TR EN

Dil Seçin

Ara

Ruhsal Şifa / "5 yıllık evliyiz. Ev hanımıyım. Kocam canı bir şeylere sıkılmışken evde köşesine çekilip yalnız kalmak istiyor..."

Soru: Selamünaleyküm hocam. 5 yıllık evli bir kadınım. Eşimle birbirimizi çok severek evlendik. Ev hanımıyım. Kocam işten geldiğinde onu en güzel şekilde karşılamaya ve güler yüz göstermeye gayret ediyorum. Kocam da beni çok seviyor ancak bazı zamanlarda yalnız kalmak istiyor. Özellikle de canı bir şeylere sıkılmışken evde köşesine çekilip düşüncelere dalıyor. Eşimin sıkıntılarına da ortak olup destek vermek istediğimde genelde reddediyor. Bu süreç birkaç güne kadar da sürebiliyor. Ancak ben eşime yoldaş olmak istiyorum, her sıkıntısına ortak olup sıkıntılara beraber göğüs germek istiyorum. Çünkü ben her sıkıntımı kocamla paylaşarak güç buluyorum, istiyorum ki o da aynını yapsın ve benden güç bulsun. Kocamın bu tutumu gitgide artarsa ve gittikçe uzaklaşırsak diye kaygılanıyorum.

 

Cevap: Aleykümselam hanımefendi. Yazdıklarınızı okuduğumda aslında son yıllarda kadın ve erkek beyinleri üzerine yapılan bilimsel araştırmaların ne kadar da yerinde olduğunu düşündüm. Evet, bahsini ettiğiniz durum tamamen kadın ve erkek beyinlerindeki farklılıktan yani fıtri bir farklılıktan kaynaklanıyor. Elbette soruda yazdıklarınızı esas alarak yazıyorum. Eğer eşinizde ya da sizde başka sorunlar yoksa, sizi kaygılandıran durumun yaratılış kaynaklı doğal bir durum olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Bu durum aslında erkeklerin olası bir problem halinde, fıtri olarak başvurdukları ve başvururken de farkında olmadan yaptıkları doğal bir yöntemdir. Nitekim sizin de bir sorununuzu eşinizle ya da diğer sevdiklerinizle paylaşmak istemeniz ise kadınların fıtri ama farkında olmadan başvurduğu sorun çözme yöntemidir. Elbette burada mevzu bahis insan olduğu için, bunun tersi örnekler muhakkak vardır; ancak bunların istisna olduğunu bize bilimsel çalışmalar söylüyor. 

…

Yapılan bilimsel çalışmalara göre erkekler olası bir stres durumunda ya da çözülmesi gereken bir sorun ortaya çıktığında tüm dikkatlerini o duruma odaklayarak çözmeye çalışırlar. Bu süreçte dikkatlerini dağıtacak tüm etkenlerden uzaklaşıp yalnız kalma eğilimine girerler. Sorunu kafalarında ölçüp biçerler ve onu mümkün olan en kısa ve pratik şekilde çözüp normal hayata dönüş yaparlar. Yani bir erkek için herhangi bir problem, hayatın doğal akışının bir parçası olmaktan ziyade hayatın normal akışını bozan ve yolun ortasından derhal kaldırılması gereken bir taştır. 

Kadınlar ise olası stres ve sorun durumlarından tıpkı sizin yaptığınız gibi oluşan stresle baş edebilmek adına bir köşeye çekilmek yerine, güvendiği insanlarla bu sorununu paylaşmaya onların yardımına başvurmaya meyillidirler. Kadınlar sorunlarını bir köşeye çekilip yalnız başına ölçüp biçmek yerine, paylaşarak daha fazla insandan destek almayı isterler. Kadınlar için sorunlar diğer insanlarla paylaşım yoluyla sosyalleşme fırsatı iken, erkek için sorunun olmaması sosyalleşme adına daha istenilir bir durumdur. Kadın için sorun, hayatın normal akışının bir parçasıdır; yolda bazı taşlar olsa da bu normaldir, gerektiğinde üstünden de atlanır. Ancak erkek için bu böyle değildir. Kadın için yolunda taşların olduğunun diğer insanlarca bilinmesi ona güç verirken; erkek için pürüzsüz bir yola sahip olduğunun bilinmesi daha motive edicidir.

…

Yukarıda bahsini ettiğimiz durumlar bir tarafın diğerinden daha güçlü ya da zayıf olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır. Her iki fıtri yönelim de hayatta birbirleriyle huzur bulmak üzere yaratılmış eşlerin, sorunlara karşı yöntemlerinin çeşitlenmesi anlamına gelir. Duruma göre gerekli yöntem neyse o kullanılır. Önemli olan, eşler arasında bu farklılığın farkında olmak ve buna göre bir düzen oturtmaktır. Eşler asgari müştereklerde uzlaşarak fıtri meyillerini bir yere kadar düzenleyebilirler. Ancak tamamen benzemek hatta aynılaşmak o ilişki için sıkıcı ve tehlikelidir.

…

Kocanız, kaygılarınızın ve fıtratınızın farkında olarak bazı sorunlarını size açmayı deneyebilir; siz de kocanızın fıtri yönelimini anlayışla karşılayarak köşesinde kendi halinde düşünmesine izin verebilirsiniz. Söz konusu sizin sorununuz olduğunda kocanız sizinle konuşmaya daha istekli davranmaya çalışırken, stresli olduğunuzda daha fazla konuşma ihtiyacı hissettiğinizin farkında olarak kocanızdan daha makul bir performans bekleyebilirsiniz. Fıtri meyillerinizin farkında olmak sizi birbirinizden uzaklaştırmaz; bilakis aranızdaki bağın güçlenmesi için türlü fırsatlar sunar. 

Bir ilişkide asıl korkulması gereken şey, eşlerin fıtratlarına ters bir şekilde benliklerini reddedip eşiyle aynılaşmasıdır. Bu durum erkek-kadın fark etmeksizin ciddi bir problemdir ve aynı zamanda hayattan lezzet almayı engelleyen bir durumdur. Eşlerin birbirinden uzaklaşması, şiddetli geçimsizlik ve hatta boşanmalar, aynılaşma durumlarında çok daha fazla görülmektedir. 

Birbirinizin fıtratını daha iyi tanımak adına kadın ve erkekler üzerine yapılan bilimsel çalışmaları okumanızı tavsiye ederim. Prof. Dr. Louann Brizendine’nin Erkek Beyni ve Kadın Beyni adlı kitapları güzel bir başlangıç olabilir. Sağlıcakla ve huzurla kalın…