TR EN

Dil Seçin

Ara

Söz İncileri

Her yeni gün, insanlara sunulan fırsatlarla doludur.

 

"Her yeni gün, herkes için bir yeni âlemin kapısıdır."  - Bediüzzaman 

Her yeni gün, insanlara sunulan fırsatlarla doludur. Bize sunulan ‘her an’ için, bizden beklenen bir hareket ve tavır vardır. Hayatımız kum saatine benzer. Binlerce kum tanesi, kum saatinin boğumundan birer birer geçer. Üç-beş kum tanesini aynı zamanda geçirmek için kum saatini kırmak gerekir. Hergün yapmak zorunda olduğumuz yüzlerce iş vardır. Bu işleri, kum tanelerinin geçişi gibi birer birer yapmalıyız. Yoksa işlerin altında kalır eziliriz.

Yaşadığımız zamanı değerlendirme hususunda Pascal şöyle der: “…Bize ait olmayan zamanlar üzerinde kafa yoruyor, bize ait olan biricik zamanı ise asla düşünmüyoruz. Olmayan zamanların rüyasını kurarken, elimizdeki biricik zaman körü körüne elimizden uçup gidiyor.”

Bazıları, geçmiş ve geleceği yaşadığı güne yüklemek isterler. Hâlbuki her günün ve hatta her anın kendine göre bir yükü vardır. Bu yük, ağır bir musibet bile olsa, onu kaldırabilecek sabır kuvveti insana verilmiştir. Fakat bu yüke, geçmiş ve gelecekten bazı yükler de ilave edilirse, en kuvvetli omuzlar bile buna dayanamaz. Mesela, evlenecek bir bayan, ömür boyu yıkayacağı tabakları birden bir dağ gibi karşısında hayal etse, herhalde evlilikten vazgeçer. Halbuki hergün sadece üç-beş tabak yıkayacaktır. Dolayısıyla insan, yarının henüz kirlenmemiş tabaklarını bugünden yıkamaya kalkmamalı. Dünkü yıkadıklarınızı ise, bugün tekrar yıkamamalı! Yani geçmişten ve gelecekten ‘şimdiye’ dert taşımamalı. Bir başka ifadeyle “dövülmeden ağlamamalı!”