Bilgelik, hem ne yaptığını fark ederek hem de uzun vadeli düşünerek hem de zamanı çok etkili kullanarak hareket etmektir. Gelecek perspektifinde işin sonuçlarını düşünerek adım atabilmektir… Bediüzzaman Hazretlerinin zaman yönetimiyle ilgili güzel bir sözüne bu vesileyle dikkat çekmek isterim: “Ömür kısa, hayat geçici ama yapacak işler çok fazla” der… Gerçekten de öyle. Akıllı, bilge insan ilk olarak yapacağı önemli ve öncelikli işleri yüksek amaçlara uygun şekilde sıralar, vakit kaybetmeden yapar, sonrasında diğer işlere zaman ayırır. Ancak günümüzde bir çoğumuz yapılacak bir sürü işimiz varken zaman yönetimini sabote eden diziye, sosyal medyaya dalıp gidiyoruz. O zaman da elmasları denize atan adam gibi oluyoruz. Bu adamın hikayesini ise ilerleyen satırlarda sizlerle paylaşıyor olacağım…
Bilgelik; aklı ve kanıtı yok sayarak hayat yolunda ilerlemek demek değildir. Bilgelik kendi yolunu çizmeyi gerektirir. Ama bu yolu çizerken kanıta dayalı yol almalıyız…
Kanıta dayalı bilgeliğin iki ayağı vardır: Zamanı iyi yönetmek ve kötülüğü iyiliğe dönüştürmek.
Zaman yönetiminde de dikkate bağlı iki zihinsel piramit var: Birincisi, dikkati önceliklere toplayabilme becerisi. Buna öncelik piramidi de denebilir. İkincisi, önem piramidi diyebileceğimiz ehem ve mühim ayırımı yapabilmek. En önemli konuya en çok, daha az önemli konuya daha az zaman ayırmayı başarmakla ilgilidir. Şeytan da ayrıntıda gizlidir, başarı da. Önemsiz bir konuda zaaflarımıza uyarsak yanlış karar veririz. Önemli konuya daha çok odaklanıp zaman ayırabilirsek ayrıntıları yakalayıp başarıya ulaşabiliriz.
Konulara 5N1K olarak bilinen “Kim, ne, nerede, ne zaman, nasıl ve neden?” sorularını sorarak yaklaşmak beyinde o konuyla ilgili networkun oluşmasını sağlıyor. Bu sorularla öğrenilenler kalıcı belleğe yazılıyor ve kolay hatırlanıyor. Taşa yazılan yazı ile kuma yazılan yazı ayrımı gibi diyebiliriz. Önem piramidinin en üstüne en önemli konuyu, ikinci sıraya bir sonrakini, üçüncü sıraya daha da az olanı, en alta asgari önemde olanları yazacağız. Öncelik piramidinde de en üste en öncelikli konuyu, bir alta daha az öncelikli, sonrakine daha da az öncelikli, en sona da rutin konuları yazacağız. Karar verme süreçlerinde kişi zihninde bunları sıralamalı.
Kanıta dayalı bilgelikle, karar verme süreci birbiriyle bağlantılıdır.

Zaman Yönetiminde ‘Amaç-Anlam’ Piramidi
Bir insan karar verirken, “Bu benim için ne kadar önemli?” ve “Benim için ne kadar öncelikli?” sorularını kendine soracak. Mecelle’nin temel kurallarından biridir: “Usul esasa mukaddemdir.” Usul esastan öncedir, öncelik piramidinde. İdare Mahkemesi’nin kararları için 60 günlük itiraz süresi vardır. Altmış birinci gün gidersen, günü kaçırdığın için hakkını arayamazsın. Usulden kaybedersin davayı. Onun için usul, yani nasıl yaptığın, ne yaptığın kadar önemlidir.
“Amaç-Anlam Piramidi”nde en yüksek amaç en üstte yer alır. İnsanın en yüksek amaçları nelerdir?
