73 Yazı Banu Yaşar
Psikolog/Psikoterapist

Yazar Profili »

Çocuğunuz Kime Benziyor?

Mayıs 2014, 449 159 Görüntülenme Eklenme Tarih: 09 Nisan 2020 20:20 Banu Yaşar

 

“Annecim, beni hep babaanneme benzetiyorsun, aynı onun gibi olduğumu söylüyorsun. Özellikle de bana kızdığın zamanlarda; ‘Aynı babaannen gibisin…’ diye bağırıyorsun. Ama sen babaannemi sevmiyorsun ki anne, onunla hep kavga ediyorsunuz, onunla olmaktan hoşlanmıyorsun. Peki o zaman neden beni ona benzetiyorsun? Ben senin çocuğunum anne, beni sen doğurdun. Elimde olsaydı, beni daha çok sevmeni sağlayacaksa eğer, inan sana benzemeyi daha çok isterdim…

Bana baktığında babaannemi görmek yerine, beni görmeni isterdim. İsteyerek yapmadığına eminim ama bu durum beni çok üzüyor…”

 

Çocuklarımıza yönelik tutum ve davranışlarımız birçok sebeple birbirinden farklı olabilir. Bunların bir kısmı bilinçli davranışlarken, bazıları da bilinçaltı duygularımızdan kaynaklanabilir.

Çocuğun doğum sırası, dünyaya geldiği zamanda ailede yaşanan olaylar, anne babanın ruh hali ve evliliğin durumu çocuğa yönelik tutum ve davranışları oldukça etkiler.

Genellikle ilk çocuklar evliliğin tam oturmadığı eşlerin birbirini tam olarak anlayamadığı dönemlerde dünyaya gelirler. Eşler henüz uyum için çabalarken, ailelerle ilişkiler de bu dönemde sık sık gündeme gelir. İki gencin kendi ailelerinden bağımsızlaşmaları ve yeni aile düzenine alışabilmeleri her zaman çok kolay olmamaktadır. Bazen yıllarca sürebilecek husumetlere bile yol açabilmektedir.

İlk çocuklar da genellikle bu süreçte dünyaya gelmişlerdir. Evliliğin henüz oturmadığı, sakinlik ve sükûnetin yerleşmediği bir ortama doğarlar. Herkes kendi derdindeyken, çocuk da bu arada büyür gider. Eşler anne baba olmanın farkındalığını yaşayamadan, birbirleriyle ve aileleriyle olan sorunlarla boğuşurlar.

Büyük oranda ilk çocuklar baba tarafına ve babaya benzer. İlk başta göze çarpan fiziksel benzerlik, daha sonraları duygulara da yansımaya başlar. Anne farkında olmadan, çoğu zaman bilinçaltı bir yönelimle çocukla çatışmalar yaşar. Hele de ikinci çocuk olduktan ve bu çocuğun kendine benzemesi halinde büyük çocuğa olan uyarı ve bağırmalar daha da artar.

Bu durumda genellikle şu soruyu sorarım:

“Çocuğunuz kime benziyor, onu kime benzetiyorsunuz?”

Bu şok edici soru, bazen yaşanan sorunun cevabını verebilir. O zamana kadar akla gelmeyen bu soru, ebeveynle çocuk arasındaki kronikleşmiş problemlerin cevabı olabilir. Babaanneye benzeyen bir çocuk, gelin kayınvalide sorunları arasında ayna görevi görür. Kayınvalideye yansıtılamayan olumsuz duygular, ona benzeyen çocuğa bilinçaltı olarak yansıtılabilir. Çocuğa baktığında adeta onu görür, bunu çoğu zaman adlandıramaz ama sürekli tekrarlanan bir davranış halini alır.

Çocuk bilir ki, annem babaannemle sorunlar yaşıyor, ama beni ona benzetiyor. Bu durum ona sevilmediğini ve annesi tarafından kabullenilmediği hissini verir. Anneye benzemek ve onun onayını kazanmak için uğraşıp durur. Annenin her istediğini yapıp onun onayını almaya çalışarak bu düşünceyi yıkmaya çalışır. Ya da tam tersine aksi ve huysuz davranarak öfkesini ve tepkisini yansıtır.

Evet, çocuklarımız sorun yaşadığımız aile üyelerine benzeyebilirler. Anlaşmakta sorun yaşadığımız, iletişim kuramakta zorlandığımız kişileri hatırlatabilirler. Sonuçta genlerle aktarılan sadece fiziksel özellikler değildir. Kişisel özellikler ve davranış şekillerinin bir kısmı genler aracılığıyla, diğer bir kısmı da öğrenmenin etkisiyle yeni nesillere aktarılır. Çocuğumuz illa ki aileden birilerine benzeyecektir.

O her şeyden önce sizin çocuğunuz, kime benziyor olursa olsun, onu siz doğurdunuz, sizin vücudunuzda büyüdü ve dünyaya gelişi sizin duanızla oldu. Onu terbiye edecek, eğitecek ve sevecek olan da sizsiniz. Size hediye olarak gönderilmiş çocuğunuzu yine siz büyüteceksiniz. Onu sevdikçe, şartsız ve koşulsuz kabullendikçe ilişkiniz daha uyumlu ve sakin olacaktır.

 

 


Mayıs 2014, 449 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bu Günlerde Neyi Tüketiyorsunuz?

Devamı »

İnsanlar Değil, İmajlar Dolaşıyor Sokaklarda / Olduğun Gibi Görünmek

Kişilik, insanın bütün ilgi, yetenek, konuşma biçimi, tavır, görünüş ve çevresine uyum biçiminin özelliklerini kapsar.

Devamı »

Yüz Çizgileri Ne Söyler?

“Elli yaşına geldiğinde herkes hak ettiği bir yüze sahip olur...” diyor, George Orwell. İlk okuyuşta çarpan bir cümle, biraz korkutan, biraz ürperten, hatta gidip aynaya baktıran cinsten... Neden elli yaşına geldiğinde, neden yirmisinde, otuzunda değil de, elli yaşına gelince hakettiğimiz bir yüze sahip oluruz. Neden başka bir kelime yerine hak etmek kelimesini kullanır George Orwell?

Devamı »

Aranızda Cennetin Rüzgarları Essin

Eş olmak yeni bir elbise giymek gibi, yeni bir rol ekler hayatımıza... Eskiden birinin kızı, oğlu, kardeşi, torunu, arkadaşı, teyzesi iken artık çok daha derin ve kalıcı bir isim eklenir. Hayatımız boyunca yeni isimler yeni etiketler alır ve bu duruma alışmaya çalışırız.

Devamı »