Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki:
“Bizi aldatan bizden değildir.”
(Müslim, İman 164, Fiten 16. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Büyû 50; Tirmizî, Büyû 72; İbni Mâce, Ticârât 36)
…
Fahr-i Kâinat Efendimiz (asm), emrolunduğu üzere dosdoğru yaşadı.
Her sözü, her susması, her davranışı dosdoğruydu, hikmet doluydu.
Nezaket ve incelik yüklüydü.
Onun ahlakı Kur’an ahlakıydı.
Belki farkındayız belki de değiliz.
Yazının başında aktardığımız hadis, bütün hayatı olumlu yönde etkiliyor.
Aileyi, toplumu, yönetimi, eğitimi, çevreyi, bireyi, ahlakı, topyekûn dünyayı etkiliyor.
…
Örneklendirelim…
Mesela bir anne baba…
Sımsıcak bir yuva, mutlu mesut çocuklar…
Helal rızık peşinde bir aile…
Hem anne hem de baba birbirine sadakatle bağlı.
“Bizi aldatan bizden değildir.” hadisini kalplerine yazmışlar, onları her daim uyarıyor ve yollarını aydınlatıyor.
Anne ve baba sırat-ı müstakim, istikamet çizgisinde yaşama gayretindeler.
Çocuklar aynı anlayışla terbiye edilmişler…
Aile fertleri sevgi neymiş, saygı neymiş, sadakat nasıl olacakmış, biliyorlar.
Ekranların, sosyal medyaların güdümünde değiller.
Hayatın zorluklarını bu hadis rehberliğinde doğru olarak karşılıyorlar.
Aldanmıyorlar, aldatmıyorlar.
Bu aile emniyet ve güvenle dünya yolculuğuna devam ediyor.
Ailenin hayatı bu hadis sayesinde bir derece daha güzelleşiyor.
Dikkat edin:
Sadece bu hadis bile ailenin hayatını hem koruyor hem iyileştiriyor.
…
Mesela bir yönetici…
İş hayatının çetin şartlerına rağmen “Bizi aldatan bizden değildir.” hadisini kendine rehber etmiş.
Aldığı bütün kararlarda bu hadis uyarıyor onu, rehberlik ediyor.
Gelirler, giderler, harcamalar, personel, üretim, yatırım… Hepsi doğruluk çizgisinde gerçekleşiyor. Çünkü aldatmak Müslümana uymaz…
İşyeri, bu hadis sayesinde güzelleşiyor; çünkü yolunu bu hadisle bulan ve koruyan bir yönetici var başında…
Dikkat edin:
Sadece bu hadis bile, hem yöneticiyi, hem işçileri, hem de müşterileri aldatmaktan ve aldatılmaktan koruyor.
…
Ya da bir işçi…
“Bizi aldatan bizden değildir.” hadisini zihnine kazımış, kendine rehber edinmiş.
İşlerini yaparken daima doğru yapıyor. Çünkü onu bu hadis uyarıyor…
Bu işçi de işini sağlam, güzel ve vaktinde yapıyor. Aldanmıyor ve aldatmıyor…
İşyerinin bu hadis sayesinde temiz emek ve helal kazançla güzelleşiyor.
Dikkat edin:
Sadece bu hadis bile işçiyi haram kazançtan, işvereni zarardan ve müşterileri de bozuk ürün almaktan koruyor…
…
Veya bir yazar…
“Bizi aldatan bizden değildir.” hadisini kendine rehber edinmiş. Daima doğruluk peşinde…
Yazılarında, paylaşımlarında ölçüsü hak, hakikat, adalet ve vicdan…
Bu hadis ile kendini sigaya çekebilen, özeleştiri yapabilen bir aydın.
Kendini hakikatin kendisi değil öğrencisi gören bir entelektüel, bir âlim…
Bu hadis sayesinde menfaat ve kötü amaçlar için gerçekler çarpıtılmıyor, insanlar manipüle edilmiyor, toplum aldatılmıyor.
Dikkat edin:
Sadece bu hadis bile toplum hayatına ne kadar olumlu katkı yapıyor.
…
Bir esnaf, bir tüccar…
“Bizi aldatan bizden değildir.” hadisini dükkanına tablo değil kalbine pusula yapmış.
Alım satımda, maliyet ve kâr hesaplarken doğruluktan ayrılmıyor ve haram kazançla kendini aldatmıyor. Ve onun bu doğruluğunun, yani dolayısıyla bu hadis-i şerifin herkes faydasını görüyor…
Dikkat edelim:
Sadece bu hadis, esnafı ateşten, müşteriyi de para kaybetmekten korudu…
…
Bir doktor…
“Bizi aldatan bizden değildir.” hadisini kendisine şiar edinmiş… Muayenesini, tedavi süreçlerini bu hadisin uyarısını dikkate alarak yapıyor. Hastalara gereksiz tahlil yaptırmıyor, emar vb istemiyor, hatta ihtiyaç olmadığı halde ameliyat yapmıyor… Tanı ve tedavide aldatmıyor, kendisi de aldanmıyor.
Dikkat ederseniz “Bizi aldatan bizden değildir.” hadisi hastayı da doktoru da devleti de korumuş oluyor…
…
Bir genç, bir adam, bir kadın, bir komşu… Hasılı bir toplum… “Bizi aldatan bizden değildir.” hadisini hayata taşıdığında herkes kârlı çıkıyor, herkes zarardan kurtuluyor… Hem dünya hem ahiret zararlarından…
İşte Âlemlere Rahmet Olan Efendimiz’in (asm), rahmeti hayatımızda böyle yansımış oluyor.
Onun (asm) sünneti hayatımızın güneşidir. O güneş hayatımızda ne kadar varsa o kadar aydınlık, ne kadar yoksa o kadar karanlıktayız. Onun nuru her şeyi sarıp sarmalayan bir nurdur…
Ölmüş kalpleri dirilten bir nur, kararan vicdanları aydınlatan bir nurdur… Dünyayı yaşanabilir kılan, insana merhamet aşılayan bir nurdur…
Evet Allah’ın Elçisi, Efendimiz Hz. Muhammed’in sözleri ve sünneti hayatın tam da içindedir; hatta ilerisinde rehberlik eder.
Onun nuru kalpleri aydınlatıyor, zihinleri netleştiriyor, hayatı cennet yolu yapıyor, insanları cehennem yolcusu olmaktan koruyor.
Âlemlere Rahmet olan Efendimizin (asm) rahmetinin değerini anlamak, yaşamak ve şefaatine kavuşmak duasıyla…
