TR EN

Dil Seçin

Ara

Tebbet Suresi'nin Haberi

Tebbet Suresi'nin Haberi

Kur'an Allah’ın Mucize Kelamıdır

Meali: “Ebu Leheb’in elleri kurusun, kurudu da… Ne malı ne de kazandığı ona fayda vermedi. O, alevli bir ateşe girecektir. Karısı da odun hamalı olarak onunla beraber girecektir. Boynunda da hurma lifinden bir ip olacaktır.”

Tebbet suresi, Ebu Leheb ve eşinin küfür üzere öleceğini haber vermektedir.

Ve haber verdiği gibi de çıkmıştır.

 Halbuki,  Ebu Leheb, Tebbet suresi indikten yaklaşık on yıl sonra ölmüştür. Yani Tebbet suresinin ayetleri, Ebu Leheb hasta yatağında ölümü beklerken gelmemiş, bilakis on yıl sonraki akıbetini bildirmiştir.

Bir beşer olarak Hz. Muhammed’in (sav) bunu bilmesi elbette mümkün değildir. Keza, İslam’ın başlangıcında İslam’ın birçok düşmanları vardı ki, zamanın geçmesiyle her biri teker teker İslam’a girmiş ve Peygamberimize biat etmiştir. Hatta bunların içinde Müslümanlarla savaşan Halid bin Velid, Ebu Süfyan, Amr b. As gibi zatlar da vardır. Hatta bunların içinde Hz. Hamza’yı şehit eden Hz. Vahşi ve Hz. Hamza’nın kalbini söken Hz. Hind de vardır…

Bu kişiler gibi Ebu Leheb’in ve eşinin de tövbe etmesi mümkündü ve son derece de doğaldı.

Ancak Kur’an’ın lisanıyla, onların tövbe etmeyeceği ve kâfir olarak öleceği ilan edildi.

Hz. Muhammed (sav) Allah’ın Peygamberi ve Kur’an da Allah’ın kitabı olduğu için, Ebu Leheb’in ve eşinin kâfir olarak öleceği bildirildi.

Bununla beraber, insanların en akıllısı, en zekisi, en şereflisi, onuruna en düşkünü olduğu dost-düşman herkes tarafından kabul edilen Hz. Muhammed (sav) gibi bir insanın, durup dururken sonucunu kesin olarak bilmediği böyle bir haberi seslendirip kendini riske atması mümkün mü? Ebu Leheb ve eşi, yalandan da olsa “biz iman ettik” deseler idi, İslam davası adeta doğmadan ölüme mahkûm olurdu. Demek ki bu haberi veren, yalandan da olsa onların “iman ettik” demeyeceklerini ve demelerine izin vermeyeceğini bilen ve işin akıbetini elinde tutan Allah’tır (cc).

Zerre kadar aklı olan, bu haberin kaynağının, her şeyi bilen, her şeye gücü yeten, her dediğini yapabilen Allah’tan başkası olmadığını tasdik eder. Bu yönüyle Tebbet suresi, Kur’an’ın Allah’ın kelamı, Hz. Muhammed’in (sav) ise Allah’ın elçisi olduğunu tasdik eden ilahi bir mühür ve silinmez bir ıslak imzadır.