ARAMA SAYFASI

Ruhsal Şifa

Ruhsal Şifa

 

14 yaşında bir kızım var. Son iki senedir sürekli  kavga ediyoruz. Ben annesi olarak ona bazı kısıtlamalar ve yasaklar koyduğumda daha da hırçınlaşıyor. Hayır dediğimde her şeyi inatla yapmak istiyor. Küçükken de sorunlarımız oluyordu ama gittikçe daha da şiddetleniyor. Onu anlamadığımı, sürekli nasihat ettiğimi söyleyip bağırıyor.  Bazen öfkesini kontrol edemeyip etrafa saldıryor, sonrasında da ağlama krizleri yaşıyor. Eşim de beni suçluyor, çok üstüne gidiyorsun, küçüklüğünden beri sert davranıyorsun diyor... Çok korkuyorum, kendine bir zarar vermesinden endişe ediyorum, çünkü bazen beni  bununla da tehdit ediyor.

 

Cevap:

Ergenlik dönemi her insan için aynı yoğunlukta yaşanmaz. Bazı iniş çıkışlar olsa da kimileri için çok sorunlu ve sarsıntılı, kimileri için daha kolay yaşanabilir. Yani herkes için aynı yoğunlukta yaşanacak diye bir zorunluluk yoktur. Ergenlik döneminin nasıl yaşanacağı bu zamana kadarki aile çocuk iletişimine bağlıdır. Küçük yaşlardan itibaren çocuğa sevgisini gösteren, varlığını sevgiyle kabul eden, sağlıklı sınırlar ve kurallar koyabilen anne babalar, bu dönemde zaman zaman zorlansalar da, en azından duygularını ve endişelerini paylaştıklarında çocuk tarafından daha az dirençle karşılaşırlar.

Bu dönem gencin kendini, duygularını ve tercihlerini tanımaya başladığı, kendini, ailesini ve hayatı sorguladığı bir zaman dilimidir. Gencin gözünde doğru ve yanlış kesin hatlarla çizilmiştir. Ortada olmayı sevmez. Ya seviyordur ya da nefret ediyordur. Duyguları da bu iki zıt kutup arasında gider gelir. Çok neşeliyken az sonra içinde hüzün ve ağlama hissi belirebilir. Bu iniş çıkışlar, öfkeyi kontrol etmekte zorlanmalar hormonal gelişimin etkisiyle olur. Yani durumun temelinde fiziksel gelişim yatar.

Eğer ona bu zamana kadar birçok şeyi iletişim kurmadan, konuşmadan zorla yaptırdıysanız, bu dönemde bunu sağlamak güçleşir. Artık hem gücü yettiğini düşünür, hem de ailesini kritik etmeye başlar. Onları diğer arkadaşlarının ailesiyle karşılaştırır. “Onlar izin veriyor ama siz vermiyorsunuz, onlar hiç karışmıyor ama siz bana karşıyorsunuz” gibi tepkiler vermeye başlar.

Bu dönemde genç eleştirilmeye, başkalarıyla ve kardeşleriyle kıyaslanmaya karşı öfkeli tepkiler verir. Anne baba bu yaştaki çocuklarını harekete geçirmek ve motive etmek için başkalarıyla kıyaslama ve örnek gösterme yöntemini kesinlikle kullanmamalıdır. Hiçbir işe yaramadığı gibi tam tersi sonuçlar da verebilir.

Sürekli yapmadıklarına odaklanmak ve söylenmek yerine, iyi ve olumlu taraflarına vurgu yapmak, gayret ettiği konularda çabasını fark ettiğimizi söylemek daha fazla işe yarayacaktır. Bazen anne babalar çocuklarının olumsuz davranışlarına o kadar odaklanırlar ki, olumlu bir yönünü söyler misiniz dediğimde akıllarına getirmekte zorluk yaşarlar, bazen de “yok ki” diye karşılık verirler. Elbette böyle bir şey mümkün değildir. Yıllarca negatif davranışlarına o kadar yoğunlaşmışlardır ki, iyi taraflarını görmezler ve sorulunca da hatırlamakta güçlük çekerler.

Sizin yaşadığınız sorun, kızınızla bu zamana kadar sağlıklı bir iletişim kurulamadığı için yaşanmaktadır. Daha önceleri küçük olduğu için zorla ya da sert bir tavırla açıklama yapmadan bir şeyleri kabullendirmek daha kolayken, bu yaşlarda bu tutum artık işe yaramamaktadır. Eşinizle fikir farklılığında olmanız, aynı tutum ve kararda olmamanız da koyduğunuz kuralların devam etmesini zorlaştırmış.

Bu sebeple öncelikle kızınızla aranızdaki iletişim dilini değiştirmeniz gerekecek... Bunu değiştirmek, yılların alışkanlığını bir anda atmak kolay olmasa da kızınız ve onunla ilişkiniz için bunu yapmanız gerekiyor. Gençler nasihat yerine dinlenilmeyi daha çok severler. Biz ise annelik duygusuyla daha sözün başında atlar, uyarılarda bulunur, tepki veririz. O da bundan sonraki şeyler için anlatmaktan ve paylaşmaktan vazgeçer. Öncelikle konuşmasına izin vermek, onu anladığımızı hissettirmek işe yarayacaktır. Hemen sert tepkiyle cevap verilirse, iletişim kopar, öfkeli tavırlara dönüşür.

“Seni anlıyorum, ben de aynı yaşlarda benzer duygular yaşadım. Bazen insan kendini bile anlamakta güçlük çekiyor, büyümeye çalışıyorsun, bu ise hiç kolay bir şey değil. Biliyor musun ben de hâlâ büyümek için çabalıyorum. Seni anlamak için değişmeye çalışıyorum. Bazen sana kısıtlamalar ve yasaklar koyabiliyorum, senin bundan çok hoşlanmadığını da biliyorum. Senin için bazen çok endişeleniyorum, incinmenden korkuyorum, o yüzden böyle davranıyorum, belki bazen bunu sert bir dille yapıyorum, ama bunu değiştirmek için gayret göstereceğim…” şeklinde konuşmak, gencin kalbine ve davranışlarına daha iyi gelecektir.