ARAMA SAYFASI

Vücudumuzun Hassas Süzgeçleri: Böbreklerimiz

Vücudumuzun Hassas Süzgeçleri: Böbreklerimiz

Hayatımızın devamı için belirli konsantrasyon aralıklarında tutulması gereken sodyum, potasyum, klor, kalsiyum ve hidrojen gibi onlarca iyon su ile beraber atılır ve emilir. Mikro düzeye inildiğinde muhteşem bir kimya laboratuarı görünmeye başlar.

 

Böbreklerimiz en çok kanlanan organımızdır (Şekil 1: böbreğimizin damar ağı). Öyle ki günde yaklaşık 1500 litre kan deveran edecek şekilde yaratılmıştır bu nispeten küçük azalarımız. 1500 litre kanın 180 litrelik sıvısı süzülür böbrek süzgeçlerinden. Zararlı maddelerden temizlendikten sonra 180 litrenin %99’u böbreklerden tekrar kana emilir. Emilmeyen %1’lik kısmı yani 1.5 litresi ise idrarımızı oluşturmaktadır. Bu yüzdede küçük bir oynama büyük farklar oluşturacaktır. Süzülen sıvının %99’u yerine %90’ı emilirse, bu günlük yaklaşık 20 litre idrar çıkarmamız anlamına gelir ki, bu takdirde hayatımız oldukça güçleşecektir.

Şekil 1: Böbreğimizin damar ağı

 

Bu dengeyi sağlayan birçok mekanizma dizayn edilmiştir. Beynimizde suyun tuz konsantrasyonunu algılayan hücreler bu konsantrasyona göre susama merkezini uyarır ya da susturur, salgıladıkları hormonla böbrekten su emilimini azaltır ya da artırır. Böbrek tüplerinin kendi hücreleri de benzer mekanizmalarla su dengesine hizmet eder. Böbrek üstü bezi ve kalpteki özelleştirilmiş hücreler de seyirci kalmaz bu incecik dengeye.

Bu noktaya kadar sarf ettiğimiz cümleler karışık görünse de, aslında böbreğe yalnızca yukarıdan bir bakıştır. Özetin özetidir. Böbreğin mikroskobik (ve elektron mikroskobik) boyutuna inildiğinde nefrologların bile anlamada zorlandıkları mekanizmalar devreye girmektedir.

Çünkü işin içerisinde sadece su emilimi yoktur. Hayatımızın devamı için belirli konsantrasyon aralıklarında tutulması hayati önem taşıyan sodyum, potasyum, klor, kalsiyum ve hidrojen gibi onlarca iyon, su ile beraber atılır ve emilir. Mikro düzeye inildiğinde (şekil 2: tek bir böbrek hücresinin ve hidrojen dengesi için çalışan pompa, enzim ve kimyasal reaksiyonlarının temsili resmi) muhteşem bir kimya laboratuarı görünmeye başlar. Birbiri içine girmiş ince ölçüler, hayatın idamesi için düzenlenmiş emniyet mekanizmaları ve farkında olmadan vücudumuzda işleyen çarklar bu laboratuarın arkasında hikmetli bir Kimyageri görmek isteyen gözlere işaret etmektedir. Görmek istemeyenler ise, ister istemez göremedikleri hücrelere bu akıl almaz ilmi yüklemek ya da ‘doğa’ ismini taktıkları sanal güce ‘sığınmak’ zorunda kalmaktadırlar.

Şekil 2: Tek bir böbrek hücresinin ve hidrojen dengesi için çalışan pompa, enzim ve kimyasal reaksiyonlarının temsili resmi