En yüksekte varoluşsal amaçlar yer alır: “Hayatının sonuna geldiğin zaman nasıl bir insan olmak istiyorsun? Nasıl anılmak istiyorsun, hayatta nasıl bir iz bırakmak istiyorsun?”
İkinci katta soyut amaçlar, üçüncü katta sosyal-toplumsal amaçlar gelir. Bazı insanlar amaç piramidinin en tepesine şahsi çıkarlarını koyarlar. Bunu koyan insan karar verirken farkında olmadan sadece kendi yararını gözetir. Öncelik her zaman kendisindedir. Bir şey alacaksa bunun aile bütçesine etkisini, doğaya etkisini vs. düşünmez. Amaçsız alışveriş yapan kişiler genelde böyledir; finansal okuryazarlıkları iyi değildir.
Piramide dönersek, dördüncü sırada ego ideali gelir. Ego idealinizi en üste koyduysanız, sadece kendiniz için yaşıyorsunuz demektir. Bu sıralamadaki seçimlerimiz bizim nasıl bir kişiliğe sahip olduğumuzu belirler.
Ego ideali bazen somut bazen soyuttur. Bazıları zengin olmayı, meşhur olmayı yaşam amacı olarak görür. Ego idealindeki somut ve soyut amaçlar arasında denge kurmak önemli. Kapitalist sistemde en yüksek değer ve amaç paradır. Kapitalizmin duası da paradır. Bu sebeple kapitalizm ego idealini dördüncü sıradan birinci sıraya çıkarır.
Beşinci sırada maddi amaçlar ve çıkarlar yer alır: evim olsun, arabam olsun vb. gibi.
Altıncı sırada ise yemek, içmek, üremek, cinsellik gibi fiziksel amaçlar yer alır. Karar verirken önem ve öncelik piramidiyle birlikte amaç piramidini de unutmayacağız.

Zaman yönetimi için bahsettiğimiz, önem, öncelik, anlam-amaç piramitleri bir tür dikkat yönetimidir aslında:
“En önemli konuya en fazla zaman ayıracağım.”
“En öncelikli konuya öncelikle karar vereceğim.”
“Karar verirken muhakkak anlam ve amaçları göz önüne alacağım.” Bu üç noktaya dikkat edersek üç piramidi de kullanmış oluruz.
Anahtar Kelimelerle Dikkatimizi ve Zamanımızı Yönetiyorlar…
Zaman yönetiminde asıl iş, dikkati yönetebilmek, dikkat sıralaması yapabilmektir. Dijital platformlar günümüzde adeta ikna laboratuvarı gibi çalışıyor. İkna laboratuvarında, kişinin öncelikleri değiştirilmeye çalışılır. Şimdi bizim de dijital alandaki ayak izlerimizden önceliklerimiz, nelerle ilgilendiğimiz ne izleyip ne dinlediğimiz takip ediliyor. Anahtar kelimeler belirlenip önümüze çıkarılıyor. Biz farkında olmadan dikkatimizi yönetiyorlar. Anahtar kelimelerle insanları adeta esir alıp yönetiyorlar. Anahtar kelime tuzağı dediğim bu. Bunun farkına varan insan yönetilmez. Bunun için de zamanı iyi yönetebilmeyi öğrenmemiz gerekiyor.
Kanıta dayalı bilgelik, bilgeliğin en yüksek özelliklerinden biridir. Ancak insana genetik olarak kodlanmamıştır. 21. yüzyıl becerileri içinde bunu kendimiz kazanmak durumundayız.
An-ı Daim Yaşamak
İbnü’l-vakit yani, vaktin çocuğu olmak, anda yaşamaktır. Şu an, geçmiş ve geleceğe takılıp kalmamak, bugünün ve anın hakkını vererek yaşamak, zamanı iyi yönetmek demektir.
