TR EN

Dil Seçin

Ara

Ah O Ağrı

Ah O Ağrı

Ah vücudumdaki ağrı!

Sen gelmeden ne de rahatmışım meğer. Bilememişim o rahatlığın sağlığın kıymetini. Hep öyle sürecek zannetmişim gâfilâne. Hor kullanmışım sanki taştan demirdenmiş gibi.

Oysa ne kadar da naif, narinmiş o latif aletler. Bilememişim; sen gelmeden önce. Sahiplenmiş yüklenmişim var gücümle, unutmuşum emanet olduğunu; emanetin değerini, kıymetini, sorumluluğunu. Unutmuşum nasıl muamele edileceğini; sen gelmeden önce.

Ah vücudumdaki ağrı!

Daha dün kendinden emin, başına geleceklerden habersiz hoyratça kullanıyordun vücudunu. Her işi bir çırpıda halledivereceğini sanıyordun, garantin varmış gibi. İşte ne oldu! O sahiplendiğin çok güvendiğin aletler seni yarı yolda bırakıverdi.

Hem bundan ruhun, kalbin de yara aldı. Pişmanlıklar fayda etmedi. Daha yapacak çok işlerin vardı. Belki de gelecek bir aylık programın doluydu. Sen geldin, hepsi de öylece kalakaldı.

Oysa senin bedenin makine değildi. Hoş makine de bozuluyor haddini aştığında talimata uymayınca. Gördün mü bak! Sen de unutuverdin, yüklendin de yüklendin. Yıktın! Viran ettin! Ezildin altında.

Oysa emanetin sahibine itimad edip yükünü gemiye bırakabilirdin. Kavuşurdun ondaki huzura, rahatlığa.

Ah vücudumdaki ağrı!

Sen geldin uyandırdın beni, açtın dimağımı.

Hoş geldin sefa geldin.