ARAMA SAYFASI

Ruhsal Şifa

Ruhsal Şifa

Ruhsal Şifa

 

Soru:

Evliliğimiz bir yılını doldurdu. Nişanlılığımızdan itibaren annemle eşim arasında bazı problemler vardı. Fakat evlendikten sonra bu durum iyice arttı. Karımla konuştuğumda benim onun tarafında olmadığımı, onu koruyamadığımı söylüyor. Annem ise, karın seni elimden aldı, benden soğutmaya çalışıyor, sen evlenince değiştin diye sitem edip duruyor. Ne yapacağımı şaşırdım. İki kadın arasında kaldım. Kimse kırılmasın diye çabalarken herkes yine mutsuz oluyor. Bana yardımcı olursanız çok sevinirim.

 

Cevap:

Evlilikle beraber hayatımızdaki rollere yenileri eklenir. Kayınvalide, gelin, kayınpeder olmak gibi daha önceleri sadece çevremizde seyrettiğimiz isimlere sahip oluruz. Çoğu zaman toplumsal olarak gördüğümüz, duyduğumuz şeylerin etkisiyle davranmaya daha meyilliyizdir. Oğlumuz evlendiğinde onun değişeceğinden, tamamen eşine uyup bizi terkedeceğinden korkup telaşlanırız. Gelin olduğumuzda kayın validemizin bizi tahakküm altına almak isteyeceğinden, kontrol edip, eksiklerimizi ortaya çıkaracağından endişe duyarız.

Erkek evlendiğinde ise annesiyle eşinin arasının nasıl olacağına dair korkular yaşar. Annesinin dediği gibi değişmekten, paçayı kaptırmaktan, annesinin evlenince değişirsin söylemlerinin gerçekleşmesinden gizliden gizliye endişe duyar. Bu sebeple ilk yıllarda arada dengeyi sağlayayım derken istemeden de olsa daha fazla karışıklığa sebep olabilir. İyi niyetle yaptığı birçok hamlenin ters etkisiyle karşılaşır. İyi olsun diye uğraşır ama işler daha da içinden çıkılmaz bir hal alabilir.

Bu sebeple eşle yaşananlar aileye söylenmemelidir. Eşler aralarındaki duygusal çekim ve muhabbetin etkisiyle yaşananları unutabilirler, fakat aileler unutmaz. Onlar evlatları yönünde tarafgir olmaya daha meyillidir. Bu sebeple adaletli davranmakta ve kendilerini geri çekmekte zorlanabilirler. Bu tarafgirlik zamanla aileler arasında sen-ben, senin ailen-benim ailem olayına dönüşür. Eşler arasındaki duygusal bağ ve iletişim bu diyaloglardan olumsuz yönde etkilenir. Eşler yaşananları mahrem bilip ailelerine söylememelidir. Küçücük meseleler duyulduktan ve üzerinde yorumlar yapılmaya başlandıktan sonra ciddi sorunlar haline gelebililir. Hem eşler olarak sorun çözmeyi öğrenmek ve bunun talimini yapmak açısından kendi aranızda konuşarak ve şefkatle çözmeye çalışırsanız, ileriki yıllar için bunun pratiğinini de yapmış olursunuz.

Arada kalmış bir erkek hırçınlaşır, şefkatini açığa çıkarmakta zorluk çeker. Bu sebeple erkekten bir seçim yapması istenmemelidir. Burada bir tercih sözkonusu değildir. Akıllıca davranıp nefislere koz vermemek gerekir. Benim tarafımı seçmelisin yerine, “sen de arada kalıyorsun, bu durumu benimle birlikte sen de yaşıyorsun” demek eşimize anlaşıldığını ve görüldüğünü hissettirecektir. Yaşadıkları farkedilen insan hırçınlığından vazgeçer, daha şefkatli davranır.

Erkek olarak siz de eşinize, “Senin bu durumlara üzüldüğünü ve yaşananların seni ne kadar yıprattığını görüyorum. Sıkıntının farkındayım. Her iki taraf da bizim ailemiz. Annemiz babamız. Fakat artık bizim imtihanımız birlikte devam ediyor. Seninkiler benimkiler yerine, hepsi bizimkiler niyetiyle birlikte evliliğimiz ve ilişkimizi koruyabiliriz.” diyebilirsiniz. Burada önemli olan kullanılan sözlerde nefsi tahrik edecek, tarafgirliği besleyecek cümleler kurmamaya özen göstermektir.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise, büyüklerin istek ve ihtiyaçları arasındaki ayrımı doğru yapmaktır. Sonuçta onlar da nefis taşıyorlar. Onların da evlatlarıyla ilişkilerine dair kaygıları olabiliyor. Onlar da çevrelerinden etkilenip, kayınvalide rolüne uygun davranışlar gösterebilirler. Burada önemli olan istekleri ile ihtiyaçlarının ayrımına varabilmek. İhtiyaçları şefkatle zaten karşılanmalıdır. Her iki taraf için de bu konuda hassas davranılmalıdır. Fakat istekler her zaman kalpten kaynaklanmayabilir. Bazen tamamen kendi arzularıyla ilgili olabilir.

Allah’ın rızasını gözetip doğru olanı yapmaya çalışmalıdır. Burada karıştırılan mesele, anne babanın her isteğinin kalpten geldiğine dair temel inanıştır. Fakat hepimiz gibi onların da nefsi var. Bu sebeple talepler değerlendirilirken, Allah’ın rızası gözetilerek şefkatle bazı talepler reddedilebilir. Erkeğin imtihanı da burada başlıyor sanırım. Şefkatini ve adaletini korurken, çevresinden gelen seslerin nefse mi yoksa kalbe mi ait olduğunu kestirip, yolunu bulmaya çalışmak...