ARAMA SAYFASI

Deniz Kimin İse, Balıklar Da Onundur

Deniz Kimin İse, Balıklar Da Onundur

Allah’ın kelam sıfatının eseri olan Kur’an-ı Kerim, Rabbimizi tanıtıp tek yaratıcı olduğunu ifade ettiği gibi, kudret kitabı olan kâinat ve içindekiler de Allah’ın bir olduğunu ders veriyor, ilan ediyor.

 

Allah’ın kelam sıfatının eseri olan Kur’an-ı Kerim, Rabbimizi tanıtıp tek yaratıcı olduğunu ifade ettiği gibi, kudret kitabı olan kâinat ve içindekiler de Allah’ın bir olduğunu ders veriyor, ilan ediyor. Gözümüzle gördüklerimizden, aklımızla anladıklarımızdan hareketle, ilmen ve mantıken de tasdik ediyoruz ki, Allah birdir. Bu kâinat ve içindeki eserlerin bir elden çıktığını, varlıklar arasındaki uyumdan, birbirinin ihtiyacına cevap vermelerinden ve şuursuz oldukları halde el ele verip beraber çalışmalarından anlıyoruz.

Kâinat hadsiz sahifelerden oluşan büyük bir kitap gibidir. Bu kitap bize Rabbimizi tanıttırıyor, isim ve sıfatlarını okutturuyor. Şimdi bu büyük kâinat kitabının denizler sayfasının bir satırındaki ‘balık’ kelimesine kısaca bakalım, Rabbimizin isimlerinin mühürlerini görüp, sanatkârlığını anlamaya çalışalım.

 

 

Suya uygun şekil ve yapı

Su, havadan yaklaşık 800 kat daha yoğundur. Bu yoğun ortamda bir cismin hareket etmesi çok fazla enerji gerektirir. Bundan dolayı balıklar, suda sürtünmeyi azaltıp hareketi kolaylaştıracak en ideal yapıda yaratılırlar. Denizaltı ve uçakların şekillerinin balığa benzetilmesi de bu yüzdendir. Balıkların suda yaşamaya ve harekete en uygun, mükemmel şekil ve tasarımları, Fettâh (her yarattığına uygun bir şekil açan, suret veren), Musavvir (yarattıklarına güzel şekil ve suretler veren), Alîm (herşeyi hakkıyla bilen) isimleriyle Âlemler Rabbini akleden kullarına tanıtıyor.

Daha da dikkat edersek sadece şekil değil daha ince ayrıntılar da dikkatimizi çekiyor. Yoğun olan suda yüzme sırasında sürtünmeyi azaltmak ve hareketi daha da kolaylaştırmak için balıkların derileri kaygan bir salgı ile de kaplanmıştır. Bu ise suyu da balığı da tasarlayan ilmi ve iradeyi, Mukaddir (yarattıklarına lâyık oldukları sıfat ve özellikleri takdir eden), Rahmân (yarattıklarının rızıklarını ve her türlü ihtiyacını yerli yerince veren) isimleriyle bizlere tanıtıyor.

 

Suya uygun solunum sistemi

Bizim solunum sistemimiz, özellikle akciğerlerimiz havayı solumak için tasarlanmıştır ve hava içerisindeki oksijeni almaya uyumludur. Balıklarda ise öyle bir solungaç yapısı vardır ki, tam su içindeki erimiş oksijeni alabilmek için tasarlanmıştır. Suyun oksijen oranı havanın oksijen oranından yaklaşık 30 kat daha azdır. Ancak yine de balık zorlanmadan hayatını suda devam ettirir. Çünkü 1 kg büyüklüğünde bir balığın solungaç yüzeyi yaklaşık 10.000 cm2 büyüklüğündedir ve su içindeki erimiş oksijeni çok iyi alabilecek bir yapıda yaratılmıştır. Bu ise apaçık gösteriyor ki, suyu da balığı da yaratan zât, balık solungacını da suya uyumlu yaratmaktadır. Bütün bu birbirine tam uyum içindeki işlerin ve eserlerin tesadüfen meydana geldiğini iddia etmek ise, tesadüfçülerin ve tabiatçıların ya göremediklerini, ya düşünemediklerini ya da başka bir ard niyetleri olduğunu gösterir.

