ARAMA SAYFASI

Küfür Neden En Büyük Zulümdür? / Emanet III

Küfür Neden En Büyük Zulümdür? / Emanet III

Önceki yazılarımızda ayet-i kerimede geçen emanetin mahiyeti üzerinde durmuştuk. Bu yazıda, emaneti yüklenen insanın neden çok zalim ve çok cahil olarak nitelendiği konusu üzerinde duracağız.

 

Ahzâb suresinin 72. ayeti emanetle ilgilidir. Kısa bir meali şöyledir:

“Biz o emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar

onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi.

O gerçekten çok zâlim ve çok cahildir.”

Önceki yazılarımızda ayet-i kerimede geçen emanetin mahiyeti üzerinde durmuştuk. Bu yazıda, emaneti yüklenen insanın neden çok zalim ve çok cahil olarak nitelendiği konusu üzerinde duracağız.

İman ve marifet sahalarında terakki etmeleri için verilen o büyük istidat (yetenek) sermayelerini yanlış kullanarak küfre düşen insanlar çok zalim ve çok cahildirler. Zalimlikleri emanete hıyanet etmeleri, cahillikleri ise bu hıyanet sonunda uğrayacakları büyük kaybı ve cezayı bilmemeleri ve dikkate almamaları cihetiyledir.

Küfre giren bir insanın ne kadar büyük bir zulüm işlediği Nur Külliyatı’ndan 23. Söz’ de şöyle nazara verilmektedir:

“…Küfür bir fenalıktır, bir tahriptir, bir adem-i tasdiktir. Fakat o tek seyyie, bütün kâinatın tahkirini ve bütün esmâ-i İlâhiyenin tezyifini, bütün insaniyetin terzilini tazammun eder.”

Burada küfür cinayetinin üç ayrı yönüne dikkat çekiliyor.

Birincisi: “Bütün kâinatın tahkiri!”

Tahkir; aşağılama, hakaret etme demektir. Şirk üzere yaşayan bir insan, düşündüğü aklından, konuştuğu dilinden, kanını pompalayan kalbinden, ciğerlerini temizleyen havadan tâ onu sırtında gezdiren dünyaya, yolunu aydınlatan güneşe kadar bütün bir kâinatı o şirke bir nevi ortak etmiş, böylece onları tahkir etmiş gibi olur.  Zira bütün bu itaatkâr mahluklar o şahsın şirkine yardım etmiş olurlar. Bu ise onlar için büyük bir hakaret ve zillet olacağından azim bir zulümdür.

İkincisi: “Bütün esmâ-i İlâhiyenin tezyifi!” 

Tezyif; aşağılama, küçük düşürme demektir.

Nur Külliyatında “Hakiki hakaik-i eşya esmâ-i İlâhiyedir” buyrulur. Ahsen-i takvimde yaratılmış bulunan insan, İlâhî isimlerin en mükemmel aynasıdır. Yaratılışıyla Hâlık ismine, hayatıyla Muhyi ismine, şekliyle Musavvir ismine, rızıklanmasıyla Rezzâk ismine ayna olur… Bütün esma tecellileriyle var olan insan, bu tecellileri küfür ve isyan sahasında kullanmakla büyük bir zulüm işlemiş olur.

Üçüncü zulüm: “Bütün insaniyetin terzili!”

Terzil; aşağılama, rezil duruma sokma manasına geliyor.

Ahsen-i takvimde yaratılan, iman, marifet ve muhabbet vadisinde büyük dereceler kat etmeye namzet olan insanı, küfür ve şirkin bataklığına düşürmek insanlık mahiyetine yapılan en büyük bir zulümdür.

İşte küfür, bir fenalık, bir tahrip, bir kabul etmeme gibi görünse de, bütün kâinata tahkir ve bütün esmâ-i İlâhiyeyi tezyif, bütün insaniyeti aşağılama olduğu için büyük bir zulümdür.