Geçmiş, gelecek ve şimdinin makro ve mikro planda yönetimini sağlayabilmektir. Şu anı daimîleştirebilmek, bugünü yönetmek mikro düzeyde bir yönetimdir. Mikro düzeyde zaman yönetimi nedir? Geçmiş o kişi için bir tecrübedir, kazanımdır ve hazinedir. Gelecek nedir? Önünde duran, kullanılabilecek bir sermayedir. Bugünse yatırımdır. Yatırım; geçmişteki birikimleri, kazanımları, gelecekteki zaman ve ömür sermayesi için kullanma, önem ve öncelikleri belirleme, bugünü bu önem ve önceliklere göre yürütmektir. Mikroların düzenli şekilde ilerlemesi makro yönetime geçişi sağlar. Makro düzeyde zaman yönetiminde kişinin bütün hayatı ile ilgili bir perspektifi vardır.
Bazıları acabalarla geçmişe ya da geleceğe fazla zihinsel yatırım yapar. Entelektüel enerjisini geleceğe yatırıp bunalıma girer ya da geçmişle ilgili keşkelerle çok fazla vakit kaybeder bu insanlar. Böyle bir kişi geçmiş veya henüz gelmemiş bir zaman için bugünkü enerjisini tüketir, o günü de ölüp gider. Mikro anlamda zaman yönetimi yapamadığı için, bakar ki yıllar geçmiş, hayattaki birçok önceliği kaybetmiş. Mikroların kaybı, makroların da kaybına sebep olur.
Bilgelik Hikâyesi
“Ömür kısa, hayat geçici ama yapacak işler çok fazla.”
Bir gece bir adam deniz kenarına iniyor. Denize karşı otururken yanına bir bakıyor, bir torba ve içinde bir sürü taş var. Taşları denize atıyor, denizde dalgalanma oluyor mehtap ışığında. Hoşuna gidiyor, hoşuna gittiği için taşları teker teker atıyor. Bu şekilde bir torba taşın çoğunu atıyor.
Güneş doğmaya yakın ortalık aydınlanınca bakıyor bir taş daha kalmış orada. Eline alınca görüyor ki taş, elmas. “Eyvah” diyor, “Bu attığım taşların hepsi elmasmış. Ne yaptım ben!” Ama iş işten geçmiş…
İnsana verilen her gün de bir elmastır işte. Biz o elmasın kıymetini bilmeyip sadece taşın sudaki sesiyle, dalgalanmasıyla mutlu olursak, hayatımızın kötü bir ticaretini yapmış oluruz. Atılan her taş ömür sermayemizden bir gündür. O taşın kıymetini bilip her gün o taşı daha verimli, daha doğru bir şekilde kullanabilirsek, hayatımızın sonuna geldiğimiz zaman ömür sermayemizi çok iyi kullanmış, müthiş bir maddi ve manevi birikime sahip olmuş oluruz. Huzur içinde dünyadaki yolculuğumuzu tamamlamış oluruz…
Bu bilgeliktir. Bilge insan her taşın hakkını verir. Bilge olmayan kişi ise o acemi adam gibi davranır.
Bilgelik, hem ne yaptığını fark ederek, hem de uzun vadeli düşünerek hareket etmektir. Geleceği ve yaptığı işin sonuçlarını düşünerek adımını atmaktır. Bediüzzaman Hazretlerinin zaman yönetimiyle ilgili güzel sözünü tekrar hatırlayalım: “Ömür kısa, hayat geçici ama yapacak işler çok fazla.”
Akıllı insan şu anda yapacağı önemli ve öncelikli işleri yüksek amaçlara uygun şekilde sıralar ve vakit kaybetmeden işleri yapar, ondan sonra diğer işlere zaman ayırır. Ama biz, yapılacak bir sürü işimiz varken diziye, sosyal medyaya dalıp gidersek, o zaman elmasları atan adam gibi oluruz.
Bilgelik; aklı ve kanıtı yok sayarak hayat yolunda ilerlemek demek değildir. Bilgelik kendi yolunu çizmeyi gerektirir. Ama bu yolu çizerken kanıta dayalı yol almalıyız…
