ARAMA SAYFASI

Ruhsal Şifa

Ruhsal Şifa

 

Soru:

Eşimle boşandığımızda kızım daha 4 aylıktı. O dönem benim için gerçekten zordu. Yalnız kalmak istiyordum ama kızımın bana en fazla ihtiyacı olduğu bir zamandı. İçimdeki suçluluk duygusuna rağmen onunla tam anlamıyla ilgilenemedim. Henüz kendi yaralarımı saramamıştım. Kendi kendine oyalansın, ben de yalnız kalabileyim diye onu televizyon karşısına oturttum. Bıraksam bütün gün seyrediyordu. Özellikle müzik klipleri ve reklamları gözlerini kırpmadan izliyordu. Aynı şeyi yüz kere seyretse sıkılmıyordu. Üç yaşına kadar neredeyse televizyon karşısında büyüdü diyebilirim. Şimdi bazı sorunlar yaşıyoruz. Yolunda gitmeyen bir şeyler var. Kızım hâlâ tam anlamıyla konuşamıyor. Etrafındaki insanlarla fazla ilgilenmiyor. Hırçın ve huysuz, çok çabuk öfkeleniyor. Aslında ne demek istediğimi anlıyor ama konuşamıyor. Çevremdeki insanlar otistik olabilir deyince çok korktum. Acaba televizyonla büyümesinin bunda etkisi olabilir mi? Yardımcı olursanız çok sevinirim, şimdiden çok teşekkür ederim....

 

Cevap:

Anneler çocukları hakkında çok hassastır. Bir zarar vermiş olmaktan, istemeden de olsa olumsuz etkilemiş olmaktan dolayı çok kolay suçluluk duygusuna kapılırlar. Özellikle de ilk çocuklarla ilgili pişmanlıklar diğer çocuklara oranla daha fazladır. Çünkü evliliğin oturması, gerekli uyumun sağlanması için gereken zaman içinde ilk çocuklar da büyümüş olur. Bu esnada yaşanan problemler çocuğu da fazlasıyla tesiri altına alır. Anne baba kendini toparlamaya ihtiyaç duyar. Bunun için yalnız kalmak ve düşünmek ister. Sizin süreciniz de aynen böyle olmuş. Kendinizi toplarlamak için çocuğun televizyon karşısında oyalanması ve uzun vakit geçirmesi, o anki psikolojinizin etkisiyle size kolaylık gibi görünmüş.

Fakat zaman geçtikçe çocuğunuzda bazı sıkıntılar gözlemlemeye başlamışsınız. Konuşması yaşıtlarına göre daha gecikmiş. Kendini ifade etmede zorluklar yaşamaya hatta hırçınlık ve öfke krizleri yaşamaya başlamış. Sizin de fark ettiğiniz gibi bu gibi durumlar bir sinyal ve alarm olarak algılanmalıdır. Sorunu ve kaynağı tespit etmek ve çözüme odaklanmak için yol haritamızın doğru olması gerekiyor.

Son yıllarda merkezimize aynı şikayetle başvuran çok fazla aile oluyor. Konuşma gecikmesi, öfke ve hırçınlık nöbetleri gibi şikayetler çok yaygınlaştı. Kız çocukları yaratılış olarak daha erken konuşma yeteneğine sahip olmalarına rağmen bu duruma onlarda da sıklıkla rastlayabiliyoruz. Teknolojinin hayatımıza bu kadar yoğun bir şekilde girmesiyle birlikte en büyük zararı çocuklarımız gördü. Küçükken fark edilmeyen sorunlar çocuklar büyüdükçe gözle görülür hale geldi. Özellikle 0-3 yaşta fazla televizyon karşısında kalan çocuklarda, otizmle karıştırılabilecek belirtiler görülmeye başlandı. Konuşma gecikmesi ve insanlara karşı ilgisizlik bunların başında geliyor. Burada öncelikle bir çocuk psikiyatristiyle görüşmeniz sağlıklı olacaktır. Bu kuşkunun ortadan kaldırılması açısından sizi rahatlatacaktır. Daha sonrasında bir çocuk psikoloğuyla görüşürseniz, günlük hayatınızı nasıl planlayacağınız ve bu durumu aşmak için neler yapabileceğiniz konusunda destek alabilirsiniz.

Eğer anne baba tutumlarını değiştirirse, çocukların toparlanmaları daha kolay oluyor. Çocuklar biz yetişkinlerden daha esnek bir yapıya sahipler. Yaralarını sarmaları bizim dünyamızda ve tutumlarımızda yapacağımız değişliklere bağlı olarak kolaylaşıyor. Küçük bir değişiklik onlarda büyük toparlanmalara  yol açabilir. Bu sebeple ümitsizliğe ve kaygıya kapılmak yerine kendinizi toparlamanız ve söyleyeceğim önerileri düzenli olarak yapmanız gerekiyor.

Öncelikle olabildiğince televizyondan uzak tutmaya çalışın. Ne kadar az seyrederse o kadar iyi olur. Bazı ülkelerde 0-3 yaşta televizyon seyredilmesinin yasaklanması bile tartışılırken, siz onu ne kadar koruyabilirseniz kârdır. Bu arada onunla oyun oynayın. Kısa sürelerle bile olsa, büyük legolarla, ev eşyalarıyla, oyuncaklarıyla ve farklı materyallerle, kutularla oynayarak ona yaklaşın. Sık sık sarılın, sizin sıcaklığınızı hissetmek ona güven verecektir. Zamanla öfke krizleri de azalacaktır. Tabiki bu durum biraz zaman alacaktır ama işe yaradığını göreceksiniz. Konuşması geciken, kendini ifade edemeyen ve anneyle yakın duygusal, dokunsal bağ oluşturamayan çocuklarda öfke nöbetlerinin olması kaçınılmazdır.

Konuşma gecikmesiyle ilgili olarak, kızınızın yaşıtlarıyla birlikte olabileceği oyun gruplarına girmesi çok faydalı olacaktır. Bazı kreşlerin oyun grupları olabiliyor. Haftada birkaç gün yaşıtlarına muhatap olması, onlarla oynaması, konuşması ve sosyalleşmesi açısından çok faydalı olacaktır. Kendini ifade etmeye başladıkça, öfke ve hırçınlık hali de azalacaktır.