TR EN

Dil Seçin

Ara

Bahar Duası

Bahar sabahları...

 

Yazarından imzalı bir kitap almak için, nice zahmetlere katlanıp, kitap fuarlarına gidenler, bu mevsimde, şu “bahar fuarında,” yollarda sıra sıra dizili “ağaç standlarında” sergilenen ve illâ ki, okumamızı bekleyen, hem de “yaratanından imzalı” çiçek denilen mektupları ve kitapları görmeden ve okumadan geçmiyorlardır inşaallah...

...

Bahar sabahları... Gül kokularıyla uyanmak... Nedir bu baş döndürücü güzellik... Nedir bunun sırrı... Nedir Rabbim? Her şey açık, her şey gizli... Bir tuhaf bilmece var... Bu her gördüğümüzde gizli...

***

Bu bahar son baharımız olabilir... Yaşayan her fani her bahara böyle baksa, böyle görse ne kaybeder? Hiçbir şey! Tam tersi belki de kazanır...

***

İçimizin girip çıktığı nice iklimden daha fazla ümit ve daha fazla neşe soluduğu bu sabahlar Rabbimizin özel bir lütfu hepimize...

Şükür için kelimeler yetmez... Şükür dolu bir kalp gerek.

Bizim yaşta olanlar kıymetini daha iyi bilirler sanırım. Bilmeliler...

Çünkü; “Ol bir bahara kim öle, kim kala..” Her bahar, son bahar olabilir...

***

Ey göz güzel bak! Son defa bak, belki bir daha göremezsin... Giderken dön bir daha bak... Tam köşede dur bir daha bak.. Bu rüzgâr böyle esmeyecek, bu güneş her zaman böyle doğmayacak, bu bahar belki de yolculuk var.. Zaten an be an yolcusun da..

***

Neler neler geçer insanın aklından.. Ama ne dizlerde derman var artık, ne de gönüllerde ferman… Olsun... Baharda bu tatlı heyecan da ayrı bir nimet, ayrı bir tecelli… Kaçırmayalım bari, bunu da es geçmeyelim… Baharın salâvatıdır güller… Geçerken bahar dallarının arasından, salâvatla geçelim… Duâlarla geçelim…

***

Bir yolcu geçiyor fani bir yol, yolcu... Baharın içinden… İçinden de; baharın kokusunu duyarak… Ey bahar, hoş geldin! Ey bahar, Hak’tan fermanla geldin. Ey bahar, Rahman’dan atiyyeler, hediyeler getirdin.

Ne diyelim? Kalpler dolusu şükürler ve hamdler olsun sana Rabbim. Bizi bir bahara daha eriştirdiğin için... İçimize bu duyguyu koyduğun için...

İçi gülmeden, dışı gülemiyor insanın...

***

Sen güldürmezsen, Sen sevindirmezsen kimse gülemez, kimse sevemez Allahım..

Baharına şükürler, baharlarda gönderdiğin o her biri dünyalar kadar değerli hediyelerin için binler şükürler olsun Sana ey Rabbim, ey Allahım!

Bu sabah çiçek açmış pembe beyaz bir bahar dalını, şöyle nazikçe tutacağım ve dudaklarımı uzatıp bir buse konduracağım... “Hoş geldin dünyamıza, hoş geldin bahar dalı...

Ey Rahman’dan bize uzatılan bahar hediyesi, hoş geldin” diyeceğim.

***

Bir vazoda bir çiçek ne kadar güzel duruyorsa, insanın içini ne kadar açıyorsa, bahar saksısındaki çiçek açmış her bir ağaç da öyledir şimdi.

Bahar sofralarının başına ancak böyle bir çiçek yakışırdı zaten.

Hoş geldin ey bahar, hoş geldin..

Rahman’dan armağan olan, ey bahar hoş geldin...

***

Rabbim, uzattığın bu çiçekli muhteşem dallar, meyvelerinin de ne kadar güzel olacağının işareti. Çiçeği bu kadar güzel olanın meyvelerinin nasıl güzel olacağını yarın, siz düşünün varın...

Ya da bir dalını nazikçe tutup konuşun. Kim bilir? Onun size, sizin ona belki de söyleyeceğiniz bir şeyler vardır.

