12 Yazı Ömer Sevinçgül

Yazar Profili »

Diriliş İçin Hangi Sebepler Var?

Nisan 2018, 496 111 Görüntülenme Eklenme Tarih: 01 Nisan 2018 03:27 Ömer Sevinçgül

Yeryüzüne dikkatle bakar da düşünürsen Rahman isminin yazılarını dünya sayfasında okuyabilirsin.

Bak, senin için güneş parlıyor, rüzgârlar esiyor, bulutlar su taşıyor, yağmurlar yağıyor, mevsimler değişiyor.

Bitkiler ve hayvanlar kendilerine verilen nimetleri sana sunmak için âdeta yarış ediyorlar.

Bu durumda iki ihtimal var: Ya bütün varlıklar seni tanıyor, ihtiyaçlarını biliyor, sana acıdığı için yardımına koşuyorlar. Ya da seni bilen, merhameti sebebiyle bütün varlıkları emrine veren bir Rabbin var.

Bilinci, bilgisi olmayan yaratıkların seni tanıması, sana acıması imkânsız. Demek ki sen Rahman’ın lütfuyla besleniyorsun. Rabbin seni biliyor, sana merhamet ediyor, isteklerine cevap veriyor.

 

Merhametiyle var edip yaşatan Allah, 

yine merhametiyle kullarını yoklukta bırakmayacak

 

Bahar çiçekleri, yaz sofraları senin için seriliyor. Meyve, sebze, et, süt, bal gibi güzel gıdalar hayatına hizmet ediyor. Yalnız senin mi, tüm insanların hayatına.

Bir günde sağılan süt toplansa ırmak olurdu. Her sene tüketilen bal biriktirilse büyük göller meydana gelirdi. Dünyanın yıllık sebze tüketimi sıradağlar gibi bir yığın oluştururdu. Meyvelerimiz büyük çölleri doldururdu.

Böylesine merhametli olan Allah, en güzide eseri olan insanı toprakta çürütüp de yok etmez. Sonsuz merhameti buna asla izin vermez. Aksi hâlde, hakikatin zıddına dönüşmesi söz konusu olur ki, bu da mantıken imkânsızdır.

Şu hâlde, ölüp kabre girecek ama yok olmayacaksın. Burada tadıp da doymadan gittiğin nimetlere orada kavuşacaksın.

 

İtaat mükâfatı, isyan cezayı gerektirir;

bu hakikat ise dünyada görünmüyor.

Demek başka bir âlemde olacak.

 

İşte ölümden sonra dirilmeyi gerektiren bir örnek daha. Her ülkenin bir yöneticisi vardır. Düzeni sağlamak, uyumlu bir toplum meydana getirmek için yasalar koyar, halkının bu yasalara uymasını ister. 

Emirlerine uymayanları, sınırı aşanları, başkalarını rahatsız edenleri cezalandırır. İtaat edip buyrukları yerine getirenleri, yasalara uyanları ödüllendirir. Kötülerle iyileri, azgınlarla uyumluları, tembellerle çalışkanları aynı kefeye koymaz. 

Kâinat da büyük bir ülke. Her şey yerli yerinde. Belirli ilkelerle, kanunlarla, kurallarla yönetiliyor. Hiçbir iş aksamıyor. Kuşkusuz, bir müdebbiri, her şeyi idare ediyor. Bize önem veriyor. Bizim için hususi yasalar koyuyor. Emirlerine uymamızı ve yasaklarından sakınmamızı istiyor. 

Elbette bu kanunlara uyanlarla uymayanları bir tutmayacak, azıp sapanları cezalandıracak, itaat edenleri ödüllendirecek. 

Halbuki bu hakikat dünyada görünmüyor. İsyan edenler ceza çekmeden, itaat edenler ödül almadan göçüp gidiyorlar. Demek bir başka âlem kurulacak, ahiret mahkemesinde suçlulara ceza, inananlara mükâfat verilecek.

Dünya bir imtihan meydanı. İman ve ibadet eden kurtulup umduklarına kavuşacak, küfre saplanıp nefsine uyan ise azabı tadacak.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Üç Yüzlü Dünya…

Hep işitirim ‘yalan dünya’ lafını. Kimi insanlar dünyayı kötülüyor, kalleş, alçak, aldatıcı, dönek falan diyorlar. Nitelikli Müslüman olmanın bir koşulu da dünya ile ilgilenmemekmiş bu anlayışa göre. İnsan nasıl bırakır dünyayı! Burada yaşıyorum ben. Niye pis, niye kötü olsun? Kimlerdir kötüdür, pistir diyenler? Neden?

Devamı »

'Ruhumdan Üfledim' Ne Demek?

“Allah insanı yaratmış, ona ruhundan üflemiş. Ruhu mu var yani, üflemesi ne demek?”

Devamı »

Niyet Öyle Bir İksirdir ki…

İyi niyetli... Kötü niyetli... Niyeti bozuk... Niyetim seni kırmak değildi... Dikkat ettim de, niyet kelimesini dilimizden düşürmüyoruz... Ne demektir niyet?

Devamı »

Peki, Bunca Çirkinlik Nereden Geliyor?

Evrendeki tüm güzellikler Onun isimlerinden yansıyor. Tıpkı su damlalarında, kar zerreciklerinde, deniz kabarcıklarında parlayan ışıltıların güneşten yansıması gibi. Peki, çirkinlik var mı? Evet, var. Nereden geliyor öyleyse?

Devamı »