42 Yazı Serdar Çınar

Yazar Profili »

Satır Arkası

Ekim 2016, 478 49 Görüntülenme Eklenme Tarih: 12 Ocak 2020 21:49 Serdar Çınar

 

OKUNACAK KİTABI SEÇMEK

Oku! Seni yaratan rabbinin adıyla, diye başlayan bir dinin okumayan müntesipleriyiz. O halde biz kurtuluşumuzu nasıl bekleyebiliriz?

İnsanı okumaktan alıkoyan en az yüz sebep sayılabilir. Ama hadi sayın, dediğimizde, birincisi tembellik dersiniz, tamam üstü kalsın demek zorunda kalırız.

Eskiden zor olan, bilgiye ulaşmaktı. Şimdi ise doğru bilgiyi ayıklayabilmek. Deccal, yalancı aldatıcı demek. Eğer 'deccal' mecazi bir ifade ise günümüzdeki deccallerden birisi kesinlikle internettir. Güvenirseiz aldanırsınız.

Allah, Kur'an'ı Kerim'i Kitap diye isimlendirmiş. Onun için bilgi kitaptan alınır, ondan asla vaz geçilemez. Başka hiçbir şey onun yerini tutmaz.

Ama daha dün biz okumaya kitap bulamıyorduk, şimdi okunacak kitabı seçmekte güçlük çekiliyor. 

Bir yayıncı bana sordu: Bir teklif aldık dedi, bize istediğimiz konuda istediğimiz kadar kitap hazırlayabileceklerini söylediler. Telif olarak tanesine çok düşük fiyat istiyorlar. Her istediğimiz kitabı azami bir hafta içinde teslim edecekler, ne dersin?

Bunu nasıl yapacaklar diye sordum. Sanırım internetten kes yapıştır yoluyla dedi.

Şaşırdım...

O halde okumak için önce okunacak kitabı seçebilmek gerekir. Bunu da tek başınıza yapmak zordur. Okuyanlara, bilenlere ve bilgisi işe yarayanlara sormalı. Bir kişi ile de yetinmemeli, birkaç kişiye danışmalı.

Okuyacağı kitapları doğru tespit edebilmek için harcanan zaman, yanlış kitap okumada harcanan zamana göre bir kazançtır.

                                                                                                          Prod. Dr. Faruk Beşer

***

Güzel söz sadakadır.

                   (Hadis-i Şerif)

***

Bitmeyen şarkı diye bir şey yoktur, biz ona kendi aramızda bozuk plak diyoruz.

                                                                              Gökhan Özcan

***

Rahmetli Nurettin Topçu şöyle diyor:

''Kırk yıl boyunca öğretmenlik yaptım. Okula, mabede gider gibi gittim. Hiçbir derse abdestsiz girmedim!..''

 

*** 

Huzuru yakınlarda arıyorum artık. 

Sessiz bir mekan, güzel bir kitap, bir demlik çay...

                                             Ömer Sevinçgül

***

HALA KÜLTÜRÜNE YABANCI MÜFREDAT

18 milyon öğrenci...

Birçok ülkenin toplam nüfusundan fazla öğrenci.

Şimdi durup baksak...

Okullarda ne çok şey değişti...

Askeri komut düzenine bağlı öğretmenler varlıklarını sürdürseler bile, o kültür okullardan çekildi.

Irkçı, ayrımcı eğitim unsurları az çok ayıklandı.

Kılık kıyafet üzerindeki insani olmayan baskılar kalktı, başörtüsü sorunu çözüldü.

Meslek liselilere uygulanan katsayı engeli kaldırıldı.

Böyle sayıp gidebiliriz.

Fakat bir başka açıdan baktığımızda...

Onca farklı düzenlemeye rağmen hala esaslı bir sistem değişiminden söz edemiyoruz.

Bir eğitim sistemi düşünün ki, bütün gücünü hala öğretmen atamaları problemini çözmek için harcıyor.

Müfredat deseniz...

Hala 1930'ların resmi ideolojisine bağlı; hala yenilenme korkusu içinde, hala tarihine ve kültürüne yabancı bir müfredat.

                                                                                                    Haşmet Babaoğlu

***

Parmaklarımızla dokunmadan alabileceğimiz şeyler sınırlıdır.

Gönül ve dua, işte bunlardandır.

                                  İbrahim Tenekeci

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Satır Arası

Satır Arası Şubat 2020

Devamı »

Satır Arası

Satır Arası Ağustos 2019

Devamı »

Satır Arası

Satır Arası

Devamı »

Satır Arası

Satır Arası Haziran 2019

Devamı »