ARAMA SAYFASI

“Manasını Bilmiyorum” Diyerek Kur’an Okumayı Terk Etmek Doğru Mudur?

“Manasını Bilmiyorum” Diyerek Kur’an Okumayı Terk Etmek Doğru Mudur?

İnsanda birçok duygular vardır, akıl bazı hakikatleri kavramazsa bile kalp ve ruh hissesiz kalmaz. Mesela, yemiş olduğumuz birçok meyvede hangi vitaminlerin olduğu ve vücudumuza ne gibi faydalar sağladığından habersiziz. Aklımızın bundan bir payı yok ama bedenimizin istifadesi oluyor.

 

Manasını bilmiyorum diyerek Kur’an okumamak veya zikri terk etmek büyük hatadır. Çünkü insanda birçok duygular vardır, akıl bazı hakikatleri kavramazsa bile kalp ve ruh istifade eder. Mesela, yemiş olduğumuz birçok meyvede hangi vitaminlerin olduğu ve vücudumuza ne gibi faydalar sağladığından habersiziz. Aklımızın bundan bir payı yok ama bedenimizin istifadesi oluyor. Aynı şekilde bir bebek de sütün kendisine ne gibi faydalar sağladığından habersizdir, ama onunla beslenmekte ve gıdalanmaktadır. İnsanın manasını anlamadan okuduğu Kur’an ve diğer virdleri de böyle düşünebiliriz. 

Bediüüzzaman Hazretleri de “gaflet ile yapılan zikirler dahi feyizden hâlî değildir.” (Mesnevi-i Nuriye, Hubab) demektedir. 

Bir başka yerde de şöyle buyurur:

“Kur’an-ı Azîmüşşan yalnız bir asra değil, bütün asırlara nazil olmuştur. Hem bir tabaka insanlara mahsus değil, bütün tabakat-ı beşere şümulü vardır. Hem bir sınıf insanlara ait değil, bütün beşerin sınıflarına raci’dir. Binaenaleyh herkes, her tabaka, her zaman, fehmine, istidadına göre Kur’an’ın hakaikından hisse alabilir ve hissedardır.” (Mektubat)

Elbette ki Kur’an-ı Kerîm’i anlayarak okumak çok önemlidir. Ancak anlamıyorum diye okumayı terk etmek doğru değildir. Onu anlayarak okumak hem zikir hem de fikirdir; anlamadan okumak ise yine büyük bir zikirdir. Kur’an’ın her bir harfine en az on sevap verileceği hadislerde ifade edilmiştir. Mübarek gecelerde bilhassa Ramazan-ı şerifte her harfinin binden fazla sevabı vardır.

“Evet, Kur’an, bitmez tükenmez bir hazinedir. Herkes kabiliyetine göre O’ndan hissesini alır. Onun her bir suresi, her bir ayeti, hatta her bir harfi hakikat ve feyiz hazinesidir…” (Sözler, 25. Söz)

Ayrıca, Kur’an’ın müminler için şifa ve rahmet olduğu bir ayette şöyle ifade edilir: “Biz Kur’an’dan, mü’minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. (O Kur’an) zalimlerin ise, ancak hüsranını artırır.” (İsra Suresi, 17/8)

Evet, Kur’an-ı Kerîm’i okumak en büyük bir zikir olduğu gibi, onun hakikatlerini tefsir eden eserleri okumak da insana Cenab-ı Hakk’ı hatırlatması ve bildirmesi cihetiyle bir zikirdir.

 

***

İnsanın feyz-i İlahîyi celbeden çeşitli latifeleri, duyguları vardır. Bir kısmı kalb ve aklın şuuruna bağlıdır. Bir kısmı ise şuura tâbi değildir.