Belki de bu bahar son baharınız, belki de konuştuğunuz o dal, son çiçek açmış dal olabilir.

***

Rabbim, her bir baharına, çiçek açmış her bir ağacına, o dallarda şakıyan kuşlarına, Rahmetini alkışlayan o lâtif seslerin arasına, ben de katılıp nihayetsiz rahmetini, ben de terennüm etmek istiyorum. Onların kendi dilleriyle yaptıkları hamd ü senaları ben de Sana takdim etmek istiyorum. Ne olur, kabul buyur bu fani, bu aciz ve fakir kulundan da... Bu sonsuz hediyelerine karşı duâlarını ve şükürlerini... Ne olur, kabul buyur yâ Hannân, yâ Mennân!

***

Ey yeryüzünün bu mevsimdeki en güzel süsü! Ey çiçek açmış dallar! Duâya, niyaza durmuş ayaktaki güzeller! Belli ki kıyamdasınız, en âhenkli kıvamdasınız. Ayakta alkışlıyorsunuz Rahmân’ın size taktıklarını... Sizin elinizle bütün âleme gösterdiği bu eşsiz güzellikleri ilâna memursunuz. Görevinizi eksiksiz ve en güzel şekilde yapıyorsunuz. Biz de şahidiyiz bunun. Rabbim, onlarla beraber hamdediyoruz, onlarla beraber şükrediyoruz Sana…

***

Belli ki bu güzelliği herkes görsün istiyorsun, sadece yerde, çimenlerin üzerinde değil, sadece bağ ve bahçelerde değil, her yerde...

En yüksek ağaçların üzerinde, herkese göstermek istiyorsun.

Belli ki, bir değil bin hikmetin ve muradın var Senin.

Belli ki, nasıl bir Rableri var, nasıl bir Rahmân olan Yaratanları var... Bilsin, görsünler istiyorsun…

Kemal ve cemalini; en lâtif bir yüzde ve en muhteşem bir şekilde, yüzünde gözü bulunan herkese, bütün âleme göstermek istiyorsun...

Bu bahar sergilerindeki o en muhteşem, o en dakik ve o en ince hakikatleri görenlerden biri de ben olurum inşâallah…

***

Fark etmek serbest, herkes için bu imkân var...

Madem iman var... Öyleyse o imandan ve o imkândan azamî istifade etmek için haydi yollara…

Düşelim hep beraber... Bahar denen misafir, bizi çiçeklerle karşılamaya gelirken, biz de dilimizde duâlarla ve salâvatlarla onu karşılamaya çıkalım.

Baharın salâvatıdır güller...

***

Konuşalım; çiçek açmış dallar ve ağaçlar üzerinden Rabbimizle...

Rahman olan Rabbimizle...

Ondan bize daha yakın kim var ki, kim olabilir ki...

Çiçek açmış her dal, Rahman’dan bize bir merhabadır...

***

Ey insan! Rabbinle konuşmak istiyorsan, sesini duyurmak istiyorsan işte sana bir fırsat daha… Bu bahar ve bu çiçekli dallar… Ne diyorsun de… Ne diyeceksen de… Şimdi hepsi, pürdikkat seni bekliyorlar… Söz senin… Konuş onlarla, konuş Rabbinle, o çiçekli dalları vesile kılıp... Ben de meraktayım, bakalım ne diyeceksin?

***

Ey yeryüzünü tebessümüyle süsleyen, renklendiren ve neşelendiren çiçekli bahar! Rabbimizin güzel isimlerine, güzel ayinedarlık ediyorsun. Rabbim, bu güzelliği görecek bir göz ve hissedecek bir kalp verdiğin için Sana hamdediyorum… Bu dünya bensiz de olabilirdi. Çok şükür, iyi ki yaratmışsın… Ve yarattığın her bir şey ile, beni de, varlığından haberdar etmişsin. Sonsuz hamdler, sonsuz şükürler olsun Sana ey Rabbim...

Es-salâtü ve’s-selâmü aleyke yâ Rasûlallah.

Baharın çiçekleri adedince hamdüsenalar ve salât ü selâmlar olsun inşaallah.