71 Yazı Banu Yaşar
Psikolog/Psikoterapist

Yazar Profili »

Kendi Hikayemizi Sevmek

Haziran 2016, 474 342 Görüntülenme Eklenme Tarih: 13 Aralık 2019 19:51 Banu Yaşar

 

'Her yaşın ayrı bir güzelliği var' diyor şarkılar...

Çoğu zaman, içinde bulunduğumuz yaşı değil de, ya geçmişteki çocukluk zamanlarını ya da geleceğin henüz gelmemiş günlerini hayal edip, içinde bulunduğumuz anın farkına bile varamıyoruz. Bir şeyleri beklerken geçen zamana da ömür diyoruz sanırım. Arada geçen vakitler, hayatımıza uğrayan insanlar ve olaylar, bu kayıp zamanların garip yolcuları olarak belli belirsiz çekip, gidiyorlar...

Halbuki, her verilen ve her gelen kendi hikayesiyle geliyor, kendi yazgısıyla uzaklaşıyor hayatımızdan...Çoğunu fark edemiyoruz bile, biz dertlenip, şikayet ederken ne gelişlerini, ne de gidişlerini görebiliyoruz...

Farkındalık genellikle ikinci yarıda başlıyor. Kum saatinin tersine dönmesiyle, tekrar süre veriliyor. Orta yaşlarda, adeta hayata bakış açın, duyguların, korkuların ve hayallerin değişiyor. Bir geç kalmışlık paniği yaşıyorsun, yüreğinin ta dibinde...

Yetiştirmen gereken ne çok şey var aslında... Her şey eksik ve yarım gibi geliyor. Oysa ne çok şey öğrendin, hikayen tam da okunacak kıvama geldi. Belki eskisi kadar güçlü ve cesur değilsin, karar almak o kadar kolay gelmiyor sana, ama yüreğin daha iyi seçiyor iyi ve kötüyü, kokusunu çok uzaklardan alıyorsun masumiyetin ve iyiliğin...

Sen adını koymasan da, yüreğin hissediyor, alacağı yarayı da, yaşayacağı acıyı da... Artık daha bilerek, daha görerek yaşıyorsun hayatı. Kendini daha az kandırıyorsun... Bir karar aldığında yürüyeceğin yolu eskisinden daha iyi seçebiliyorsun. Önündeki çukura düştüğünde ya bilerek düşüyorsun ya da oradan çıkman artık yıllarını almıyor...

Kendine daha çok gülüyorsun, arızalı taraflarını daha çok kabulleniyorsun, her halin daha sevimli geliyor sana. Kendinle savaşmayı bırakıp, ona karşıdan değil, yakından bakmayı öğreniyorsun. Tanıdık bir ses gibi, eskiden kalma bir dost gibi, güvenilir, samimi ve daha gerçek olduğunu hissediyorsun.

İçindeki sesi susturmak yerine, onunla tanışmayı, onu dinlemeyi ve anlamayı öğreniyorsun... Üstünü örttüğün, sıkıca kapattığın duyguların ve düşüncelerin, eskisi kadar korkutmuyor seni... Doğal halinle ve hesapsızca kendin olabildiğinde, kaybetme korkusu olmadan duygularını söylemenin inanılmaz hafifliğini yaşıyorsun. Kendini eskisinden daha değerli, daha özel hissediyorsun... Yaradan'la baş başa olduğunu, nazının ancak O'na geçtiğini ve O'nun seni çok sevdiğini, hiç yalnız bırakmadığını, senden hiç vazgeçmediğini fark ediyorsun...

Gerçekten de her yaşın ayrı bir güzelliği var. Yaşadığımız her anın, o anda yanımızda olan sevdiğimiz insanların, konuştuğumuz konuların ve kurduğumuz hayallerin hepsi çok değerli.

İnşallah bunu fark edenlerden, kendi hikayesini bilerek ve severek okuyanlardan oluruz.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bu Günlerde Neyi Tüketiyorsunuz?

Devamı »

İnsanlar Değil, İmajlar Dolaşıyor Sokaklarda / Olduğun Gibi Görünmek

Kişilik, insanın bütün ilgi, yetenek, konuşma biçimi, tavır, görünüş ve çevresine uyum biçiminin özelliklerini kapsar.

Devamı »

Yüz Çizgileri Ne Söyler?

“Elli yaşına geldiğinde herkes hak ettiği bir yüze sahip olur...” diyor, George Orwell. İlk okuyuşta çarpan bir cümle, biraz korkutan, biraz ürperten, hatta gidip aynaya baktıran cinsten... Neden elli yaşına geldiğinde, neden yirmisinde, otuzunda değil de, elli yaşına gelince hakettiğimiz bir yüze sahip oluruz. Neden başka bir kelime yerine hak etmek kelimesini kullanır George Orwell?

Devamı »

Aranızda Cennetin Rüzgarları Essin

Eş olmak yeni bir elbise giymek gibi, yeni bir rol ekler hayatımıza... Eskiden birinin kızı, oğlu, kardeşi, torunu, arkadaşı, teyzesi iken artık çok daha derin ve kalıcı bir isim eklenir. Hayatımız boyunca yeni isimler yeni etiketler alır ve bu duruma alışmaya çalışırız.

Devamı »