14 Yazı Prof. Dr. Ali Alaş

Yazar Profili »

Ayuverda Tıp Sisteminde Bal

Eylül 2014, 453 139 Görüntülenme Eklenme Tarih: 13 Nisan 2020 20:54 Prof. Dr. Ali Alaş

 

Yeryüzünde balın kullanımı 8000 yıl öncesine kadar gitmektedir. Taş devrindeki mağaralarda yer alan çizimlerde bal biriktiren insan figürleri yer almaktadır. Bu konuda pekçok çizim bulunmuştur. Bunlardan birisi de doğu İspanya’daki Bicorp’ta yer alan Arana mağarasındaki çizimlerdir. Günümüzde ise 2004 istatistik verilerine göre dünyada 1,380,822 ton bal üretilmektedir. Bunun %5’i Türkiye’de üretilmektedir.

Arıların çiçek nektarlarını alarak ürettikleri bal, insanlar için çok önemli doğal enerji kaynağıdır. Balın muhtevası bitki çeşitliliğine ve arı türüne göre değişebilir. Balın %75-80’i karbonhidratlar (monosakkaritler ve disakkaritler, trisakkaritler ve oligosakkaritler), %17-20 su ve %1-2’si mineral ve organik maddelerden oluşmaktadır. 

Sayısı en az 200 civarında olan organik maddeler amino asitleri, enzimleri, proteinleri, organik asitler, pigmentler, fenolik maddeler, vitaminler, uçucu bileşikleri de içermektedir.  Protein içeriği %0,5’den daha az olan balın mineral oranı %0.04–%0.2 arasındadır. Bu oran, arının nektar aldığı bitkinin yetiştiği toprak tipine göre değişim gösterebilir. Major elementler K, Na, Ca, Mg ve Mn iken, minör (çok az miktarda bulunan) elementler Fe, Zn, Cu, Se ve Rb olarak belirlenmiştir. Mineral ve fenolik maddeleri (bu maddeler balın biyolojik aktivitesi ile ilişkilidir) yüksek oranda içeren ballar genellikle koyu renklidir. Balın kalitesinde renk indeksi en önemli faktörlerden birisidir.

Bu denli maddeleri balın içerisine gayet hassas ölçüler ile koyan, bir arının küçücük kafasına kâinat bahçesindeki çiçekleri tanıyacak ve ekser envaıyla münasebetdar olacak ve bal gibi hediye-i rahmeti bize sunacak ve dünyaya geldiğinde hayat şartlarını bilecek bir istidadı ve kabiliyeti yerleştiren Zât elbette bütün kâinatın Hâlık’ı olabilir.

Ayuverda tıp sistemi Hindistan’ın alt kıtasında ortaya çıkan antik bir sağlık sistemidir. Günümüzde Hindistan, Nepal ve Sri Lanka’da uygulanmaktadır. Bu sistemde bal, çeşitli hastalıkların tedavisinde yüz yıllardan beri kullanılmaktadır. Ayurvedik tıbbın önceliği hastalığı önleme, sağlığı koruma ve tedavi şeklindedir. Ayurvedik tıpta balın çeşitli hastalıklarda kullanımını şöyle özetleyebiliriz:

 

Akciğer hastalıkları ve solunum yolu hastalıklarında bal

Öksürük, üşütme ve bronşial astım ile bronşit gibi solunum yolu hastalıklarının tedavisinde bal çok önemli bir yer tutmaktadır. Ayuverda tıp sisteminde balın üzerinden geçirilen hava akımının solunması ya da balın süt veya su ile birlikte tüketilmesi önerilmektedir. Solunum yolu hastalıklarında bir veya daha fazla yıl tüketilmesi tavsiye edilmektedir.

Literatürlere göre bir gram karabiber tozu ile karıştırılmış bal ve yine eşit oranda zencefil içeren karışımın günde en az üç defa tüketilmesi astım tedavisine yardımcı olduğu belirtilmektedir.

 

Bal ve anemi

Bir bardak ılık su içine bir çay kaşığı limon suyu ile bir iki çay kaşığı bal karıştırılarak dışkılamadan önce içilmesi ishalin tedavisinde önemli sonuçlar vermektedir. Bu karışım, kanı saflaştırmaya, bağırsakları temizlemeye ve yağ oranını düşürmeye yardımcı olmaktadır.

 

Balın deri ve dermatolojide kullanımı

Ayurveda tıp sisteminde yara ve yanıkların tedavisinde de balın iyileştirici özelliklerinden faydalanılmaktadır. Antiseptik ve yara iyileştirici özelliğe sahip olan bal, yara ve çıbanların iyileştirilmesinde de oldukça etkilidir. İyi bir antioksidant madde olan bal, cilt bozulmalarını restore etmekte ve cildin genç ve diri görünümüne yardımcı olmaktadır.

Güçlü doğal bir antioksidant ve antimikrobial özelliklere sahip olan bal, ciltteki nemi muhafaza ettiğinden cilt bakımı ve tedavisinde önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü, güneş ışınlarının hasarından koruyarak cildin dinçlik ve tazeliğine yardımcı olur.

