ARAMA SAYFASI

Kış Uykusu

Uyku, böceklerden memeli hayvanlara kadar tüm canlılar için doğal bir besindir. Canlılardan bazısı buz üzerinde üç beş dakika, bazısı bir dala tutunup aralıksız yirmi dakika uyuyarak bu besini alır.

Hayvanlar arasında, tek ayak üzerinde, tek gözü açık ve hatta yüzerken uyuyanları bile vardır.

Bir de, bazı canlıların haftalarca, hatta aylarca sürebilen çok farklı uykuları vardır: Kış uykusu.

Sıcakkanlı canlıların, vücut sıcaklıkları belli bir aralıkta olmak zorundadır. Ancak vücut sıcaklığını korumak oldukça büyük bir problemdir; çünkü memeli hayvanlar ortam sıcaklığından daha yüksek bir vücut sıcaklığına sahiptirler. Bu yüksek sıcaklığı elde edebilmek için de fazladan enerjiye ihtiyaçları vardır ve bunu ancak yiyeceklerden sağlayabilirler.

Fakat kış mevsimi hayvanlar için yiyeceğin en zor bulunduğu mevsimdir. İşte bu nedenle pek çok kuş türü, her canlıya her ihtiyacını bildiren Yüce Allah’ın ilhamı ile sonbaharda sıcak iklimin yaşandığı güney bölgelerine göç ederek bu problemden kurtulurlar. Ama bazıları için bu tip yolculuklar imkânsızdır. Bu sebeple de oldukça farklı bir yöntemle kış mevsiminin olumsuzluklarından korunurlar; evet bu da kış uykusudur.

Kış uykusu; vücut sıcaklığının normalin altına (örneğin 38oC’den 10oC’ye) düştüğü ve kalp atışının yavaşladığı (4 saniyede bir kalp atışı gibi) derin bir uyku halidir. Bu uyku sırasında bazı hayvanlar neredeyse ölü gibi görünürler.

Kış uykusu tabiattaki bilmecelerden belki de en enteresanıdır. Milyonlarca memeli, sürüngen, haşerat ve böcek, bütün bir kış boyunca uyur. Vücut organlarının aktifliği tamamen askıya alınır. Organların faaliyeti o kadar yavaşlar ki, yaşadıkları bile güçlükle fark edilir.

Bazı hayvan türleri zorlu kış şartlarında, soğukta donma tehlikesi geçirdikleri zaman hemen uyanarak, vücut sıcaklıklarını artırırlar ve daha sonra tekrar uykuya dalarlar.

Bu denli detaylı işlemleri, uykusunda gerçekleştiren hayvanların, akıllı olmadıkları için tüm bunları kendilerinin planlayıp düşünmeleri ise imkânsızdır. Açıkça anlaşılıyor ki, canlıları yaratan, ihtiyaçları olan şeyleri onlara öğretmekte ve merhametini böylece göstermektedir.

 

Kışa Hazırlanan Hayvanlar

Kış uykusuna yatan hayvanların mucizevi davranışlarından biri, bütün yaz boyunca, sanki kış için bir hazırlık yaptıklarının bilincindeymiş gibi hareket etmeleridir.

Hazırlık olarak, öncelikle kendi kilolarının iki katı kadar kilo alırlar. Kışın vücutlarının ne tip zorluklarla karşılaşacağını, uzun uyku dönemi boyunca hiçbir şey yemeden canlı kalmaları gerektiğini hesaplar gibi hareket ederler.

 

Sincap

Kışın yaklaşmasıyla sincap, tarla faresi gibi hayvanların vücutlarında değişiklikler belirmeye başlar. Kalp atışları yavaşlar, soluk alış-verişleri azalır ve zihin faaliyetleri durur. Derin ve donmaktan korunacakları kovuklarına çekilir, tostoparlak olarak kış uykusuna yatarlar.

Bu hayvanlar kış uykusuna yatmadan önce kovuklarında yiyecek depo ederler. Belli aralıklarla uyanarak bunları yerler.

 

Kurbağa

Gri ağaç kurbağası ve ilkbahar kurbağası gibi türlerin hepsi, kışları don olaylarının görüldüğü coğrafi bölgelerde yaşarlar. Kış uykusuna yattıklarında, bu canlılarda hiçbir hayat belirtisi görülmez. Kalp atışları, nefes alış-verişleri ve kan dolaşımları tamamen durur.

Bu canlılardaki en önemli özellik ise bol miktarda glikoz üretebilmeleridir. Glikoz, hücrelerden su çekilmesini önler, bu sayede büzülme olayı da engellenmiş olur. Böylece kurbağanın hücreleri bu donma olayından hiçbir zarar görmez.

 

Kaplumbağa

Ekim ayından itibaren havalar soğudukça ve yiyecekler azaldıkça kaplumbağaların bedensel aktiviteleri azalır ve kıştan korunmak için uyku haline geçerler. Kalp atışları ve solunumları da yavaşlar. Ekim’le Mart arası kış uykusuyla geçer.

 

Sürüngenler

Birçok soğukkanlı hayvan, kış mevsimini soğuk iklimlerde derin bir uyku içinde geçirirler. Memeliler ve kuşlar gibi çevrelerinden bağımsız olarak vücut ısılarını değiştiremezler. Hava soğudukça onlar da buna bağlı olarak uyuşurlar. Kış uykusuna yatan sıcakkanlılar gibi uykularını bölemezler. Sadece hava sıcaklığındaki artışla uyanırlar. Yılanlar, kertenkeleler, kurbağalar, semenderler kışı yalnız başına veya gruplar halinde birbirine dolanarak taş altlarında veya çamur ve bataklıklara gömülmüş bir halde geçirirler.

