78 Yazı Prof. Dr. Sefa Saygılı

Yazar Profili »

Sağlığınız İçin Suyu Oturup İçin

Mayıs 2014, 449 215 Görüntülenme Eklenme Tarih: 09 Nisan 2020 18:00 Prof. Dr. Sefa Saygılı

 

Su, yaşayabilmemiz için nefes almaktan sonra gelen en önemli faktördür. İnsan, besin almadan haftalarca hayatiyetini sürdürebilmesine karşılık, susuz ancak birkaç gün yaşayabilir.

Ama suyu sağlıklı içmenin de bazı kuralları mevcuttur. Bu kurallara uymazsak bir çok hastalığa davetiye çıkarmış oluruz.

Bu kurallardan başlıcası Peygamber Efendimiz’in de tavsiyesi olan, suyu oturarak içmemizdir. Çünkü ayakta su içmek sağlığa zarar verebilir.

İnsan midesinin ayakta ve oturur vaziyetteki pozisyonu farklıdır. Ayakta içilen su, mide yoluyla yerçekiminin de etkisiyle hızlıca onikiparmak bağırsağına geçer. Halbuki oturarak içilen su midede bir süre birikir ve bekler. Bu bekleme sırasında mide asidine karışan mikroplar ölür ve sonra mikropsuz olarak onikiparmak bağırsağına geçer. Böylece vücut, kolera gibi birçok bulaşıcı hastalıktan korunmuş olur.

Suyu dinlenerek ve üç yudumda içmek de bir başka sağlık kaidesidir. Resulullah (asm) bir şey içerken üç defa nefes alarak içer ve; “Böylesi daha kandırıcı, zarardan uzak ve boğazdan geçişi daha kolaydır.” buyururdu.  Bir başka hadisinde ise, “Suyu, develerin içtiği gibi bir nefeste içmeyin. Aksine üç yudumda için. İçtiğinizde Allah’ın adını anın, içtikten sonra da O’na hamd edin” tavsiyesinde bulunmuştur.

Gerçekten oturarak ve dinlenerek su içtiğimizde, hem bu muhteşem nimetin daha çok farkına varırız, hem de suya doyarız.

 

*****************

 

AMAN BUNLARA DİKKAT EDİN!

Uzmanlar, yalnızca hayatı sürdürebilecek kadar su içmenin sağlıklı bir hayat için yeterli olmadığını söylüyor. Pekçok insan, asitli içecekler, şekerli meyve suları gibi çeşitli sıvılar alınca vücudunun su ihtiyacını karşıladığını sanıyor; ama bu doğru değil.

Vücut susuz kaldığında, beyin hücrelerini susuz bırakmamak ve beyne az kan gitmesini önlemek için başta kol ve bacak olmak üzere, böbrek ve akciğer damarlarından kanın çekilerek, beynin su ihtiyacı karşılanıyor. Susuz kalma neticesinde damarların büzüşerek daralması ile yüksek tansiyon, romatizma, uyuşukluk, halsizlik, bel ağrısı, hatta başka birçok rahatsızlıklara sebep oluyor.

Uzmanlar, su tüketimine dair en önemli göstergesinin idrar olduğuna işaret ediyor ve su içme konusunda şu noktalara dikkat çekiyorlar: “İdrarın berrak ve kokusuz olması gerekir. İçilen su aşırı soğuk olmamalı ve su yemekten engeç yarım saat önce içilmelidir. Yemekle alınan su, midemizdeki asiti seyreltir ve bu da yemeklerin sindirilmesini azaltır. Yatmadan önce bir ya da iki bardak su içmeye özen gösterilmeli.

Su oturarak içilmeli. Ayakta su içildiğinde doğrudan onikiparmak bağırsağına geçer. Oturarak içilince; su, önce midede birikir, içinde mikrop varsa ölür ve daha sonra oniki parmak bağırsağına geçer. Oturarak su içme usulüne uymakla insan; kolera da dahil birçok bulaşıcı hastalıktan korunmuş olur. Bir insan su içmeyi öğrenirse, obezite başta olmak üzere çok sayıda hastalığın önüne geçmiş olur. Bir insan günde iki litre su içebilir.”

 

 


Mayıs 2014, 449 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Ay ve İlginç Yaratılış Özellikleri

Kur'an-ı Hakîm'de, Ay’ın ölçülü yaratıldığı ve hareket ettirildiği ve ayrıca hayata hizmet edecek şekilde takdir edildiğine dikkatimiz çekilir. Biraz incelediğimizde, Ay’ın yapısı ve hareketleriyle ayetleri açıkladığını görürüz.

Devamı »

Dünyamız Dev Gezegenle Nasıl Korunuyor? / Jüpiter

Neredeyse sonsuzluğa uzanan büyüklükteki kâinatımızda, içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisi gibi yüz milyarlarca galaksi mevcuttur.

Devamı »

Darwin, Tavus Kuşlarını neden sevmezdi?

Darwinistler, canlıların hayatta kalabilmek için değişim geçirdiklerini ileri sürerler. Peki, öyleyse tavus kuşları neden yırtıcı hayvanların birkaç kilometre öteden bile görmesine sebep olan parlak, canlı renklere sahip oldular?

Devamı »

Alzheimer'dan Korunan Beyin Bölgesi

Demans hastalıklarının en önemli sebebi beyin hücrelerinin ve dokularının hasarlanmasıdır. Hasarlanma ise hücreler arası haberleşmeyi imkânsız kılar ve normal beyin işlevlerinin yeterince sağlıklı yapılamamasına sebep olur.

Devamı »