48 Yazı Mehmet Paksu

Yazar Profili »

Cihad Terör Değildir

Kasım 2017, 491 606 Görüntülenme Eklenme Tarih: 07 Aralık 2017 17:48 Mehmet Paksu
Ayrıca “cihat” denince hemen akla savaş gelmemelidir. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm’de “cihat” kelimesi ve türevleri 34 yerde geçtiği hâlde, sadece dört âyette doğrudan savaş anlamı kastedilmiştir ki, bu da bir saldırı değil, bütünüyle savunmaya yöneliktir. Bu açıdan terör eylemlerine “cihat”, bu eylemi yapanlara “mücahit” adını vermek, ölenleri de “şehit” rütbesine çıkarmak, kutsal değerleri çarpıtmaktan başka bir şey değildir.

KUR’ÂN, HAKSIZ YERE, suçsuz bir insanı öldürmeyi bütün insanlara karşı yapılmış bir cinayet olarak görürken, [1] bir mü’mini kasten öldürmenin cezasının da ebedî cehennem azabı olacağını bildiriyor. [2] Bunun yanında, hiç kimsenin bir başkasının günahını çekmeyeceği esasını getiriyor [3] ve suçun şahsiliği üzerinde duruyor.

Bu açıdan, insanların günlük meşguliyeti içinde kadın, çocuk, yaşlı, müslim, gayrimüslim demeden, çarşı, pazar, kahve, lokanta, otobüs gibi herkese açık yerlerde savunmasız insanları “tevhid” ve “cihat” adına bombalamak, intihar eylemleri düzenlemek bir cinayettir, katliamdır.

Ayrıca “cihat” denince hemen akla savaş gelmemelidir. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm’de “cihat” kelimesi ve türevleri 34 yerde geçtiği hâlde, sadece dört âyette doğrudan savaş anlamı kastedilmiştir ki, bu da bir saldırı değil, bütünüyle savunmaya yöneliktir.

Bu açıdan terör eylemlerine “cihat”, bu eylemi yapanlara “mücahit” adını vermek, ölenleri de “şehit” rütbesine çıkarmak, kutsal değerleri çarpıtmaktan başka bir şey değildir.

Bir kere İslam hukukunun temel kuralına göre, amacın meşru olması kadar, o amaca götüren yolun da meşru olması gerekir. Bunun için meşru bir hedefe gayr-ı meşru bir metotla, yolla gidilemez. Gayr-ı meşru bir işe hiçbir dinî gerekçe gösterilemez.

İslam, insanın hem dünya mutluluğunu ve rahatını esas alır, hem de ahiret saadetini ve huzurunu hedef olarak belirler. Bundan dolayıdır ki, terör olayları can güvenliğini ortadan kaldırdığı gibi, insanın en tabii hakkı olan yaşama hakkını elinden almakta ve toplumu bir dehşet içine sürüklemektedir.

Şefkat, merhamet, sevgi ve acıma dini olan İslam’ı, “terör” kelimesiyle birlikte öne çıkarmak, vatanını düşmandan temizlemek bahanesiyle kendi vatandaşını ve dindaşını gözünü kırpmadan bombalamak, pazar yerinde bomba yüklü kamyonları infilak ettirerek vahşet manzarası sergilemek, akabinde de dehşet dolu görüntüleri dünyaya dağıtarak taraftar toplamak nasıl bir “cihat”tır!? Bu yapılan İslam’a ihanettir, en büyük zararı vermektir.

Bir Saadet Asrı örneği:

Mekke’nin fethinden sonra Huneyn Savaşı’nda müşrik ölüleri arasında Peygamberimiz (asm), öldürülmüş bir kadın gördü. “Nedir bu gördüğüm şey?” diye sordu. Oradakiler, “Bu bir kadındır, Halid bin Velid’in askerleri öldürdü” dediler. Peygamberimiz (asm), orada bulunan bir kişiye, “Hemen Halid’e yetiş, Resûlullah, ‘Seni çocuk, kadın ve hizmetçi öldürmekten men ediyor!’ de.” buyurdu.

Orada bulunanlardan biri, “Yâ Resûlallah, onlar müşriklerin çocukları değiller mi?” dedi. Peygamyberimiz de (asm), “Sizin en hayırlılarınız da daha önce müşriklerin çocukları değiller miydi? Her çocuk İslam üzere doğar ve masumdur.” buyurdu.

 

Kaynaklar:

1. Maide Sûresi, 5:32.

2. Nisâ Sûresi, 4: 93.

3. En’âm Sûresi, 6:164.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Baba-Evlat Konuşmalarına Kur'an'dan En Güzel Örnekler

Kur’ân’ın aile hayatına kattığı en önemli değerlerden birisi de aile fertlerinin birbirlerine hitap şekilleridir. Babanın evlâdına, evlâdın babasına nasıl hitap edeceği, nasıl sesleneceği, konuşurken nasıl bir üslup kullanacağıdır. Bu konuda peygamberlerle oğulları arasındaki ilişkiler örnek olarak verilir. Çünkü Yüce Allah, her konuda örnek olarak insanların önüne peygamberleri çıkarır.

Devamı »

Kur’ân Her Derde Devadır

İnsan, doğumundan ölümüne kadar maddî mânevi çeşitli hastalık ve musibetlerle yüz yüzedir.

Devamı »

İmanın İki Kanadı: Sabır ve Şükür

Sabır, insanı yasaklardan uzak tutar. Belanın acılarını yudumlarken sükûnetini ve vakarını muhafaza eder. Fakir düştüğünde de zengin görünmesini sağlar.

Devamı »

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (asm) Çocuklara Sevgi ve Şefkati Nasıldı?

Peygamberimizin (asm) çocuklara olan şefkati ve sevgisi bambaşkaydı. Gördüğü ve karşılaştığı her çocuğa selâm verir, halini hatırını sorardı. Binekli bulunduğu zaman çocukları atının terkisine alır, gidecekleri yere kadar götürürdü. Çocuklarla arkadaşça konuşur, onların yanında çocuklaşır, anlayış seviyelerine göre sohbet ederdi. Çocuklarla o kadar ilgiliydi ki, bir defasında yarış yapan çocukları görmüştü de, onların neşesine katılmak için birlikte koşmuştu.

Devamı »