 

 

Deniz suyunu içmeye uygun sistem

Ne kadar susuz kalsanız da sakın deniz suyu içmeyin. Çünkü susuzluğunuz daha da artar. Bizdeki sistemler tatlı suyu içmeye elverişli yaratıldığından, fazla alınan tuzu vücudumuzdan etkin şekilde atamayız. Denizlerdeki balıklar ise hep tuzlu su içtikleri halde, bundan hiç zarar görmezler. Çünkü fazla tuzu solungaçlarındaki özel tuz atıcı sistemle atarlar. Bu şekilde deniz balıklarının solungaçları, tuzlu suda yaşamaya uygun olarak tasarlanmıştır. Yani denizleri tuzlu yaratan Allah (cc.), içindeki mahlûkları olan balıkları bu tuzdan zarar görmeyecek sistemlerle donatmıştır. Böylece bizlere de tuzlu denizlerden tuzsuz balıkları rızık olarak verip, Rezzak (mahlûkatının tüm ihtiyaçlarını yaratan) isminin bir cilvesini en tatlı şekilde gösterir.

 

Dinlenmek için özel tasarım

Derin denizlerde hareket halindeki balıklar için, su içinde uzanıp dinlenecek bir yer yoktur. Onları dinlendirecek bir vücut yapısı balıklara verilmemiş olsaydı bu gerçekten onlar için bir ıstırap olurdu. Fakat yarattıklarının ihtiyaçlarını bulundukları ortama göre en uygun şekilde veren Allah, balıkları için de yorulduklarında dinlenecek sistemler yaratmıştır. Yani balıklar da dinlenirler. Nasıl mı?

Balıklara şişme bot benzeri öyle bir hava kesesi verilmiş ki; balık, hava kesesini hava ile doldurup boşaltarak vücut yoğunluğunu su yoğunluğuna göre dengeliyor ve su içinde hiç enerji harcamadan askıda kalarak dinlenebiliyorlar. Buradan da açıkça görüyoruz ki, Âlemlerin Rabbi, ister denizde olsun ister karada, hiçbir mahlûkunu ihmal etmeden yaşaması için ihtiyacı olan herşeyi veriyor, ilmini, sanatını ve merhametini böylece gösteriyor.

 

 

Suyun yoğunluğu da içindekiler için ayarlanmış

Su haricindeki hemen tüm maddelerin katı hali, sıvı halinden daha yoğundur ve yoğunluğu sıcaklıkla ters orantılıdır. Yani madde ne kadar soğutulursa, yoğunluğu o kadar artar, ne kadar ısıtılırsa yoğunluğu o kadar azalır. Örneğin katı demir sıvı demir içinde batar. Ancak bu kanunun sadece bir istisnası vardır; bu kanun su için tam tersi olarak uygulanır.

Su buz olunca sıvı haline göre hacmi yaklaşık olarak %10 artar. Böylelikle buz, sudan daha hafif olduğundan, suda batmamakta ve sucul sistemler üsten donmaya başlamaktadırlar. Eğer suya da diğer maddeler gibi bir özellik verilse idi; donan su batacak, sular alttan donmaya başlayacak ve sucul sistemler tamamen donarak sularda yaşam bitecekti. Halbuki hava ne kadar soğuk da olsa donan buz, göl ve deniz üstünde kalır, artı olarak hava ile suyu yalıtım işlevi görür. Buzun altında kalan suda ise, hayatın devam edeceği şartlar korunmuş olur.

Acaba tüm maddelerin aksine yalnızca su için işletilen bu özellik hiçbirşeyi tesadüflere vermenin imkânsız olduğunu göstermiyor mu? Elbette gösteriyor; fakat görüp düşünenlere…

 Diğer maddelerin aksine suda geçerli olan bu kanun suda hayatın devamını sağlamak içindir. Öyle ise; “deniz kimin ise, içindekiler de O’nundur” diyor ve Âlemler Rabbinin sanatı karşısında hayranlığımızı bir kez daha ifade ediyoruz.

 

 

Kaynaklar

1. Hoar ve ark. The physiology of Fishes, 2nd edition, ISBN: 0849384273

2. Heath A.G. Water pollution and fish physiology, ISBN-13: 978-0873716321