80 Yazı Ömer Sevinçgül

Yazar Profili »

Yıldız Sarayları

Eylül 2014, 453 72 Görüntülenme Eklenme Tarih: 13 Nisan 2020 20:47 Ömer Sevinçgül

 

“Uzaylılar meselesi epeydir konuşuluyor. Evrenin başka yerlerinde hayat var mı acaba? Keşke olsa da tanışsak, konuşsak!”

 

Bu evrende en önemli hakikat, hayattır. Tüm cansızlar hayata hizmet eder, hepsi hayat için vardır. Kâinat ise pek büyüktür, milyarlarca ışık yılı yol gitmekle ancak sınırına ulaşılabilir. “Yalnız şu küçücük yeryüzünde hayat var, başka yerde yok” demek abes olur. 

İnsanda, dünyada, evrende görünen hikmetler gösteriyor ki, bu varlıkların, hikmetle iş yapan, israf etmeyen, dengeli davranan bir yaratıcısı var. Hayatın sadece dünyada bulunması hikmet hakikatine zıttır, başka yerde bulunmaması israf olur. Hakîm olan o zat asla abes yapmaz, israf etmez. Demek ki yeryüzünden başka yerlerde de hayat olacaktır, vardır.

Şimdi, seninle hayali bir gezintiye çıkalım. İşte, yolumuzun üstünde küçük bir ev var. Baktık, insanlarla, hayvanlarla, bitkilerle dopdolu, adım atacak yer yok dense yeridir. Oradaki insanlar, et, sebze, meyve gibi yiyecekleri yiyerek yaşıyorlar.

Sonra ileriye baktık, ışıkları yanan milyonlarca evler, apartmanlar, saraylar gördük. Gidip görmesek de biliriz ki, o yerler, o binalar boş olamaz, oralarda da birileri yaşıyordur. Belki et, sebze, meyve gibi şeyleri yemiyorlar, ama kendilerine özgü yiyecekleri, oraya uygun bir yaşantıları var. 

Yanımızdaki küçücük ev canlılarla dopdolu olsun da, o milyonlarca apartmanlar tümüyle boş kalsın, içlerinde oraya uygun bir kısım canlılar yaşamasın, bunu aklımız kabul etmez. 

İşte, şu dünya o küçük evdir, milyarlarca insanla dolu. Hayvanlar ise o kadar çok ki, saymak mümkün değil. Her yer hayatla şenlenmiş. Oysa bu yeryüzü kâinata oranla minnacık bir toz zerresi kadar. Uzakta görünen pırıl pırıl yıldızların, o semavi sarayların, gezici apartmanların büsbütün boş olmasını düşünmek mümkün mü? 

Elbette oraya uygun canlılar da olacaktır. Aksi hâlde hem abes, hem israf olurdu. Yerin üstünü, altını, denizlerin dibini, dağların zirvelerini bile hayatla dolduran yaratıcı, o görkemli yıldız saraylarını boş bırakır mı hiç!

 

 


Eylül 2014, 453 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Keşke!

Keşke her şey güzel olsaydı! Kötülük hiç olmasaydı! Şeytan geberseydi. Hayat ne güzel olurdu! Madem yaratıcının bütün isimleri güzel, eserlerinin de tamamen güzel olması gerekmez mi?

Devamı »

Alzaymır

Bir Almanya dönüşü yolda tanışmış, sohbet etmiş, samimi olmuştuk. Yaşı yetmişin üzerindeydi. Bir ömür Almanya’da çalışmış. Karısı ‘alzaymır’ hastasıymış. Hafızasını kaybetmiş. “Ne zaman başladı?” diye sordum.

Devamı »

Tesettür Farz Mı?

Her Müslüman kadın bilmeli ki, başı ve bedeni örtmek farzdır.

Devamı »

Birer Kukla mıyız?

Hiç kuşkusuz varlıkları birer oyuncak, insanı da bir kukla olarak yaratmadı. Bunu diyenler saçmalıyor. Bak, ayet bu iftirayı nasıl reddediyor: “Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri oyuncak olsunlar diye yaratmadık. Eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızdan edinirdik.”

Devamı »