TR EN

Dil Seçin

Ara

Gönül Dili

Gönül Dili

Eşine “Çirkin karı!” diyen adam tazminat ödemeye mahkûm edilmişti, hatırlarsınız. Geçen yıllarda da eşine “Sen adam mısın?!” diyen kadın ceza almıştı.

Güzel kararlar ama keşke iş buraya kadar gelmeden hallolsa ya...

Mesela; adamlar müşteri hizmetlerindeki kadın ile konuştukları incelikle eşleri ile de konuşsa. Bankadaki kadın çalışanın yanında kibarlaştığı kadar, eşlerine karşı da aynı hassasiyeti taşısa. Sosyal medyada taktıkları maskeler aslında gerçek yüzleri olsa. Dünyada bir eşi kalmış gibi ona özel hissettirse. Başkalarına gösterdikleri sabrı eve gelince de gösterebilse.

Mesela; kadınlar saatlerce süslenip çıktıkları gezmelerde olduğu gibi evlerinde de bakımlı olsa. O kokular başkaları için değil de eşleri için sıkılsa. Misafire kurulan özenli sofralar, aileler için de hazırlansa. İlgi denen şeyin sadece kadına gösterilen bir şey olduğuna inanmaktan vazgeçse. İltifat denen şeyden erkeklerin de en az kendileri kadar hoşlandığını kabul etse, eşini överken cimrilik etmese.

Değil mi... Bizim ciddi ciddi kendimizi anlatamama ve anlatılanı anlayamama problemimiz olduğunu düşünüyorum.

Ama maalesef bazen işler şuraya kadar gelebiliyor işte.

Üslupsuzluğu uyardığında da “İyi de ben yalan söylemiyorum ki gelsin yüzüne de söylerim” terör örgütü var. Gerçek olan bir şeyi yaptıkları için, doğru bir şey yaptıklarına inanıyor bunlar. Bir adam karısının ne kadar güzel bir bedene sahip olduğundan bahsetse mesela, söylediği şey doğru olsa bile yaptığı şey doğru değildir. Bir insan dedikodu yapsa mesela, söyledikleri gerçek olduğu için adı dedikodu olur. Gerçek bir şey her zaman doğru bir şey değildir. Bu mesele de buna benziyor, doğru bir şey yanlış bir şekilde söylendiğinde işler hep daha kötüye gidiyor.

İnsanın başına ne geliyorsa en çok dili yüzünden gelmiyor mu cidden ya? Geçmişime dönüp bakıyorum, başıma ne kötülük geldiyse ya da ne iyilik bulduysam bir şekilde dilimi yanlış ya da doğru kullanmamdan kaynaklanmış. Bazen kapıları açmışım dil anahtarı ile, bazen kuyunun dibinde tek başıma kalmış ve yine oradan “dilimi tutunca” kurtulmuşum.

İngilizce, Arapça kolay...

Gönül dilini kaçımız ana dili gibi konuşuyoruz ve buna ne kadar hevesliyiz ki?