ARAMA SAYFASI

Rastlantı Öyle mi?

Rastlantı Öyle mi?

Bütün bu olaylar kendi kendine mi oluyor? Görünen varlıklar birer yapı taşı olan zerrelerin, atomların eserleri mi? Her akıl sahibi kabul eder ki, atomlar bir bilince sahip değiller. Ne ilimleri var ne de iradeleri...

 

Fi tarihinde gayet cahil bir adam bir bilginin evine emanet bırakmıştı. Emanet lazım oldu. İstemek üzere medreseye gitti. 

Bilgin, ilim kürsüsüne oturmuş talebelerine ders okutuyordu. Adam, ‘Efendi, o emanete ihtiyacım var!’ dedi. 

Bilgin, ‘Biraz bekle, dersi bitireyim’ manasına gelen bir işaret yaptı. Adam ister istemez oturup beklemeye başladı.

Ders uzadı. Halbuki onun işi aceleydi. Bir yandan da bilgini seyrediyordu. 

Bilgin, âdeti gereği, ders okuturken başını sallıyordu. Mektep, medrese görmemiş cahil adam sandı ki ders okutmak yalnız baş sallamaktan ibarettir. 

“Hocam!” dedi, “Beni kendine vekil et. Ben senin yerine baş sallayayım da sen emanetimi getir. Çünkü işim çok aceledir!” 

Maddeci de hikâyedeki adama benziyor. Eserlerin yapı taşı olan atomlardaki hareketleri görüyor, onları usta sanıyor. 

“Her şeyi yapan bu hareketlerdir” diyor. Perde arkasındaki sonsuz ilmi, iradeyi ve kudreti göremiyor. 

Evet, maddede, evrende, atomlarda kuvvetler var. Peki, bu kuvvetler kâinattaki harika eserleri yapabilirler mi? 

Şimdi çevremizi bu gözle inceleyelim ve biraz düşünelim. Bak, her tarafta harika olaylar oluyor. 

Dünya dönüyor, mevsimler değişiyor. Bulutlar toplanıp dağılıyor, yağmurlar yağıyor, rüzgârlar esiyor. 

Topraktan bitkiler çıkıyor, ağaçlar yapraklanıyor, çiçekleniyor, meyveye duruyor. 

Hayvanlar geliyor, neredeyse hiçbir öğrenim görmeksizin görevlerini yapıyorlar. 

İnsanlar doğuyor, büyüyor, yaşlanıp ölüyorlar. Hayat aksamadan devam ediyor. 

Her şey mükemmel yapılıyor. Hadiseler bir düzen içinde cereyan ediyor. Bir iş bir işe mani olmuyor. 

Her olayda ilmin, iradenin kudretin etkileri okunuyor. Tesadüfe yer yok. 

Peki, bütün bu olaylar kendi kendine mi oluyor? Görünen varlıklar birer yapı taşı olan zerrelerin, atomların eserleri mi?  

Her akıl sahibi kabul eder ki, atomlar bir bilince sahip değiller. Ne ilimleri var ne de iradeleri. 

Düşünemez, bilemez, göremez, işitemezler. Biçim, güzellik, düzen, düşünce gibi kavramlara yabancıdırlar. Yaratıklar için malzeme olmaktan başka bir rolleri yoktur. 

Ne rengârenk çiçekleri, ne güzel gözlü ceylanları, ne tatlı ezgilerle şakıyan kanaryaları, ne düşünen insanları, ne de kendilerini tanırlar. 

Bu kadar bilgisiz, akılsız ve şuursuz olan atomların şu harika eserleri bilmesi, irade etmesi, yapması, yaratması mümkün mü? Bunu hangi akıl kabul eder?