 

Bal ve uykusuzluk

Balın hipnotik özelliği nedeniyle yüzyıllardan beri uykusuzluk tedavisinde kullanılmaktadır. Yatmadan önce su ile birlikte tüketildiğinde (bir bardak su içine 2 çay kaşığı bal) uykusuzluk problemine çare olduğu ifade edilmektedir. Çocuklarda bal tüketiminden sonra uyku probleminin ortadan kalktığı ifade edilmiştir.

 

Bal ve göz hastalıkları

Ayurvedik tıp sisteminin uzun tarihi incelendiğinde çeşitli göz hastalıklarında doğal balın kullanıldığı dikkati çekmektedir. Trahom, konjunktivit gibi hastalıkların ve olgunlaşmamış kataraktın tedavisinde doğal baldan faydalanılmıştır. Ancak bu tedavi şeklinin steril şartlarda bu konuda uzman olan kişiler tarafından uygulanması önemlidir. Çünkü gözümüz mikroorganizmalara karşı çok hassas bir organımızdır.

 

Bal ve yaş

İleri yaşlarda bal vücuda enerji ve ısı vermesi bakımından önemlidir. Balgamın kurutulması ve vücudumuzdan salgılanan mukusun temizlenmesinde balın önemli rolü vardır. Bu amaçla, kaynatılıp ılık hale getirilmiş bir su bardağı su içine iki çay kaşığı bal karıştırılarak ılık halde içilmesi tavsiye edilmektedir.

 

Bal ve ağız hastalıkları

Ağız ve ağız boşluğu sağlığının korunmasında bal çok değerli öneme sahiptir. Diş ve diş etlerine günlük olarak uygulandığında onların daha sağlıklı ve temiz olmasına yardımcı olan doğal bir bakım ürünüdür. Çünkü, diş diplerinde tartar oluşumunu önlemekte ve diş çürüklerinin oluşumunu engellemektedir. Antiseptik özelliği nedeniyle diş üzerinde zararlı mikroorganizmaların gelişimini durdurmakta, diş etlerinde kan dolaşımını hızlandırarak sağlıklı olmalarına katkıda bulunmaktadır. Ağız boşluğundaki ülserleri iyileştirmekte, ağızdaki kötü kokuların oluşumunu engellemektedir. Bal şerbeti (ballı su) ile gargara yapılması gingivit (diş eti iltihabı) ve diş eti inflamasyonlarında tedavi edici özelliğe sahiptir.

 

Bal ve pediatri

Bal ve saf tereyağı eşit oranlarda karıştırılıp yeni doğmuş bir günlük bebeğin diline uygulandığında bağışıklık sistemini uyarmaya yardımcı olmaktadır. Ayrıca çocuklarda bal sedatif (uyutucu) etkiye sahip olup, altını ıslatan çocuklarda da tedaviye faydalı olmaktadır.

Görüldüğü gibi Ayuverdik tıp sisteminde baldan çeşitli hastalıkların tedavisinde faydalanılmaktadır. Bu bakımdan koruyucu hekimlikte balın ne denli önemli olduğu anlaşılabilir. Yeter ki bal doğal ve gerçek olsun.

 

 

Kaynaklar

1- Laïd Boukraâ (2014). Traditional Herbal Medicines for Modern Times, Honey in traditional and modern medicine. Edited by Laïd Boukraâ. CRC press. Taylor and Franchis Group. 462pp.

2- Nursi, B. S.; Lem’alar; Otuzuncu Lem’a; Beşinci nükte; 5. Remiz.

3- http://tr.wikipedia.org/wiki/Ayurveda#.C3.96zelli.C4.9Fi (28-05-2014).

4- www.fao.org

 

 


Eylül 2014, 453 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Eğitim Sistemimizde Eksik Olan Nedir?

Birçoğumuz, gözümüz önünde her an gerçekleşip, tazelenen bazı hadiselerin çoğu zaman farkında bile olmuyoruz. Çünkü, okullarda okuduğumuz kitapların hiç birisinde bu farkındalığa dikkat çekilmemektedir.

Devamı »

Kum Sinekleri Mikrocerrahi Uzmanı Mı?

Kum sinekleri uzunlukları 5 mm’den küçük narin yapılı kan emici hayvanlardır.

Devamı »

Kurban Eti Tüketiminde Gözümüzden Kaçanlar

Kurban kesiminde nelere dikkat edilmeli?

Devamı »

Helal ve Sağlıklı Gıda Eğitimi

Helal ve sağlıklı gıdalar ile beslenme konusunda farkındalık oluşturulabilmesi ancak Müslüman toplumların her ferdinin şuurlu olması ve bu konuda bilinçlenmesi ile gerçekleşebilir. Çünkü sağlıklı nesiller yetiştirmemiz ancak helal ve sağlıklı gıda tüketimi ile mümkün olabilir.

Devamı »