ARAMA SAYFASI

Hayvanlarda İletişim

Hayvanlarda İletişim

Hayvanlar âleminde iletişim için çeşitli yöntemler kullanılır. Bu yöntemler, ses, koku, hareket, renk, ışık, hatta kimyasal salgılar şeklinde olabilir.

 

 

Kur’an-ı Kerim’de Hz. Süleyman’a verilen hayvanların dilinden anlama kabiliyetinden bahsedilmiştir.

“Süleyman Davud’a mirasçı oldu ve dedi ki: Ey insanlar bize kuşların dili öğretildi.” (Neml Suresi, 16)

“Karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca dedi ki: Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin.” (Neml Suresi, 18)

Buradan hareketle insanoğluna diğer hayvanların da iletişimlerini inceleme kapısı açılmıştır. Böylece bazı bilim adamları hayvanlarda iletişim konusuna el atmışlar.

Hayvanlar âleminde iletişim için çeşitli yöntemler kullanılır. Bu yöntemler, ses, koku, hareket, renk, ışık, hatta kimyasal salgılar şeklinde olabilir. 

 

SESLE İLETİŞİM

 

 

Ses mesajları, böcekler, kurbağalar, kuşlar ve balinalar gibi bazı hayvanlarda önemlidir.

Hayvanlarda, duyguların diğer bireylere ifade edilebilmesi için çeşitli sesler çıkartılır. Bu seslerin her biri, taşıdıkları farklı anlamlara ve çıkarıldıkları farklı zamanlara göre değişik özelliklere sahiptir.

Örneğin, kendisini tehlike altında hisseden ve bunu duyurmaya çalışan bir hayvanın sesi oldukça yüksek bir frekansta çıkacaktır.

 

Kendi alanından bir yabancıyı uzaklaştırmak isteyen bir hayvanın sesi ise, oldukça gürültülü ve mümkün olduğunca ürkütücü olacaktır. Hayvanların iletişim amaçlı olarak çıkardıkları seslere, çoğunlukla birtakım hareketler veya mimikler de eklenir.

Kuyruğun çeşitli şekillerdeki konumu veya sallanması, bakışların, kulakların ve ağzın şekli veya daha kompleks vücut hareketleri, çıkarılan seslerin anlamlarını tamamlayıcı niteliktedir.

Özellikle sürüler veya koloniler halinde yaşayan hayvanlarda, çıkarılan farklı sesler sayesinde grup içinde ve gruplar arasında iletişim sağlanır. 

 

SADECE DİL YETMEZ

 

 

Hayvanların  çıkardıkları sesler, sadece ağızdan çıkartılan sesler ile kısıtlı değil. Örneğin çoğu böcek türü, farklı vücut bölgelerinin birbirine sürtülmesi ile çıkartılan sesler yardımıyla haberleşir. 

Üreme dönemlerinde şişirilip indirilen ses keseleri, kurbağaların çıkardıkları sesleri kuvvetlendirir. Bu tip seslerin, doğal olarak bizim kurduğumuz cümleler gibi uzun anlamları yoktur. Sadece “Beni rahat bırak!”, “Burası benim alanım!”, “Düşman geliyor!”, “Besin buldum!” veya “Yardıma ihtiyacım var!” gibi, hayatta kalabilmeleri için gerekli, belirli, temel anlamlar taşırlar.

Tabii, bu seslerin uzun anlamlar taşımadığı fikri, sadece insanların düşüncesi. İnsanlar bu kadarını keşfetti diye, hayvanlar bu kadarla sınırlı demek değil. Kim bilir, belki de aklımıza bile gelmeyecek şeyler konuşuyorlardır:

“Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin.” (Neml Suresi, 18) 

 

Bazı  durumlarda ise, farklı amaçlar için sesler çıkartılır. Örneğin yarasalar, görme yetenekleri oldukça zayıf olan gözlerinin açığını kapatabilmek için, uçarken çok tiz sesler çıkartırlar ve bu seslerin kendilerine geri dönüşüne göre, etraflarında bulunan cisimleri algılarlar.  

