9 Yazı Prof. Dr. Adem Tatlı

Yazar Profili »

Yıldızlar Boşlukta Değildir, Allah'ın Tayin Ettiği Yerdedir

Nisan 2017, 484 112 Görüntülenme Eklenme Tarih: 21 Mayıs 2019 20:05 Prof. Dr. Adem Tatlı

 

Soru: Bazı bilim adamları kainatın mükemmel olmadığını ve bir düzenin bulunmadığını, gezegenlerin düzenli hareket etmediğini iddia ediyor. Acaba gerçektende öyle mi, yoksa düzen var mı?

 

Pek çok bilim adamı da, kâinatta son derece mükemmel bir nizam ve düzenin olduğundan bahsediyor. Hangisinin sözüne inanacağız?

Biz bütün o bilim adamlarını dikkate almayalım ve gezegenlerin düzenli hareket edip etmediğini, o gezegenlerin hareketlerinden anlamaya çalışalım.

Mesela yerküre bu gezegenlerden bisidir. Dünyanın Güneş etrafındaki saatteki hızı 108 bin kilometredir. Bilindiği gibi yerküre 24 saatte de kendi etrafında bir devir yapar. Böyle kendi etrafında dönerken, güneşin de etrafında saatte 108 bin kilometre hızla turlaması, çok büyük bir hızdır. Yani yerküre 365 gün aynı hızla gidiyor ve güneş etrafında bir devir yapmış oluyor. Bizler, dünya üzerinde bir yerde, yılın herhangi bir gününde güneşin ne zaman doğacağını takvimden öğrenebiliyoruz. Mesela Antalya’da 2 Eylül 2017 tarihinde güneşin 06:21’de doğacağı yazıyor. Hakikaten güneş bu ilde takvimde gösterildiği saat ve dakikada doğuyor.

 

Peki biz bunu önceden nasıl bilip takvime yazıyoruz? Çünkü, yerkürenin hareketinde bir düzen var.

Şimdi düşünebiliyor musunuz, yerkürenin, güneşin ve gök cisimlerinin hepsinin hareketlerinde düzensizlik olsaydı, güneşin doğuşunu hesaplayabilir miydik, hatta astronomi bilimi diye bir şey olur muydu!?.

Demek ki, kâinattaki bu büyük nizam ve düzeni göremeyen bilim adamlarının sözlerine değil, gezegenlerin hareketine bakmak lazım.

Gelin şimdi sizinle biraz daha ileri gidip, yıldızlar ve gezegenler topluluğunun içerisine, yani bir galaksiye fikren girelim.

Bizim içerisinde bulunduğumuz galaksi, Samanyolu galaksisi, Kehkeşan olarak da adlandırılıyor. Bunun şekli yuvarlak bir ekmek somunu gibidir. Bu galaksinin genişliği 100 bin ışık yılı, kalınlığı da 30 bin ışık yılı uzunluğundadır.

Bilindiği gibi, ışığın saniyedeki hızı 300 bin kilometredir. Yani ışık bu hızıyla Samanyolu galaksisinin uzun ekseninde bir uçtan diğerine 100 bin, kısa ekseninde 30 bin yılda ulaşıyor. Bu büyüklüğü hayal etmek bile zor. Bu galaksinin içerisinde milyarlarca yıldız ve gezegen var. İşte yerküre, güneş ve ay bunlardan birkaçı. Bu yıldız ve gezegenler hem kendi etraflarında ve hem de diğer bir çok yıldız ve gezegenin etrafında belirli bir hızla hareket ediyorlar. Bu yıldızlar arasında ne bir çarpışma ve ne de yolunu şaşırma olmuyor. Bu bizim Samanyolu galaksimiz gibi uzayda yaklaşık bir milyar galaksinin varlığı tahmin ediliyor. Bu galaksilerden bazılarının uzaydaki hızı ışık hızına yakın...

İşte böyle bir kâinatta, atomundan galaksilerine kadar her şey belli kanunlarla hareket ediyor; tesadüflere yer kalmıyor.

Kendi aklınca bir yaratıcıyı nazarlardan gizlemek ve her şeyin gelişigüzel teşekkül ettiğine bazılarını inandırmak için yıldız ve gezegenlerin düzensiz hareket ettiğini iddia edenler sadece kendilerini kandırıyorlar. Düzen yok diyenleri tüm yıldızlar ve gezegenler yalanlıyor… Bu tip bilim adamlarını(!) değil, galaksileri ve onların içerisinde barındırdıkları yıldız ve gezegenleri dinlemek daha akıllıca olmaz mı?..

 

 


Nisan 2017, 484 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yok Olmayı Kim İster ki?

Devamı »

“Bana Bir Mucize Göster ki İnanayım?”

Bazı inanmayanlar şöyle diyorlar: “Madem bütün kâinatı yarattı. Bana bir mucize göster ki inanayım” gibi sözler söylüyorlar. Onlara ne dersiniz?

Devamı »

Bayat Evrim Sosu Katılmış Nobel Ödülü

2018 Nobel Kimya Bilim Ödülü kazananlar 3 Ekim 2018’de açıklandı: ABD’nin Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nden kimya mühendisi Frances H. Arnold ödülün %50’sine, ABD’nin Missouri Üniversitesi’nden biyolog George P. Smith ile İngiltere’nin M.R.C. Moleküler Biyoloji Laboratuvarı’ndan biyokimyacı Sir Gregory P. Winter ise ödülün geri kalan %50’sini yarı yarıya paylaşmaya layık görüldü.

Devamı »

İNSANLIĞIN EBEDÎ SAADETİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR

Devamı »