ARAMA SAYFASI

Sevimliliğin Anatomisi / Nasıl Bu Kadar Sevimli Görünüyorlar?

Sevimliliğin Anatomisi / Nasıl Bu Kadar Sevimli Görünüyorlar?

İster insan, ister kedi, ister kuş, kirpi veya ister kertenkele olsun, bütün yavrular neden çok sevimlidir? Bu herkesin merak ettiği sevimli bir konudur. Tüm yavruların çok sevimli, kendilerini sevdiren ve şefkati celbeden bir görüntüsü olduğu aşikârdır. Sevimlilik yavrularda ayrı bir kavram olarak değerlendirilir. Buna bir isim de verilmiştir: Kindchenschema. Yani, çocuksu plan anlamında bir kelime.

 

İster insan, ister kedi, ister kuş, kirpi veya ister kertenkele olsun, bütün yavrular neden çok sevimlidir?

Bu herkesin merak ettiği sevimli bir konudur.

Tüm yavruların çok sevimli, kendilerini sevdiren ve şefkati celbeden bir görüntüsü olduğu aşikârdır. Sevimlilik yavrularda ayrı bir kavram olarak değerlendirilir. Buna bir isim de verilmiştir: Kindchenschema. Yani, çocuksu plan anlamında bir kelime.

Evet, yavruların yüzlerinin sevimli olmaları için, yüzlerindeki sert ve yumuşak dokuları özel bir planla yaratılır. Bundan dolayı da yavrularda yaratılan yüz özellikleri onları sevimli kılar. Ve yaş ilerledikçe bu özellikler değişir.

 

Sevimli Görünüşün Sırları

 

Yavruları bize daha sevimli kılan şeyler kısaca, büyüklere oranla daha küçük burnun, daha yüksek alnın, yüze oranla daha büyük gözün ve daha yuvarlak bir yüzün olmasıdır. Ayrıca yavrularda daha küçük bir çene (mandibula), orantılı olarak daha büyük, daha belirgin bir üstçene (maxilla) kemiği, daha küçük bir ağız, çıkıntılı yanaklar ve büyük bir alın bulunmaktadır.

Karakteristik sevimli ve canlıları kendine ve özellikle ebeveynlerine celbeden görüntüyü genel olarak bahsedilen anatomik yapıların bu şekilde yaratılması sağlar.

İnsan da dahil olmak üzere tüm canlıların yavruları benzer temel özelliklerle yaratılır ve bu sevimliliği ortaya çıkartır. Bu canlıların ve yavruların, bir sanatkâr tarafından yaratıldığını da gösterir.

Aylar, yıllar geçtikçe yüz kemiklerinin ve özellikle burun kemiklerinin ve burnun büyümesi, çene kemiklerinin büyümesi, ağzın büyümesi ve nisbi olarak gözün küçülmesi bu sevimli görüntüyü azaltır. Ergenlikle beraber yavrulara has olan bu sevimlilik biter veya azalır. Yumuşak dokuların büyümesi ve yağlanma ile birlikte yüzün tipi oldukça değişir. Kaşlar büyür ve aşağıya doğru uzar ayrıca bu bölgedeki yağlanma artarak gözlerin daha küçük görünmesine sebep olur.  Dudaklardaki yaşla birlikte incelme ve kafatasının yiyecekleri çiğnemeyle ilgili kas ve kemik kısımlarının büyümesi de görüntüyü değiştirerek sevimliliği azaltır.

 

 

İnsanda ve Hayvanlarda Farklı Durumlar

 

Ancak insanda bu durum biraz farklılık gösterir. Tüm canlılar insana kıyaslanınca insanda bu sevimlilik daha uzun sürer yani gelişim nispî olarak daha yavaştır.

İnsan ile hayvanın dünyaya gelişinde de çok farklar vardır. Hayvan bu dünyaya, hayata dair tüm ihtiyaç duyduğu şeyleri öğrenmiş olarak gelir, yani öyle yaratılır. Mesela, bir ördek yavrusu yumurtadan çıkar ve hemen yüzebilir.

Özellikle memeli hayvanlar çok kısa süre içinde miyelinli sinir sistemi sayesinde ayağa kalkar ve annesinin sütünü içmeye başlar. İhtiyaçlarını kısa süre sonra kendi görebilir.

İnsan ise ayağa kalkmak için aylarca gelişimini tamamlamak zorundadır. Anne ve babasının şefkatine devamlı muhtaçtır. 20 yaşında dahi doğru ve yanlışı ayırt edemez.

 

Şefkat ve Sevimlilik Arasındaki İlişki

 

Üstte saydığımız sebeplerden dolayıdır ki insan, hayvanlardan daha zayıf daha aciz olduğundan şefkate daha uzun süre ihtiyaç duyar; bu sebeple Allah insanlara uzun süren bir sevimlilik verir. Rahman olan Cenab-ı Hak inayetini, yardımını bu şekilde bize göstermektedir. Anne babalar bu sevimli yavrularına adeta hizmetkâr olur ve tüm isteklerini yerine getirirler.

Şefkat, hayvanlarda da çok dikkat çeker. Ormanların kralı denilen aslandan tutun, en vahşi havyanlar dahi yavrularına şefkat ederler, kendileri yemez onlara yedirirler. Sadece yedirmekle kalmaz, en aciz ve zayıf bir hayvan dahi, yavrusu için hayatını feda edebilir.

Bu gerçekler bize şefkatin kâinatta ne kadar büyük bir hakikat olduğunu da anlatıyor. Aynı zamanda sevimli yavrulara olan şefkat, onların hayatta kalmasına ve dolayısıyla biyolojik dengenin korunmasını sağlıyor.

Rahman isminin bir tecellisi bu sevimlilikte görülür. Yarattıklarını koruyan ve gözeten Âlemler Rabbi yavruları bu şekilde yaratmasıyla şefkatini gösteriyor. Onlara şefkat etmemizi sağlıyor.