 

DİĞER İLETİŞİM YOLLARI

 

 

Biz insanlar hani hep söyleriz, iletişim kurmak için dilimizi kullanırız ama vücut dili de çok önemlidir diye…

Meğer hayvanlar âleminde de aynısı geçerliymiş. Onlar da sadece seslerle değil, aynı zamanda diğer metotlarla da haberleşiyorlarmış.

Hayvanların bir kısmı bir çeşit mors alfabesi ile konuşuyor. Birçok balık türü de yaydıkları elektrik sinyalleriyle haberleşirler. Pek çok sayıda tatlı su balığı zayıf elektrik sinyalleri yayar. Bunlarla karanlıkta yollarını bulur ve birbirleriyle haberleşirler.

Yaşayan hayvan çeşidi kadar lisan çeşidi mevcuttur. Her hayvan türü, kendine has bir dil ile anlaşılır.

Sinyali alan hayvan, bunun hangi anlama geldiğini anlayarak harekete geçer. Haberleşmenin aynı cins hayvanlar arasında olması, kısa ve öz olması önemlidir. Haberleşmede sinyaller; cinsel çağrı, korunma, rakibini tehdit etme, birbirini tanıma, besinin yerini bildirme, tehlikeyi haber verme gibi maksatlarla kullanılır.

Böceklerin çoğu, vücudun eğe şeklindeki bir kısmını cisme vurarak, kas yardımı ile bir zarı titreterek ses çıkarırlar. Ateş böceği gibi hayvanlar da ışık sinyalleriyle haberleşirler.

Böcekler, suda yaşayan omurgasızlar ve memeliler gibi birçok hayvan grubunda, kimyasal salgılar da mesaj olarak kullanılır. 

 

BALIKLAR DA İLETİŞİM KURAR

 

 

Son zamanlara kadar balıklar dilsiz sanılırdı. Fakat yapılan araştırmalar birçok balığın yüzgeçleri, dişleri, kemikleri, yüzme keseleri, solungaç veya kaslarıyla ilginç sesler çıkardığını gösterdi.

Amazon Nehri’nin sularında kuşlar gibi cıvıldayan, trampet çalan, tabanca ateşi veya köpek hırlamaları gibi sesler çıkaran balıklar vardır.

İşitme organları “labiren” denen bir kapsül içinde bulunan iç kulaktır. Bununla sudaki ses titreşimlerini işitirler. 

 

ÇEŞİTLİ İLETİŞİM ÖRNEKLERİ

 

 

Kuzusunu kaybeden koyun, meleyerek yavrusunu arar.

Geyikler bir tehlikenin varlığını ayaklarını hızla yere vurarak arkadaşlarına duyururlar.

Tavşanlar da, kızgınlık veya alarm işareti vermek için arka ayaklarını sertçe yere vururlar.

Yunuslar, su altında çeşitli sinyaller çıkararak haberleşirler.

Kuşların çoğu, öterek; leylek, gagasını takırdatarak hemcinsleriyle anlaşır.

Miyavlamak, kişnemek, havlamak, böğürmek, çeşitli hayvanların lisanıdır.

Kunduzlar, geniş ve yassı kuyruklarını tehlike durumunda suya çarparak çıkardığı seslerle arkadaşlarını uyarırlar.

Bir geyik, kuyruğunu aniden kaldırıp beyaz kısmını göstererek yavrusuna “Beni takip et!” demek ister.

Tropik bölgelerde yaşayan “ağaç karıncaları,” ağaç kabuklarına ve yapraklara vurmak suretiyle ağaçtan ağaca birbirleriyle konuşurlar.

Ağaç galerilerinde yaşayan böcekler başlarını sert zemine vurarak haberleşirler. Eski mobilya ve ahşap eşyalarda bazen koro halinde başlarını vurmaya başlarlar. Ev sakinleri de “Ne oluyor yahu? Hırsız mı girdi acaba?” diye düşünür…