114 Yazı Prof. Dr. Alaaddin Başar

Yazar Profili »

Hüseyin Kardeşimin Ardından

Ekim 2017, 490 462 Görüntülenme Eklenme Tarih: 07 Aralık 2017 17:48 Prof. Dr. Alaaddin Başar

 

Rahmetli Hüseyin Bey kardeşimle kırk yıldan beri tanışıyor ve otuz üç yıldan beridir de Zafer’e her ay bir yazı göndermekle yakın alakamı devam ettiriyorum. Kendisi kaderin her şeyini güzel gördüğünden olacak, İlâhî takdirle soyadı da Şengörür olmuştu. Şevk ve gayret kaynağıydı. Son asrın iman-küfür mücadelesinin basın ve yayın sahasında büyük hizmetler gören Zafer Dergisi’nin kurucusu ve genel yayın yönetmeniydi.

Bir ay kadar önce Adapazarı’na gittiğimizde, gözlerinden hiç eksik olmayan o gayret ve şevk saçan bakışlarıyla bizi karşıladı ve Zafer’in daha da ileri gitmesi konusunda yol arkadaşlarımızdan Yusuf Yalçın kardeşimizle uzunca bir görüşme yaptılar. Bayramı müteakip İstanbul’a gidecek ve konuya son noktayı koyacaklardı.

Ölümünden kısa süre önce Yusuf kardeşimizi heyecanla arıyor ve “Haftaya İstanbul’a geliyoruz” diyor ve sanki öleceğini de haber almış gibi, “Vasiyetim olsun size. Zafer e-dergi olarak lütfen devam etsin” diye ekliyor.

Dava aşkından ve hizmet heyecanından dünyaya bakmaya vakit bulamayan, “Lezzetleri acılaştıran ölümü çok zikrediniz” hadis-i şerifini hayatına ve yazılarına kemaliyle yansıtan bu çok değerli kardeşimi rahmetle anıyorum.

Her bayram ve kandilde içime ferahlık veren o tatlı telefon görüşmelerimizin hasretini daima çekeceğim.

Allah kendisinden ebediyen razı olsun, manevî makamını daima terakki ve teâli ettirsin.

 

 


Ekim 2017, 490 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

İnsan, Hayatının Sahibi mi? / Nefsin Yanlış Kıyası

Biz “Benim kolum” sözünü, “Bu kolu kullanmaya benim ruhum yetkili kılınmış” manasında söyleriz. Hiç kimse, kendi kolunu kendisinin yaptığını iddia etmez. Aksi halde, her şeyi bu ters mantıkla değerlendirmesi gerekecek ve “ağacın dalı” derken dalı ağacın yaptığına inanması icap edecektir.

Devamı »

Şerlerin ve Çirkinliklerin Kaynağı Nedir? / Şerlerin Esası

Mesela: Bir aynayı şuurlu kabul edelim. Işığa kavuşmaya hayır, karanlıkta kalmaya şer diyelim. Bu ayna, iradesini doğru kullanarak güneşe yüzünü döndüğünde aydınlanır ve ısınır, ama bunların meydana gelmesinde onun hissesi çok azdır. Yaptığı tek şey “vereni kabul etmek” mânâsında güneşin ışığını almayı kabul etmektir. Bu ayna güneşe sırtını çevirdiğinde ise karanlıkta kalır, ışıktan mahrum kalma bir ademdir ve o ayna bu ademin, bu şerrin faili olur. İnsanın işlediği bütün hayırlar da kalbini ve

Devamı »

Benlik Duygumuzu Kullanarak Allah'ın Mutlak Sıfatlarını Nasıl Biliriz?

“…Mutlak ve muhit bir şeyin hududu ve nihayeti olmadığı için, ona bir şekil verilmez; ve üstüne bir suret ve bir taayyün vermek için hükmedilmez, mahiyeti ne olduğu anlaşılmaz.” (Bediüzzaman, Sözler) Bu ifade, “Niçin Cenâb-ı Hakk’ın sıfât ve esmâsının marifeti enaniyete bağlıdır?” sorusunun cevabında yer alır.

Devamı »

Ayetteki Emanet Kavramı

İnsandaki sıfatlar ve kabiliyetler, Allah’ın sıfatlarını ve şuunatını bilme noktasında bizim için büyük birer rehberdirler.

Devamı »