51 Yazı Serdar Çınar

Yazar Profili »

Satır Arkası

Eylül 2014, 453 126 Görüntülenme Eklenme Tarih: 13 Nisan 2020 20:41 Serdar Çınar

 

OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANMAK İÇİN, OKUMAK GEREK!

Bilgiyi arzulamak ve bilgiye ulaşınca keyif almak, temel motivasyon kaynağıdır okumak için. Kitap okumak kolay bir süreç değildir aslında, aktif çaba ve dikkat gerektirir. Zihninizi alıştırmanız gerekir kitap okumaya.

Çocukların sınırsız hayal dünyasını iyi kullanan oyun ve çizgi film yapımları, görsellik zengini ekranlar, haksız bir rekabet oluşturdu kitaplara karşı. İlginç olan ise, tüm zamanların en çok okumasını yapıyor çocuklarımız. Gözler ekranda, sürekli okuyorlar, ancak okunan kitap değil.

Aslında, toplum giderek akademik ve entelektüel bilgiden uzaklaşıyor. Kısa, yorum gerektirmeyen, zihni yormayacak, taraflı metinleri okuyor insanlar. Bilgiye kolay ulaşmanın rahatlığı ile araştırmadan, sorgulamadan, kaynağı sağlam olmayan metinlere yöneliyorlar hemen.

Araştırmalar evde her gün belli bir süre kitap okunmasını sağlayan ailelerin çocuklarında, uzun vadede kitap okuma oranının daha fazla olduğunu söylüyor. Erken yaşta çocuklara, uykudan önce 5-10 dakika kitap okumanın, hafızalarında önemli yer tuttuğu ve ileri yaşlarda kitaba yönelimi artırdığı bilinmekte.

Çocuk odalarına, sadece ders kitaplarının değil, diğer kitapların da olduğu kitaplık koyalım. Kitapçılarda önce onların kitaplarını kendilerinin seçmelerine izin verelim.

İnsan kitap okudukça daha güzel okur, daha güzel okudukça okuduklarını daha iyi anlar, okuduklarını anladıkça da okumaktan zevk alır.

Kitaplar sadece kitaplık bölümünde değil, salonda, mutfakta, yatak odasında, her yerde olsunlar. Haftanın 4-5 günü kitap okuma saatimiz olsun evimizde. 20-30 dakikalık bu kısa süreler, kitapla muhabbeti artırmaya yeter. Ya herkes sevdiği bir kitabı okusun ya da hep birlikte ortak bir kitap okunsun. Önce çocuğunuz okusun siz dinleyin, sonra siz okuyun o dinlesin. Ailece yapılan en güzel paylaşımdır kitap okuma saatleri. Baskı ve tehdit ile değil, sevdirerek, alıştırarak, merak uyandırarak özendirelim okumaya.

           - Mücahit Öztürk

 

***

Eğer dikkatli olmazsanız, medya sizin mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise sevmenizi sağlar.

           - Malcolm X

 

...

Dünyanın neresinde ve her kimden her kime karşı olursa olsun, bütün zalimleri lanetliyor; bütün zulümleri kınıyoruz.

 

***

''BURALARIN EN MEŞHUR LEBLEBİCİSİ KİM?''

Prof. Dr. Ömer İnan, bir seyahat esnasında Çorum'a uğramış. Rastgele bir leblebiciye girmiş. Ve orada güzel mi güzel bir sürpriz yaşamış. Şöyle anlatıyor:

Rastgele girdiğim bir leblebiciye laf olsun diye sordum:

''Beyefendi, buranın en meşhur leblebicisi kim?''

Cevap olarak makul bir cevap vereceğini beklemiyor, geçiştirici bir cevap vereceğini umuyordum. Çünkü görüntü itibariyle kendisinin iş yeri oldukça havalı idi. Kendilerinin olduğunu ima etmesini bekliyordum. Öyle olmadı...

''Filan yere gidin. Orada filan leblebicisi var. İşte orası, Çorum'un en meşhur leblebicisidir!'' diyerek orayı tarif etti.

Bu esnafın dürüstlük ve samimiyetine hayran kaldım ve leblebileri de oradan aldım. 

Ne kadar beğenmeyenlerimiz olsa bile, benim memleketimin insanları güzeldir. Aramızda, beklenen davranışları göstermeyenler olsa da, genetik olarak iyidir.

           - Prof. Dr. Salih Şimşek'in naklettiği bu hatıra Anadolu insanının genlerine kadar işlemiş o peygamberî ahlâkın ne güzel bir örneği. O dürüst esnaf, doğruyu söylemekle hem bir şey kaybetmemiş, kazanmış; hem de bize böyle bir hatıra kazandırmış... Helal olsun böyle insanlara...

 

***

Bir cahil, çene zoruyla bir bilgeye üstün gelirse hayret edilmez. Çünkü taştır, bir inciyi kırmaktadır.

           - İbrahim Tenekeci

 

***

Huzur ve sevinci Allah'tan isteyin. Size ancak O, kalbinizin istediği şeyi verebilir.

           - Dr. A. Carrel

 

***

DİŞİ ASLANIN PİŞMANLIĞI

Bir dişi aslan avladığı ceylanı yerken karnında yavrusu olduğunu fark eder.

Yavruyu, ölmüş ceylanın karnından çekip çıkarır; ama iş işten geçmiştir, yavru çoktan ölmüştür. Dişi aslan, ölmüş yavruyu yere koyar ve ağır adımlarla kenara çekilip yere uzanır.

Fotoğrafları çeken fotoğrafçı, aslanın uzun süre hareketsiz kalmasından şüphelenir ve sonunda cesaretini toplayarak aslanın yanına yaklaşır. Fakat görür ki, dişi aslan da ölmüştür.

Ölüm sebebini anlamak için dişi aslanın karnını yaran veteriner, onun ölüm nedeninin kalbinin patlayarak parçalanması olduğunu tespit eder.

Masum bir yavrunun ölümüne sebebiyet vermiş olmanın üzüntüsüne yüreği dayanamayan bir aslan...

Bir yanda insan kılığındaki canavarlar; bir yanda canavar suretinde, fakat duyguları olan bir kalp taşıyan canlılar... Demek, insan olmak için, suretten daha fazlası gerekiyor.

Bu dişi aslan, gerçekten aslan yürekli imiş.

 

 


Eylül 2014, 453 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Satır Arası

Satır Arası Şubat 2020

Devamı »

Satır Arası

Satır Arası Ağustos 2019

Devamı »

Satır Arası

Satır Arası

Devamı »

Satır Arası

Satır Arası Haziran 2019

Devamı »