TR EN

Dil Seçin

Ara

Vücut Kıllarının Önemi ve Fonksiyonları

Vücut Kıllarının Önemi ve Fonksiyonları

Evrim görüşünün vücut kıllarının fiilen gereksiz ve işlevsiz olduğunu iddia etmesine karşı anatomik ve fizyolojik olarak kılların çok önemli olduğu ve birçok görevler için yaratıldığı aşikârdır. Bu yazıda kılların sadece bazı fonksiyonlarından bahsedilecektir. 

Saç ve kıllar, tüm memelilerin derisinde bulunan özellikle insanlarda özel ve benzersiz yapılardır. Derinin katmanlarından biri olan dermiste, dokunma, basınç, ısı veya soğuk için özel yaratılan reseptörlerle hissederiz. Vücudun ayak tabanı, el ayası, yanak yüzeyi, dudak ve birkaç organın bazı kısımları dışında memeli derisinde neredeyse her yerde kıl vardır. Vücut yüzeyinin büyük bölümünde renksiz kıllar bulunurken, kafa derisi, kirpikler, kaşlar, sakal ve bıyık gibi bölgelerde kıllar daha uzun, daha kalın ve yoğun pigmentlidir.

Kılın temel işlevlerinden birisi cildin mekanik hasarlardan korunması için sinirsel uyarım sağlaması ve sabit iç vücut sıcaklığını ayarlanmasında (termoregülasyon) rol almasıdır. Kıllar dışarıdan gelebilecek zararları hissetmek ve bunlardan kurtulmak için olmazsa olmazımızdır. 

Kıllar genel olarak güneş ışığının zararlı etkilerine, güneş yanığına ve cilt kanserine karşı korur, soğuğu ve kafanın fiziksel hasarını önler. Kaşlar, gözlere giren ter ve yabancı cisimleri durdurmak için de görevlidir. Ayrıca kaşlarımızın iletişim yönünden de bizlere çok büyük katkısı bulunur. Birçok jest ve mimik, kaşlar yardımıyla yapılmaktadır. Kirpikler, gözümüze doğru gelen cisimlere karşı ani refleks göstererek gözlerimizi kapatmamıza yardımcı olur. Saçın ayrıca sosyal iletişimde önemli rolü vardır. İnsanlarda çekiciliği, cildin korunması, güneş ışığının yansıma veya emilmesini sağlar. Hirsutizm, saç dökülmesi gibi saç bozukluklarındaki psikolojik etki göz önüne alındığında saçın görsel olarak ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılır. Özellikle bu son noktaya ilişkin olarak, saç dökülmesi görülen deneklerde kişilik bozukluklarının daha yaygın olması saptanmıştır.

Görüldüğü gibi insan vücudundaki kıllar çok faydalı ve fonksiyoneldir. Boyutu ve konumu ne olursa olsun, tüm kıl folikülleri zengin bir şekilde innerve edilir ve deri duyarlılığının temel anatomik birimini oluşturur. Kılların etrafında ve deride bulunan sinir ağları sayesinde kıllar temas duyusu organı olarak da fonksiyon görürler. 

Normalde kıllar, cildin bir şeyleri hissetmesinin ana yoludur. Dokunma duyumuzu derinin yüzeyinin ötesine taşır ve dışardan gelecek tehlikeleri tespit etmek için duyusal (sensorik) yeteneğimizi artırır. Üzerinizde bir böceğin gezindiğini hissediyorsanız, bu hissiniz doğrudan cilt temasından çok, böceğin kıllarınıza temas etmesi ve kılın deride ilişkili olduğu sinirle uyarılmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü kıl bulunmayan bölgelerde bazen çok küçük temasların hissedilmemesi, buna karşı kıllı bölgelerde ise kolaylıkla hissedilmesi bu bilgiyi ispatlamaktadır.

Kıllar sayesinde sert nesnelerin deriye yakın hızlı geçişlerinden kaynaklanan hava hareketleri bile hissedilir. İnsan vücut kıllarının sinirsel bağlantıları, sinekler gibi yakındaki uçan böceklerin hava titreşimlerini dahi doğrudan fiziksel temas olmadan hissedebilecek kadar hassastır. Kılları daha çok olanlarda, özellikle kollar ve bacaklardaki fazla kıllar, bir sivrisineği cilde ulaşmak için çok çaba harcamak zorunda bırakır. Hatta bu kılların varlığı sinek, pire, kene ve böcek gibi canlıların cilde temasını engeller. Bu yüzden vücudumuzun dış tarafları daha çok kıllıdır, çünkü tehlikeler dışarıdan gelmektedir.

Kılların bir görevi de termoregülasyondur.

Her bir kıl için musculus arractor pili(*) adı verilen küçük, düz kas bulunur ve gerektiğinde kasılır. Bu kas epidermisten kıl gövdesinin tabanına kadar uzanır ve kasıldığında tüylerimiz diken diken olur. Böylece elbisemiz ile cildimiz arasında bir hava tabakası oluşturarak—çift camlarda olduğu gibi—soğuk ve sıcak havalarda izolasyon görevi görür.

Saç vücudun en iyi korunan kısımlarından biridir. Ölümden yıllar sonra bile özelliğini korur. Bazı durumlarda kemiklerden bile daha iyi korunur. Onun bozulmaya karşı direnci kısmen keratinize olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle adli tıpta saçın önemi büyüktür.

Burun kıllarından söz etmezsek hijyen ve sağlığımız açısından önemli bir konuyu atlamış oluruz, burun kılları klimanın hava filtresine benzer. Elbette daha harikadır. Burun kılları kiri, tozu, virüsleri, bakterileri ve toksinleri ta ki biz hapşırana, yutkunana ya da burnumuzu sümkürene kadar hapseder. Burun kıllarının yoğunluğu bir avantaj olabilir. Burun kılları seyrek olan hastaların astıma yakalanma oranı, burun kılları sık olanlara göre üç kat fazladır. Bununla beraber, burun kılları savunmanın ilk hattıdır. Kılları koparmak enfeksiyonlara yol açabilir çünkü burnunuz steril bir yer değildir. Burun kıllarının diğer bir görevi de kışın burnumuzdan nefes alırken; aldığımız soğuk havanın direkt akciğerlere gitmesini engellemesidir. Çünkü bu sağlığımız için bir tehlikedir, fakat burnumuzdaki kıllar bu havanın bu bölgeden geçişini yavaşlatarak bu bölgedeki zengin damar dallanmalarının havayı ısıtmasına ve nemlendirmesine yardımcı olur, böylece ısınarak ve nemlendirilerek akciğerlerimize gönderilen hava bizi hasta etmez. 

Kulak kılları hakeza…

Sonuç olarak vücutta bulunan kıllar, çeşitli koruyucu ve düzenleyici işlevlere sahiptir, körelmiş veya gereksiz değildir. Tesadüfen olmuş hiç değildir.

İnsan için “Sen kendini idare edemezsin, o yük ağırdır. Kendi başına muhafaza edemezsin, belalardan sakınıp levazımatını yerine getiremezsin…” şeklinde ifade edildiği gibi kendi hayatımızı devam ettirme işini Rabbimiz bize bırakmamış. Bizim vazifelerimizden bazısı da bunlar gibi üzerimizde bulunan harika, fonksiyonel ve sanatlı eserleri görüp kıymetini takdir etmek ve ona ihtiyacımızı görüp, bu ihtiyacımızı gideren Rabbimize şükretmektir…