TR EN

Dil Seçin

Ara

Risale-i Nurların Dili Ağır Mı?

Bazı kimseler; “Risale-i Nur’ların dilinin ağır olduğunu” gerekçe göstererek okumadıklarını söylüyorlar.

 

Bazı kimseler; “Risale-i Nur’ların dilinin ağır olduğunu” gerekçe göstererek okumadıklarını söylüyorlar.

Üstadımızın ifade ettiği gibi, “Büyük bir bahçeye giren herkes, elinin ulaştığı kadar meyveleri toplar.” “Bir şey bütün elde edilmezse, bütün bütün elden kaçırılmaz.” (Bediüzzaman, Lem’alar, 30. Lem’a) Bu bakımdan, Risale-i Nurları okuyanlar da asla nasipsiz kalmazlar, o hakikat nurlarından istifade eder ve feyiz alırlar. Risale-i Nur’ları devamlı okuyan kişi, okudukça anlar, anladıkça, okuma iştihası daha da gelişir ve onun lezzetinden asla doyamaz. Her okuyuşta onda nice engin, derin ve ince manaların olduğunu görür, büyük bir manevî zevk alır. Okuyan kişinin idraki gelişir, kalbi inşirah eder ve ruhu birçok hakikatlere ayna olur. Bediüzzaman Hazretleri şöyle buyurur:

“Risaleler yalnız aklî mesail-i ilmiye değil; aynı zamanda kalbî, ruhî ve halî mesail-i imaniyedir. Aklınız her bir meseleyi tam anlamasa da, ruh, kalb ve vicdanınız hissesini alır.” (Bediüzzaman, Mektubat, 26. Mektup)

Evet bu asırda büyük bir nimet olan Risale-i Nur’lar nice marifet, hakikat, feyiz ve sırları barındıran eşsiz bir eserdir. O, akılları nurlandırır; kalplere ve ruhlara ferahlık verir, imanı inkişaf ettirir ve onun zevkini tattırır. Risale-i Nur, lâtifeleri terbiye eder, fikirlere istikamet verir, tefekkürü derinleştirir; güzel ahlâkı geliştirir. Hakiki ihlasa ve kardeşliğin hakikatına mazhar kılar.

Bu asırda, Kur’an hakikatlarını en güzel şekilde açıklayan, en büyük imanî dersleri veren Risale-i Nur’un akıl ve dimağlarda yerleşmesi ciddi bir gayret, bir dikkat ve süreklilik ister. Bunun yolu sürekli olarak okumak ve anlamaya çalışmaktan geçer. Bu bakımdan bir nur talebesinin asıl gayesi; bu eserleri anlayarak okumak, anladığını hayatına tatbik etmek, hayatı boyunca ihlas ve istikamet üzere yaşamak olmalıdır.

Yani bir kişi okuduğu veya dinlediği derin ve ince meseleyi anlamadığı takdirde, okumayı terk etmemeli, sabırla okumaya devam etmelidir. O büyük ders-i Kur’aniyenin nurundan istifade etmek için azami bir gayret gerekir. Aksi halde o büyük marifet ve hakikat derslerinden mahrum kalınır. Fen sahasında ilim tahsil etmeye başlayan bir öğrenci, ben bu meseleyi anlamıyorum diye fakülteyi terk etmiyor, bilakis daha fazla gayret gösteriyor.

Bu bakımdan, Risale-i Nur’ları da ciddiyetle okumak ve anlamaya çalışmak lazımdır.