TR EN

Dil Seçin

Ara

Satır Arkası

Satır Arkası

Eğer bir gün yolunuzu kaybederseniz,

bir çocuğun gözlerinin içine bakın.

Çünkü bir çocuğun bir yetişkine her zaman öğretebileceği

üç şey vardır:

Sebepsiz yere mutlu olmak,

her zaman meşgul olacak bir şey bulmak ve

elde etmek istediği şeyi var gücüyle istemek.

           — P. Coelho

 

***

 

KİTAP OKUMA EĞİTİMİMİZ!

Kütüphane biliminin beş yasası:

1. Kitaplar okumak içindir.

2. Her okuyucuya göre bir kitap vardır.

3. Her kitaba göre bir okuyucu vardır.

4. Okuyucunun zamanını boşa harcamamak gerekir.

5. Kütüphane devamlı gelişen bir canlıdır.

           — Dr. İrfan Çakın, bu yasaları S. R. Ranganathan’dan aktarıyor. (Kütüphanecilikte Felsefî Yaklaşım, T.K.D.B. c.31, 1982, 4, 155-156)

           Elektronik işgalinin ve non-stop eğlence bağımlılığının çocuklara ve gençlere kitabı unutturduğu bir zamandayız.

           Kütüphane bilimcileri, bir zamanların arı kovanı gibi işleyen kütüphaneleri, boş kovana dönüp bir kenara terk edilmeden evvel, insanlarımıza kitabı sevdirmenin ve okuma alışkanlığı kazandırmanın kurallarını da ortaya koysalar ne güzel olurdu.

           Zira gerçek şu ki, ilk, orta ve yüksek öğretimde insanlarımız, okumaktan uzaklaştıran bir eğitim alıyor. Araştırmaların gösterdiğine göre bu ayıp, eğitim mağduru insanımızın değil, eğitim sistemimizin.

 

***

 

AKIL

Aklı nefs bozuyor, ruhun ışığını ve irtibatlarını engelliyor. Akıl bir illetli mantığa dönüşüyor ve insana kendi bütünlüğünü görememe zaafını musallat ediyor. Bu dünya boş değildir, bir tecelliler âlemidir. Onu sadece maddî bir toplam olarak düşünürsen, bu senin aklî yetersizliğini gösterir. Neyin hayır neyin şer, neyin güzel neyin çirkin, neyin aleyhine neyin lehine olduğunu düşünemiyorsun. Her şeyi maddî fayda ve haz ile ölçüyorsun, aslında onu da doğru ölçmüyorsun. Ruhundan koptuğun için aklından zorun var demektir, zekâ testin yüksek çıksa da. Bir psikopatın da zekâsı yüksek olabilir. Kopuk zekâ başka bir şeydir ve kullananın niyetine hizmet eden kesici bir alet gibidir. En çok da kurnazlık üretir. Dünya hayatının sona ermesiyle her şeyin biteceğini düşünmek, normal aklın yapabileceği bir şey değildir... Ateizm bence sadece ahlâkı değil, sevgiyi de anlamsız hale getirir. Maddeyle sınırlı bir dünyada sevgi yaşayamaz.

           — Ahmet Selim, vahiy bilgisinden uzak kalmış bir aklın çaresizliğini böyle dile getiriyor. Akıl her ne kadar kendini her şeye yeter konumda görse de hayat bunun böyle olmadığını gösteriyor. Risale-i Nur’da, göz görmek için nasıl güneşe muhtaçsa, akıl da gerçekleri görmek ve anlamak için vahiy güneşine muhtaçtır, diye çok güzel bir tespit vardır. Demek ki vahyin nuruna akıl gözümüzü dört açmalıyız ki, gizli bir nokta kalmasın hayatta.

 

***

 

İyi şiir ile kötü şiir arasındaki fark,

sırıtmakla gülmek arasındaki fark gibi;

gül kokusuyla parfüm kokusu arasındaki fark gibi.

           — Alâeddin Özdenören

 

***

 

BİLGİ

Hazıra konmak, kazanmaktan farklı bir şeydir.

Yazılan ve söylenen her şey yarımdır. Bilgi, okuyucunun okuduğunu tamamlamasıyla doğar.

           — Sadi Şirazî, bilginin kazanılmış bir değer olduğuna dikkat çekiyor. Yazılan da söylenen de muhatabını arar; o muhatap bulunduğunda gerçek anlamına kavuşur ve bilgi olur. Kitaplar bilginin sandığıdır sadece, insanla buluşmadan önce bir tohumdur bilgi. Öyleyse okuyan insan bilgi bahçıvanıdır.

 

***

 

Kendisiyle ilgilenen şefkatli bir anne baba ile,

elinde güvenle okuyabileceği seçkin kitaplar bulunan bir çocuk,

yoksul sayılmaz.

           — S. Levenson

 

***

 

BU MASALLARA DİKKAT!

Psikolog Tuncel Altınköprü, yıllarca okunan ve dinlenen çocuk masallarının şiddet, dolandırıcılık, cinayet, güvensizlik, hoşgörüsüzlük gibi sorunlarda payı olduğunu düşünüyor. Çocuk kitaplarının, sosyal, ahlakî ve bireysel değerlerle donatılması gerektiğine dikkat çeken psikolog, masal kahramanlarının, çocuğa olumlu örnek olması gerektiğini kaydediyor.

Anne-babalar; Ali Baba ve Kırk Haramiler, Alaaddin’in Sihirli Lâmbası, Çizmeli Kedi, Bremen Mızıkacıları, Kül Kedisi, Uyuyan Güzel, Pamuk Prenses, Altın Elma Ağacı, Fareli Köyün Kavalcısı, Karga ile Tilki, Robin Hood gibi masallarla büyütür çocuğunu. Ancak psikolog Tuncel Altınköprü, bu masalların çocuklara kötü alışkanlıkları doğru gibi sunduğunu belirtiyor: “Mesela Ali Baba ve Kırk Haramiler. Ali Baba hırsızların hazinesini azar azar çalar. Haramiler Ali Baba’nın peşine düşer. Ailenin evlatlığı Meryem, önce kırk haramiyi üzerlerine kızgın yağ dökerek öldürür. Ardından da haramilerin reisini. Ali Baba da Meryem’i oğluyla evlendirir... Burada verilen mesaj şudur: Eğer soyabileceğiniz zengin bir hırsız bulabilirseniz, hiç durmayın, soyun! Hatta peşinize düşecek olurlarsa, onları öldürmenizde bile sakınca yoktur.

Alaaddin’in Sihirli Lâmbası’nda da mesaj aynıdır. Aynı şekilde Robin Hood da ormanda yaşayan kibar bir soyguncu; Çizmeli Kedi, sevimliliğini kullanarak yalanla işlerini halleden bir karakterdir. Yani, çocuk kitaplarında sosyal, ahlakî ve bireysel değerlerin, olumlu davranış kalıplarının olduğuna dikkat etmeli.