ARAMA SAYFASI

Risale-i Nur'dan Seçmeler

Risale-i Nur'dan Seçmeler

 

Bu fani insanı ebede namzed eden ve ezelî ve ebedî bir Zâta muhatap ve dost yapan, bilbedahe, rahmettir. 

         (Lem'alari On Dördüncü Lem'a, 100)

 

***

Helal dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur.

         (Sözler, Altıncı Söz, 33)

 

***

Ey insan, aklını başına al! Hiç mümkün müdür ki, bütün envâ-ı mahlûkatı sana müteveccihen muâvenet (yardım) ellerini uzattıran ve senin hâcetlerine ''Lebbeyk!'' dedirten Zât-ı Zülcelâl seni bilmesin, tanımasın, görmesin?

Madem seni biliyor, rahmetiyle bildiğini bildiriyor; sen de Onu bil, hürmetle bildiğini bildir.

         (Sözler, 16)

 

***

Gıybet odur ki, gıybet edilen adam hazır olsaydı ve işitseydi, kerahet edip darılacaktı.

Eğer doğru dese, zaten gıybettir. Eğer yalan dese, hem gıybet hem iftiradır; iki katlı çirkin bir günahtır. 

         (Mektubat, Yirmi İkinci Mektup, 267)

 

***

Ölüm, muzır hayvanlarla dolu bir hapisten geniş bir sahraya çıkmak gibidir. Binaenaleyh, ruh, ceset kafesinden çıkarsa necat bulur.

         (İşaratü'l-İcaz, 229)

 

***

Bu kainatta görünen bütün güzellikler öyle bir güzelden geliyor ki, bu mütemadiyen değişen ve tazelenen kâinat, bütün mevcudatiyle ayinedarlık dilleriyle, o güzelin cemalini tavsif ve tarif eder.

         (Şualar, Dördüncü Şua, 76)