6 Yazı Nur Sena

Yazar Profili »

O da oda

Ağustos 2019, 512 246 Görüntülenme Eklenme Tarih: 24 Temmuz 2019 21:59 Nur Sena

 

“Dokunsalar dağılırdı” demiş şair. “İyi pişmiş kurabiye gibi kalbimiz!” Sonrası yok. Öncesi de yok ki. Bir kez söylenmiş, öylece bitmiş. Sözünü bırakmış gitmiş şair.

 

Tadı arttıkça, un ufak olmaya hevesleniyor ân. Dokunmaya kalmadan

dağılıyor. Çaresiz; kala kalıyoruz. Ürkek. Tedirgin.

 

Yoksa ân dağılmasın diye mi mekâna özenilir? Serin kapta birikir belki diye vaktin suyu, uzunca süre oturulacak koltuklar mı hazırlanır? Dökülmesin diye ân’ın sırrı, solmasın diye ‘şimdi’nin yüzü, odalara yaşanmışlık tozu mu serpilir?

Hiç kırılmasın diye bakışların aynası, duvara eski çerçeveler mi asılır? Pencerelerden loş ışıkların süzülmesiyle, anların kırgınlığı mı avutulur?

 

“Sadece bir gölgelenme yeri dünya” dediğinden beri ‘kutlu yolcu’nun çok gölgeler geçti yeryüzünden. Çok ışıklar vurdu yâr yüzüne. Geldi geçti hepsi. Odalarda sonsuz vuslatın provası denendi. Olmadı. Olamadı. Sonunda, en sonunda Söz’ün kalbi açtı odayı çaresizlere.

 

Oda ki, hepten ışık… O da hep bahar… Oda ki, hep oturup kalınası. O da bin huzur adası:

“Velâ havfun aleyhim, velâhum yehzanûn…” “Korku yok onlara; hüzünlenmeyecekler

de…”

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Göz-gez-arpacık

Fotoblog

Devamı »

O da oda

Fotoblog / Fotoğraf: Tuba Özçelik

Devamı »

Düğmeler ve İlikler

Düğmeler ilikleri doldurur. İliklerin nasibidir. İki yakayı bir araya getirmek içindir. Şöyle bakınca avare düğmelere, “Niye buradasınız?” diye sorasım geldi. “Sizi bekleyen ilikler var, bir araya getirilecek yakalar var!”

Devamı »

Âh’lar Merdiveni

Fotoblog

Devamı »