151 Yazı Selim Gündüzalp

Yazar Profili »

Rahmet

Haziran 2012, 426 190 Görüntülenme Eklenme Tarih: 26 Mayıs 2020 23:17 Selim Gündüzalp

 

İçkiye müptela bir adam, bu huyundan ötürü pişman olmuş, tövbe etmişti. Kullarının tövbelerini kabul edip onlara rahmetiyle muamele eden Âlemlerin Rabbi, bu kulunu arındırıp her faninin ulaşamayacağı bir olgunluğa erişmesini nasip etti. Onun halini bilen birisi: “Ey manevi mertebelere erişen,” dedi, “yıllarca nefsine dost, şeytana yoldaş olduktan sonra bu duruma nasıl gelebildin?”

O zat bu soruyu şöyle cevapladı:

“Ne zaman içki kadehini ağzıma götürsem, bir gün bu kötülükten kurtulmayı isteyip arzu ederdim. Yaptığıma pişman olur, terk etmeyi dilerdim. Bu niyetimin içtenliği, hakkımda Allah’ın rahmetini celbetti sanırım.”

 

*****

Hayatta önemli olan da bu değil mi?: Allah’ın rahmetini celbedecek işler yapmak.

Zafer Dergisi 36 yıldır insanların rahmete ulaşmalarına vesile olmak niyetiyle çıkıyor.

Sizleri de Zafer Dergisine aboneler yaparak, rahmete vesile olmak için çalışmaya bekliyoruz. 

 

 


Haziran 2012, 426 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Hastalığı Sevdim…

Bir söz vardır, “İnsan bir kitaba girdiği gibi çıkmaz” diye. Hastane de öyledir aslında, insan hastaneye girdiği gibi çıkmaz. Çıkmamalı da. Hastalık nasıl bizden bir şeyler alıp götürüyorsa, biz de ondan bir şeyler alabiliriz, almalıyız.

Devamı »

Bir Cam, Bir Can, Bir Cihan

Camsız duvarlara zindan derler. Cam, duvarları ev yapar. Evin içi ve dışı, iki dünyanın kesiştiği yerdir cam. Gündüz, evin güneşi; gece ay’ı, yıldızı olur cam…

Devamı »

Sonbahardan Özür

Yalanmış meğer. Hem de esaslı... Sonbahar şarkılarda söylendiği gibi değilmiş, yemyeşil bahçeler de varmış, tarlalar da. Üstelik sayısız meyveler bu mevsimde geliyormuş…

Devamı »

Derdim, Tasam, Şu Son Demde Ne Yapsam?

Belki bir yaz akşamında, belki de serin bir sabahta… Tam da yaşamanın altın çağında… Güzelliklerin tadı damağında… Belki de bir eylül akşamında ya da bir sonbahar sabahında… Ecel denen misafirim. Biliyorum geleceksin… Gözünün değdiği yerde çiçekler açacak. Bir el uzanacak bana doğru. Bir sahilden diğerine geçeceğim. Kocaman bir bahçedeki bir gül gibi… Açıldıkça açıldım, son noktasındayım. Akşam ezanlarının arasından bir veda çekiyorum: “Uğurlar olsun…” diyorum güne, ömre, hayata…

Devamı »