114 Yazı Prof. Dr. Alaaddin Başar

Yazar Profili »

Mesnevî-i Nuriye'den

Şubat 2011, 410 42 Görüntülenme Eklenme Tarih: 29 Haziran 2020 19:41 Prof. Dr. Alaaddin Başar

 

İ’lem Eyyühel-Aziz! Bir insanı yaratan Hâlık’ın, âlemi müştemilâtıyla beraber yaratmasında bir bu’d, bir garabet yoktur. Zira bir insanın yaratılışı, içerisinde bulunan eşyanın (şeylerin) yaratılmasından ibaret olduğu gibi, âlemin de yaratılışı müştemilâtının yaratılışından ibarettir. Ve keza insan, âleme bir enmuzec ve küçük bir fihristedir. Çünkü kavunun hâlıkı, çekirdeğinin hâlıkından başkası olması mümteni’dir.

 

Açıklama:

Fatiha Sûresinin başında, bütün âlemleri terbiye eden Allah’a hamd ederiz. Zira, bizim terbiyemiz bütün âlemlerin terbiyesiyle yakından ilgili. İnsanı yaratan ancak bütün âlemleri yaratandır, insanı terbiye eden de ancak bütün âlemlerin Rabbi’dir. Güneşi terbiye eden kim ise gözleri terbiye eden de odur.

İnsanın yaratılması bütün iç organlarının yaratılmasından ve o haneye ruh verilmesinden ibaret olduğu gibi, âlemin yaratılması da onun içindeki varlıkların yaratılmasından ibarettir. Bu varlıklardan birisi de meskenimiz olan şu dünyadır. İnsanı yaratan, dünyanın Hâlık’ıdır, dünyayı yaratan kâinatın Hâlık’ıdır.

İnsanla kâinat arasındaki yakın ilgi bu şekilde nazara sunuluktan sonra, bu konuda iki ayrı misal veriliyor:

- İnsan kâinatın meyvesidir, meyveyi yaratan ancak ağacı yaratan olabilir.

- İnsan kâinattan süzülmüştür, kavun çekirdeğinin kavundan süzülmesi gibi. Çekirdeği yaratan ancak kavunu yaratan olabilir.

Nur Külliyatında insan-kâinat ilişkileri çokça nazara verilir. İnsanla bu âlem arasındaki ilgiye sıkça dikkat çekilir. Tâ ki kendimizi müstakil bir varlık olarak görmeyelim, arkamızda muhteşem bir âlemin bize baktığını, bize hizmet ettiğini, ihtiyaçlarımızı gördüğünü bilelim ve Âlemlerin Rabbi’nin bu ihsanlarından gaflet etmeyelim.

Âlem büyük insan (insan-ı ekber), insan küçük âlem. İnsan kâinatın bir enmuzeci, bir özeti gibidir. Üstadın ifadesiyle, “âlemde ne varsa numunesi mahiyet-i insaniyede vardır.”

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

İnsan, Hayatının Sahibi mi? / Nefsin Yanlış Kıyası

Biz “Benim kolum” sözünü, “Bu kolu kullanmaya benim ruhum yetkili kılınmış” manasında söyleriz. Hiç kimse, kendi kolunu kendisinin yaptığını iddia etmez. Aksi halde, her şeyi bu ters mantıkla değerlendirmesi gerekecek ve “ağacın dalı” derken dalı ağacın yaptığına inanması icap edecektir.

Devamı »

Şerlerin ve Çirkinliklerin Kaynağı Nedir? / Şerlerin Esası

Mesela: Bir aynayı şuurlu kabul edelim. Işığa kavuşmaya hayır, karanlıkta kalmaya şer diyelim. Bu ayna, iradesini doğru kullanarak güneşe yüzünü döndüğünde aydınlanır ve ısınır, ama bunların meydana gelmesinde onun hissesi çok azdır. Yaptığı tek şey “vereni kabul etmek” mânâsında güneşin ışığını almayı kabul etmektir. Bu ayna güneşe sırtını çevirdiğinde ise karanlıkta kalır, ışıktan mahrum kalma bir ademdir ve o ayna bu ademin, bu şerrin faili olur. İnsanın işlediği bütün hayırlar da kalbini ve

Devamı »

Benlik Duygumuzu Kullanarak Allah'ın Mutlak Sıfatlarını Nasıl Biliriz?

“…Mutlak ve muhit bir şeyin hududu ve nihayeti olmadığı için, ona bir şekil verilmez; ve üstüne bir suret ve bir taayyün vermek için hükmedilmez, mahiyeti ne olduğu anlaşılmaz.” (Bediüzzaman, Sözler) Bu ifade, “Niçin Cenâb-ı Hakk’ın sıfât ve esmâsının marifeti enaniyete bağlıdır?” sorusunun cevabında yer alır.

Devamı »

Ayetteki Emanet Kavramı

İnsandaki sıfatlar ve kabiliyetler, Allah’ın sıfatlarını ve şuunatını bilme noktasında bizim için büyük birer rehberdirler.

Devamı »