87 Yazı Prof. Dr. Fatih Satıl

Yazar Profili »

Meşe Palamudu Mucizesi

Mart 2016, 471 1740 Görüntülenme Eklenme Tarih: 10 Aralık 2019 17:52 Prof. Dr. Fatih Satıl

 

HEPİMİZ ilkokul yıllarındaki bu meşhur türkü sözlerini hatırlıyoruzdur:

“Kestane, gürgen, palamut

Altı yaprak, üstü bulut

Gel sen burada derdi unut.”

İşte bu yazımızda muhteşem büyüleyici görüntüsü ile ülkemizin en yaygın ağaç türlerinden birisi olan Meşe ağacı ve meyvesi palamuttan söz edeceğiz.

Dünyada 400 kadar türü bulunan Meşe ağacının anavatanı; Anadolu, İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Pakistan’dır. Türkiye’de ise 18 türü doğal yayılış gösterir.

Meşe ağacının meyvesine halk arasında palamut denir. Palamut esas olarak, pelit ve kadeh (kupula) olmak üzere iki kısım olarak yaratılmıştır. Pelit, silindirik şekilli, takriben iki cm uzunluğundaki yapı, kupula ise peliti taşıyan 2-6 cm çapında kadeh şeklindeki yapıdır.

 

Meşe palamudunun kullanıldığı yerler

 

Meşe palamutları, antik çağlardan beri insanlar tarafından dericilik ve boyacılıkta kullanılır. Yüksek tanen içeriği ve diğer özellikleri nedeniyle sepileme (tabaklama) maddesi olarak, büyük baş hayvanların derilerinin, özellikle de kösele ve üst derilerin işlenmesinde kullanılır.

Ayrıca, Meşe palamudu meyvesinin zengin protein içeriği nedeniyle eski zamanlardan beri insan ve hayvan gıdası olarak da iyi bir rızık olmuştur. Zengin bir protein ve lif kaynağıdır.

Kabuğu soyulduktan sonra kavrulmuş olan palamut, toz edilerek kahvesi de yapılır.

- İçerdiği tanenler, gallik asit, ellagik asit, nişasta ve şeker gibi etken maddelerden dolayı çeşitli hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır.

- İçerdiği tannik asit (tanen) nedeniyle kuvvetli bir ishal kesicidir.

- Kadeh ve tırnakların toz haline getirilerek hazırlanan sulu ekstraktı bal, şeker ve diğer tatlandırıcılarla tatlandırılarak çocuk ishallerini kesici şurupların imalinde kullanılır.

- Mikrop öldürücü ve kanama durdurucu özelliğinden dolayı açık yaralarda tozu faydalıdır.

- Damarları büzücü etkisinden dolayı basurda kullanılır.

- Çörek otu ile birlikte şeker hastalığına karşı iyi gelir.

Bunların dışında; Kan şekeri seviyesini düzenleyicidir. Zengin bir mineral kaynağıdır. İçerisinde; kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, manganez, sodyum, bakır ve çinko bulunur. Ayrıca B12, B6, folat riboflavin, tiamin ve niasin açısından zengindir.

 

Meşe ve sincap yardımlaşması

 

Âlemler Rabbinin güzel hikmetiyle, sincap ile meşe arasında enterasan bir yardımlaşma kurulmuştur. Bir bitkiyle, akılsız ve şuursuz bir canlı arasında süregelen bu mükemmel organizasyon, düşünen insanların imanına katkı yapan çok güzel bir tefekkür tablosudur.

Meşelerin neslinin devamı için palamutların toprak altında uygun çimlenme koşullarında kalması gerekir. Sincapların ise kış için gıdaya ihtiyaçları vardır.

Tohumların yayılma mekanizmalarının, bitki türüne göre değişik olduğunu daha önceki yazılarımızda söylemiştik. İşte meşe palamutlarının dağıtılmasında da sincaplar çalıştırılır.

Sonbaharda palamut tanecikleri ağaçtan düştüğünde bu çalışkan kemiriciler onları toplar ve daha sonra yemek amacıyla farklı yerlere gömerek depo ederler. Palamutlar böylece filizlenme dönemi olan bahara kadar soğuk kış dönemini toprağın altında geçirirler. Bu şekilde bir canlının rızkı temin edilirken, diğer canlının da neslinin devamı sağlanmış olur. Bu organizasyon, k‚inattaki yardımlaşma kanununun bir örneği ve göstergesidir.

Sincap için meşe palamutlarının bir başka yararı daha vardır aslında:

Rızka muhtaç olan canlılara yeryüzünü bir sofra yapan sonsuz merhamet sahibi Allah (cc.), palamutları sincaba rızkın ötesinde faydalı da yapmıştır. «ünkü ön dişleri devamlı uzayan sincabın, palamutları kemirmesiyle dişleri gereken boyda kalır. ¬lemler Rabbi, palamut ve cevizleri bu hikmetle sert kabuklu yaratmış ve bu sevimli hayvanlara rızk olarak takdir etmiştir.

 

Kaynaklar:

1. Baytop, T., Türkiye’de Bitkilerle Tedavi, ISBN:975-420-021-1, İstanbul, 1999.

2. Salihoğlu H., Meşe ve Sincap Yardımlaşması, 1986.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Adını Hz. Meryem’den Alan Şifalı Bir Bitki: Biberiye

Bilimsel adı Rosmarinus officinalis olan bu şifalı bitki, halk arasında yaygın olarak Biberiye ve Kuşdili adlarıyla bilinir. “Rosmarinus” terimi Latince’de “deniz şebnemi” anlamına gelir. Avrupa’da ise bitkisinin Hz. Meryem ile ilgili efsanelerinden olsa gerek, biberiye bitkisine “Rose of Mary” denilmiş ve literatüre de “Rosemary” olarak geçmiştir.

Devamı »

Hekimlerin Piri, Filozofların Üstadı, Meşhur Dâhi İbni Sina

İbn-i Sina, 980 yılında günümüz Özbekistan’ında yer alan Buhara yakınlarındaki Afşana kentinde doğmuştur. Olağanüstü bir zekaya sahip olduğu için daha 10 yaşındayken Kur’an-ı Kerîm’i ezberlemiş, felsefe, edebiyat, matematik, tıp gibi çeşitli alanlarda bilgisiyle hocalarını bile geçmeyi başarmıştır.

Devamı »

Kargalar Çöp Topluyor / Zararlı Kimyasallar Yerine Hayvanlar Kullanılabilir

Fransa’da insanların çevreye karşı duyarlılığını artırmak isteyen bir hayvanat bahçesi, özel olarak eğitilen altı akıllı(!) kargaya sigara izmariti ve çöp toplatmayı amaçlayan bir proje geliştirdi.

Devamı »

Canlılar Dünyasının En “BABA”ları

Babalar, annelere göre biraz daha ciddi olmakla birlikte, çocuklarına karşı da annelerinden daha ilgisiz bilinirler. Fakat bazı canlı türlerinin babaları tüm dünyaya örnek olacak cinstendir. Babalar Gününe özel olarak o babalardan birkaç örnek verelim:

Devamı »