalı ve açıkça ifade edilmelidir. Mesela bir taraf için evlilik, eve gelince sofranın hazır olması; diğer taraf için ise sofranın beraber hazırlanması ise ortada halledilmesi gereken önemli bir konu olduğu aşikârdır. 

Bu beş temel kriteri somut ve gerçekçi bir tavırla ele aldığınız takdirde size ve evliliği düşünen kadın-erkek tüm gençlere ciddi manada yardımcı olacağını düşünüyorum. 

Son olarak aşkın bahsini ettiğimiz kriterleri önemsizleştirmesine izin vermeyin. Aşk, denizin fırtınalı halidir. O fırtına er ya da geç elbet dinecektir. Son tahlilde elinizde kalacak olan somut ve gerçekçi bir tavırla ele aldığınız bu kriterler olacaktır. Tüm bunlarla beraber hala ciddi manada soru işaretleriniz varsa bir uzmandan yardım alabilirsiniz.