ARAMA SAYFASI

Âh’lar Merdiveni

Âh’lar Merdiveni

Fotoblog

 

Böyle buradan, yukarıdan bakınca, ömür merdivenlerinde nefessiz kaldığım, yorgunluktan yığıldığım, “keşke” deyip geri dönmeyi düşündüğüm anları hatırladım. Merdiveni yürürken, merdivenin hepsini görmüyorum. Ayağımı attığım basamaklarda kalıyor gözlerim. “Sonrası?” “Bilmiyorum.” “Öncesi? “Çok yordu zaten.”

“Kimse kendisi için hazırlanan sürprizi bilemez!” diyor ya Allah. [Bakınız; Secde, 17] Sonunda, en sonunda, yorgun dizlerim, terden sırılsıklam olmuş yüzüm, ağrıyan ayaklarım, yılgınlaşmış gözlerim de dâhil, her şeyin böyle muhteşem bir bütünün parçası olduğunu fark edeceğim. Ama sadece sonunda. Ama sadece en sonunda. Parçası olduğum bütünü görünce, derin bir nefes alacağım.

“Keşke…”lerim toprak altında sancı çeken bir tohum gibi ebedi baharımıza papatya olacak. Pişmanlıklarım, sancılanan dal uçları gibi, çiçek çiçek sonsuzluk müjdesinin tatlı meyveleri olarak gülümseyecek. Ümit-korku arasındaki salınımlarım, rüzgârın önü sıra yağmurlar taşıyan bulutlar gibi cennetimizin toprağını sevindirecek.

Merdiven, tek tek basamaklardan fazlası olacak.