 

Kutup Ayısı

Anne adayı kutup ayısının, kış uykusuna girdiği dönemde enerji kaybetmemesi ve yavrularının daha iyi beslenmesi için metabolizmasının hızı düşer. Yedi ay boyunca metabolizmasındaki yağ proteine çevrilir ve yavrularının beslenmesi sağlanır. Bu yedi aylık süre boyunca kendisi hiç beslenmez. Kalp atışı oranı dakikada 70’den 8’e kadar inebilir ve metabolizması yavaşlar. Bu dönemde yemek yemediği gibi doğal ihtiyaçlarını da karşılamaz. Böylelikle yavrularını doğuracağı dönemde fazla enerji harcamamış olur.

 

Köpek Balıkları

İri köpek balıkları da denizlerdeki pek çok canlı gibi planktonlarla beslenirler. Kuzey Denizi’nde her Kasım ayında plankton yoğunluğu azaldığı için köpek balıkları besin ararken her zaman harcadıklarından çok daha fazla enerji harcamak zorunda kalırlar.

Bu nedenle bir süre sonra güçsüz kaldıkları için yemek aramayı bırakıp, dibe çökerler ve kış uykusuna yatarlar. Okyanusun derinliklerinde aylarca hareket etmeden ve hiç beslenmeden yaşayabilirler. Bu sırada kalpleri sanki çalışmıyormuş gibi oldukça yavaş atar.

 

Ayılar

Özellikle kış uykusuna yatmadan önceki son günlerde reçineli bitkiler gibi hazmı oldukça zor besinleri yemeyi tercih ederler. Ayrıca ayılar kış uykuları boyunca ısılarını belli bir seviyede tutabilmek ve rahat uyuyabilmek için kurumuş çimler ve yapraklardan kendilerine bir yatak yaparlar. Ayrıca yatış pozisyonları da bu ısıyı korumaya yöneliktir.

Ayılar da derin bir uykuya dalmalarına rağmen uykuları gerçek kış uykusuna benzemez. İnlerinde uyuklarken, vücut ısıları normalin altına düşmez. Eğer vücut ısıları 15 derecenin altına düşerse ölürler. Hakiki kış uykusuna yatan hayvanlar ise -2 dereceye kadar yaşarlar. Bilim adamları bunun cevabını şimdilik veremeseler de araştırılmaktadır.

 

Yarasa

Gece kuşları olan yarasalar kış mevsimini mağaralarda ya da maden yataklarında geçirirler. Çünkü bu mekânlar kış uykusu için gerekli olan donma noktasının üzerinde bir ısıya ve nemli ortama sahiptir.

 

Uyanma Zamanı

Peki bu hayvanlar uyanacakları zamanı nasıl bilirler?

Onları uyutarak kışın çetin şartlarında hayatta kalmalarını sağlayan Âlemler Rabbi, canlıların vücutlarında bir uyarı sistemi de yaratır: biyolojik saat. İşte bu ‘biyolojik saat’ vaktin geldiğini otomatikman haber verir.

Aylarca uyuyan sincaplar, hareketsiz kalan kuşlar, yıllarca çamurun içinde uyuyan balıklar, biyologların çözemediği bir mekanizmayla uyanırlar.

Ve Rablerinin onlar için yeniden hazırladığı yeryüzü sofrasının her köşesine dağılıp şenlendirirler.

Bize de Allah’ın (cc) şuursuz ve akılsız mahlukatının eliyle gösterdiği bu harika tabloları düşünerek seyretmek düşer.

 

 

Resimler ve Söyledikleri:

Elbette ki bu canlıların kış uykusuna yatmadan bir sistem dahilinde hazırlanmaları Yüce Rabbimizin ilhamı ile gerçekleşmektedir. Sonsuz merhamet ve ilim sahibi Yüce Allah, canlılar üzerindeki ilmini ayette şöyle bildirmektedir:

“Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır…” (Nahl Suresi, 66)

 

 

Sibirya boz ayısı sonbaharda şişmanladıktan sonra, yuvasına çekilir ve aylarca (4-7 ay) süren bir uyku dönemine girer. Ayının 37 derece olan vücut ısısı, kış uykusu sırasında 5-6 derece azalır. Kalp atışı ve nefes alma ritimleri de yavaşlar. Bu nedenle genel metabolizmada %50-60’a varan düşüşler gözlenir. Ayı, bu devre boyunca yemek-içmek dahil hiçbir hayatî fonksiyonunu yerine getirmez. Bununla birlikte su kaybı belirtisi de göstermez. Çünkü uyku esnasında başlıca enerji ve su ihtiyaçları kendi yağından (lipitlerinden) dönüştürülerek sağlanır.

 

 

Yazımız boyunca okuduğunuz kış uykusuna yatan tüm hayvanların ortak özelliği bu mucizevi davranışları sergileyecek bir bilinçlerinin bulunmamasıdır. Oysa bu hayvanların çoğunluğu, uyku öncesi ve uyku esnasında adeta yapmaları gerekenlerin ne olduğunu bilircesine kendi vücutlarını, fazla enerji harcamaktan uzak tutacak şekilde davranırlar.