48 Yazı Prof. Dr. Alaaddin Başar

Yazar Profili »

İmandan Gelen Nur

Temmuz 2018, 499 286 Görüntülenme Eklenme Tarih: 01 Temmuz 2018 02:23 Prof. Dr. Alaaddin Başar

 

“İman hem nûrdur, hem kuvvettir.” Sözler

Nûr kelimesi, “tenvir eden, nûrlandıran, ışıklandıran” manasındadır.

İman nûruyla kendini okuyan insan büyük bir şeref kazanmıştır. Bu bahtiyar insan kendi varlığı konusunda şöyle düşünür:

Ben Allah’ın eseriyim. Hayatım O’nun Muhyi isminin tecellisi; sûretim Musavvir isminin tecellisi, her organımın ve her duygumun nice faydalar taşıması Âlim ve Hakîm isimlerinin tecellileri.

Kendi varlığını ve bütün bir âlemi sahipsiz, yaratıcısız kabul etmek kalbin ve aklın karanlıkta kalması demektir.

Göz nûruyla eşyanın varlığı göründüğü gibi, iman nûruyla da bütün varlık âlemini yaratan, tanzim eden, bütün canlılara hayat bahşeden Cenâb-ı Hakk’ın varlığı görülür.

İlim de bir nûrdur. O nûr ile cehâlet karanlıkları ortadan kalkar. Akıl,  ilim nûruyla bu kâinâtın sahipsiz olamayacağını görür, kalb de Onun varlığına inanmakla nûrlanır.

İnsan maddî gözüyle sadece karşısındaki eşyayı görebilirken ve ilmiyle ancak hazır zamandaki varlıkları ve olayları bilirken, iman nûruyla  meleklerin ve ruhanîlerin varlığını görür; kabrin ötesini, mahşeri, mîzanı,  cennet ve cehennemi bilir.

İnanmayan insan küfür karanlığında kalmıştır. Ne kendini okuyabilir, ne de kâinâtı. Her organının, her hücresinin ve her duygusunun ayrı birer mucize olduklarını hiç düşünmez. Sadece onları dünyanın geçici menfaatlerinde ve zevklerinde kullanmakla yetinir. Düşünmeden yaşar veya yaşıyorum zanneder.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Geri Bırakan İslâm mı?

Müslüman olsun kâfir olsun, her kim ulaşmak istediği sonucun ön şartlarını yerine getirir, sebeplerine, vesilelerine tam riayet ederse, başarı onun olacaktır. Hangi üründen, hangi şartlarda, hangi tekniklerle ve nasıl bir planlama ile verim alınacağı bellidir. Bu şartlara kim uyar, bu vesileleri kim yerine getirirse başarı onundur.

Devamı »

Karanlığın Melekleri

“Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur.” (En’âm Suresi, 1)

Devamı »

Dünya / Niçin Geliriz ve Gideriz?

“Dünya ahiretin tarlasıdır.” buyrulmuş. Tarlada çalışmak, tarla ötesi içindir, yani köy içindir, pazar içindir. Bizim bu dünya hayatında tattığımız her türlü lezzet, bir “tarla ziyafetidir.” Asıl lezzet ve saadet yeri dünya ötesidir; kabirdir, cennettir.

Devamı »

Semaların Sakinleri / Uzay Boş mu?

Dünyamızı bakterilerden, karıncalardan, ceylanlara, aslanlara kadar üç milyondan fazla canlı türleriyle dolduran Cenab-ı Hak, elbette bu uçsuz bucaksız sema âlemini boş bırakmaz, o âlemleri de onlara münasip canlılarla şenlendirmiştir.

Devamı »