28 Yazı İsmail Çolak
Tarihçi, Araştırmacı

Yazar Profili »

Osmanlı, Amerika’yı Neden Fethetmedi?

Nisan 2018, 496 632 Görüntülenme Eklenme Tarih: 01 Nisan 2018 03:23 İsmail Çolak

(Resim ismi: Barbaros Hayreddin komutasındaki Osmanlı Donanması Preveze’de muhteşem bir zafer kazanmış ve Akdeniz’i İslam Gölü’ne çevirmişti.)

15. Yüzyılda dünyanın en güçlü donanması Osmanlı’da bulunuyordu. Batılı kaynaklarda yer verilmemesine rağmen Cenovalı denizci Kristof Kolomb da, Osmanlı’nın bu gücünden faydalanmak için devrin padişahı II. Bayezid’e başvurmuştu.

(Resim ismi: 1900’lü yıllara ait Osmanlı kaynaklarında yer alan Amerika haritası.)

Seyahat için Sultan II. Beyazıd’dan yardım istediğinde, Osmanlılar kıtayı bildikleri için pek iltifat etmemişlerdi.

(Resim ismi: Kastilya Kraliçesi Isabel, Kolomb’u sefere yolcu ederken.)

Çünkü Osmanlı denizcileri 15. yüzyılda Amerika’nın doğu kıyılarına kadar gitmişler ve bugün Türk adını taşıyan Büyük Türk Takımadaları’nın ilk kâşifi olmuşlardı. 

 

Büyük Türk Takımadaları ve Rodrigo

Sultan Bayezid, maddî destekte bulunmasa da, Osmanlı’nın Akdeniz’deki en mahir korsanı/denizcisi Kemal Reis’in yakın arkadaşlarından Rodrigo’yu (Rodriges de Triane), Kolomb’un hizmetine vererek ona yardım etmişti.

(Resim ismi: Batı kaynaklarında yer alan Sultan II. Bayezid’in bir portresi.)

Rodrigo’nun, muhtemelen daha önce de Amerika’nın doğu kıyılarına ve Türk Adalarına kadar gitmiş olduğu kaynaklarda zikrediliyor.

 

Osmanlı Antilya Adıyla Biliyordu!

Piri Reis (1465/1470-1554) de, 855 sayfalık dünyanın ilk denizcilik kılavuzu niteliğindeki meşhur Kitâb-ı Bahriye’sindeki kayıtlara göre, Amerika’nın, Osmanlı adına resmen keşfinin, Kolomb’tan 29 yıl önce 1463 yılında gerçekleştiği ve “Antilya” ismiyle kaydedildiği anlaşılıyor.

(Resim ismi: Amerika’dan Antilya ismiyle bahsedildiği Kitabı Bahriye’nin giriş kısmı) 

(Resim ismi: Piri Reis’in Amerika’yı da gösterdiği sırlarla dolu haritasının bir parçası)

Piri Reis, kitabın 77-85. sayfalarında bu kıtayı anlatmıştır. Ve şöyle demiştir: 

“Bahr-i Mağrip (Büyük Okyanus), Septe Boğazı’ndan batıya doğru 4 bin mil eninde ulu bir denizdir. Bu denizin bir ucunda da Antilya Kıtası bulunmaktadır.”

 

Barbaros’un Muhteşem Teklifi

Tarihçi Esat Efendi, “Hulâsa-i Ahval-i Tunus ve Garp” adlı kitabının 400. sayfasında, Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa’nın (1478-1546), devrin kudretli padişahı Muhteşem Kanunî’ye yazdığı çok ilginç bir mektuptan bahsediyor.

(Resim ismi: (Sağda) Barbaros Hayreddin Paşa’yı Kanuni’ye biat ederken gösteren minyatür.)

Mektupta, Hayreddin Paşa, “Amerika’nın fethedilmesi için” padişahtan müsaade istiyor. Padişah da bunu, Sadrazam Pargalı İbrahim Paşa’ya soruyor ve değerlendirmesini istiyor.

