114 Yazı Prof. Dr. Alaaddin Başar

Yazar Profili »

İmandan Gelen Nur

Temmuz 2018, 499 553 Görüntülenme Eklenme Tarih: 01 Temmuz 2018 02:23 Prof. Dr. Alaaddin Başar

 

“İman hem nûrdur, hem kuvvettir.” Sözler

Nûr kelimesi, “tenvir eden, nûrlandıran, ışıklandıran” manasındadır.

İman nûruyla kendini okuyan insan büyük bir şeref kazanmıştır. Bu bahtiyar insan kendi varlığı konusunda şöyle düşünür:

Ben Allah’ın eseriyim. Hayatım O’nun Muhyi isminin tecellisi; sûretim Musavvir isminin tecellisi, her organımın ve her duygumun nice faydalar taşıması Âlim ve Hakîm isimlerinin tecellileri.

Kendi varlığını ve bütün bir âlemi sahipsiz, yaratıcısız kabul etmek kalbin ve aklın karanlıkta kalması demektir.

Göz nûruyla eşyanın varlığı göründüğü gibi, iman nûruyla da bütün varlık âlemini yaratan, tanzim eden, bütün canlılara hayat bahşeden Cenâb-ı Hakk’ın varlığı görülür.

İlim de bir nûrdur. O nûr ile cehâlet karanlıkları ortadan kalkar. Akıl,  ilim nûruyla bu kâinâtın sahipsiz olamayacağını görür, kalb de Onun varlığına inanmakla nûrlanır.

İnsan maddî gözüyle sadece karşısındaki eşyayı görebilirken ve ilmiyle ancak hazır zamandaki varlıkları ve olayları bilirken, iman nûruyla  meleklerin ve ruhanîlerin varlığını görür; kabrin ötesini, mahşeri, mîzanı,  cennet ve cehennemi bilir.

İnanmayan insan küfür karanlığında kalmıştır. Ne kendini okuyabilir, ne de kâinâtı. Her organının, her hücresinin ve her duygusunun ayrı birer mucize olduklarını hiç düşünmez. Sadece onları dünyanın geçici menfaatlerinde ve zevklerinde kullanmakla yetinir. Düşünmeden yaşar veya yaşıyorum zanneder.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

İnsan, Hayatının Sahibi mi? / Nefsin Yanlış Kıyası

Biz “Benim kolum” sözünü, “Bu kolu kullanmaya benim ruhum yetkili kılınmış” manasında söyleriz. Hiç kimse, kendi kolunu kendisinin yaptığını iddia etmez. Aksi halde, her şeyi bu ters mantıkla değerlendirmesi gerekecek ve “ağacın dalı” derken dalı ağacın yaptığına inanması icap edecektir.

Devamı »

Şerlerin ve Çirkinliklerin Kaynağı Nedir? / Şerlerin Esası

Mesela: Bir aynayı şuurlu kabul edelim. Işığa kavuşmaya hayır, karanlıkta kalmaya şer diyelim. Bu ayna, iradesini doğru kullanarak güneşe yüzünü döndüğünde aydınlanır ve ısınır, ama bunların meydana gelmesinde onun hissesi çok azdır. Yaptığı tek şey “vereni kabul etmek” mânâsında güneşin ışığını almayı kabul etmektir. Bu ayna güneşe sırtını çevirdiğinde ise karanlıkta kalır, ışıktan mahrum kalma bir ademdir ve o ayna bu ademin, bu şerrin faili olur. İnsanın işlediği bütün hayırlar da kalbini ve

Devamı »

Benlik Duygumuzu Kullanarak Allah'ın Mutlak Sıfatlarını Nasıl Biliriz?

“…Mutlak ve muhit bir şeyin hududu ve nihayeti olmadığı için, ona bir şekil verilmez; ve üstüne bir suret ve bir taayyün vermek için hükmedilmez, mahiyeti ne olduğu anlaşılmaz.” (Bediüzzaman, Sözler) Bu ifade, “Niçin Cenâb-ı Hakk’ın sıfât ve esmâsının marifeti enaniyete bağlıdır?” sorusunun cevabında yer alır.

Devamı »

Ayetteki Emanet Kavramı

İnsandaki sıfatlar ve kabiliyetler, Allah’ın sıfatlarını ve şuunatını bilme noktasında bizim için büyük birer rehberdirler.

Devamı »