TR EN

Dil Seçin

Ara

Yeniden Diriliş Röprodüksiyon mu?

Sanat terminolojisinde bir sanat eserinin kopyasının yapılmasına röprodüksiyon adı verilir. Aslında röprodüksiyon yeniden yapım anlamına da gelir. Genellikle ünlü ressamların eserleri kopya edilir. Çok eski zamanlardan beri usta ressamların resimleri çıraklar ve öğrenciler tarafından kopyası yapılarak incelikleri anlaşılmaya ve öğrenilmeye çalışılır. 

Günümüzde bile röprodüksiyon, sanat eğitimi verilen kurumlarda özelikle üniversitelerin güzel sanatlar fakültelerinde sanat eğitiminin bir parçasıdır. Ayrıca sanat severler bazı ünlü resimlerin kopyalarını yüksek ücretler vererek sipariş etmekte ve yaptırmaktadırlar.

Dünyanın pek çok büyük müzesinde ünlü tabloların kopyalarını yapan ressamlarla karşılaşabiliriz. Bu sanatçılar müzeden aldıkları izinle bizzat eserin orijinaline bakarak röprodüksiyonunu yapabilmektedirler. 

…

Öğrencilere soruyorum, sizlere de sorayım: Bir sanat eserini ilk defa yapmak mı daha zordur, yoksa kopyasını yapmak mı? 

Daha önce benzeri hiç yapılmamış orijinal bir sanat eseri yapmak, yani özgün bir tasarım yapmak tabi ki daha zordur. Bir sanat eserini düşünmek, tasarlamak, kurgulamak ve ortaya koymak, doğum yapmak gibi sancılı bir süreçtir. Yeni bir eser ortaya koyabilmek için fikir ve duygu dünyasında çok çaba sarfetmek gerekir.

Oysa bir sanat eserinin kopyasını yapmak söz konusu olduğunda, bu çok zor değildir. Hatta bunun için çok yetenekli olmaya bile gerek yoktur. 

Eskiden bilgisayar ve teknolojik imkanların olmadığı zamanlarda bile bir resim, karelere ayrılmış bir şablon yardımıyla santim santim kopya edilebilmekteydi. Hobi olarak sanatla uğraşanlar, lise öğrencileri, hatta ortaokul öğrencileri bile pek çok ünlü resmin kopyasını kolaylıkla yapabilmektedirler. 

Sanat tarihine mal olmuş ve müzelerde sergilenen bir eserin her bir milimetre karesini yan yana dizilmiş askerler gibi düşünelim. Bir ordunun ilk defa düzenlenmesinde erleri yan yana uyumlu bir şekilde dizmek ve yanaşık düzen eğitimi vermek ki buna acemilik diyorlar işin en zor kısmıdır. Herkes yerini öğrendikten sonra bu askerler bir düdük sesiyle istirahate dağılsalar, ardından yine bir düdük veya boru sesiyle tekrar kolayca aynı düzende toplanabilirler. 

Kâinat da bütün güzellikleriyle büyük bir tablo, yani bir sanat eseridir. İlahi bir fırçanın eseri ve yaratımıdır. Kıyamet kopsa ve her şeyin atomları dağılsa bile onları başlangıçta ilk defa tasarlayan ve bir araya getiren sonsuz ilahi ilim ve kudret, bir ol emriyle onları yeniden bir araya getirebilir ve bütün canlıları kolayca diriltebilir. Ki, İlahi sıfatlar mutlak olduğundan, zorluk yoktur. Güneşin bir aynayı aydınlatması ile tüm gezegeni aydınlatması arasında fark olmaması gibi. Allah (cc) için zorluk yoktur. Bir baharı yaratmak, bir çiçeği yaratmak kadar kolaydır; çünkü ilmi mutlak ve kudret-i mutlak vardır. Her şeyi bir defa yaratan; ikinci defa da yaratacaktır.