(Resim ismi: Kanuni’ye ‘Amerika’yı fethedelim!’ diyen Hızır Hayreddin Reis.)

(Resim ismi: Deryaların Kaptanı Barbaros, zaferden zafere yelken açıyordu.) 

(Resim ismi: Hayreddin Paşa’nın Sancağı.)

O da; “Ülkemize çok uzak olduğu için hiç teşebbüs edilmemesi gerektiğini” rapor ediyor.

Konuyla ilgili söz konusu kaynak dışında başka bir kaynak ve kayıt—hâlihazırda—bulunmuyor.

Dolayısıyla, bu proje, fikir planında kalıyor. Bir daha üzerinde duruldu mu bilmiyoruz. Zira buna dair kaynaklarda bir kayıt mevcut değil.

Ama ya—başarısız da olsa—sefer düzenlenmiş ve fetih—geçici de olsa—gerçekleşmiş olsaydı? Hayali bile insanı heyecanlandırıyor değil mi?

 

Neden Vazgeçildi?

Muhtemelen, büyük masraf gerektireceği ve fethedilse bile aradaki mesafeden dolayı hâkimiyeti korumanın (Yemen gibi) zor olacağı düşüncesi bunda etkili olmuştu.

O sıralarda Osmanlı’nın, bilhassa Hint Okyanusu’na 1538-1553 arasında üst üste maliyeti yüksek seferler düzenlemesi ve istediği sonuçları tam olarak alamamasının da, bu kararda muhtemel bir tesiri olabilir.

Sonuç itibariyle Osmanlı, Hint Okyanusu ve Amerika gibi okyanus ötesi uzak kıtalara seferler düzenleyip gücünü ve himmetini dağıtmaktansa; Akdeniz, Karadeniz gibi kendi ana toprakları içinde veya çevresinde yer alan denizlere ve topraklara seferler düzenlemeyi—daha kârlı, masrafsız, kolay, stratejik ve uzun vadeli olması hasebiyle—yeğlemiştir.

 

Kaynakça:

1. Piri Reis, Kitab-ı Bahriye, Türk Tarih Kurumu, İstanbul, 1935.

2. Afet İnan, Piri Reis’in Hayatı ve Eserleri, Türk Tarih Kurumu, Ankara, 1974.

3. Esat Efendi, Hulasa-i Ahval-i Tunus ve Garp, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, Nu. 10803.

4. Hasan Tahsin Fendoğlu, Modernleşme Bağlamında Osmanlı- Amerika ilişkileri (1786-1929), İstanbul, 2002.

5. Sabri Tümer, Amerika’nın Keşfinde Türkler, İstanbul, 2011.

6. Abdurahman Albay, “Amerika’yı Keşfeden Türk müydü?”, Tarih ve Edebiyat Mecmuası, Ağustos 1979.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Osmanlı'da İlginç Vakıflar

OSMANLI ÜLKESİ, akla hayale gelmedik envai çeşit vakıfla bezenmiş bir Vakıf Cenneti gibiydi. Yedi iklim, üç kıtaya adeta çil çil serptiği, nakış nakış işlediği on binlerce hayrat müessesesiyle diğerkâmlığın zirvesini yakalayan Osmanlı insanı, cümle mahlûkata hizmet etmeyi kendisine ulvî bir gaye edinmişti. Prof. Ziya Kazıcı’nın kanaatine göre bu durum; “Müslümanların fazilet, cömertlik, diğerkâmlık ve vatanperverlik gibi millî ve manevî ruh ile heyecanın kuvvetli tezahüründen başka bir şey değil

Devamı »

Bir Mübarek Proje Hicaz Demiryolu

Devamı »

Osmanlı Su Medeniyeti

Osmanlı'da içme suyu ve havzalarını koruma bilinci

Devamı »

Osmanlı Devleti'nde Dünyanın İlk Mükemmel Çevre Düzenlemesi

Devamı »