TR EN

Dil Seçin

Ara

Kök Hücre Tedavileri / Bir Hücreden Her Şeyi Yapan Kim?

Kök Hücre Tedavileri / Bir Hücreden Her Şeyi Yapan Kim?

Günümüzde bazı hastalıkların tedavisinde insan vücudunda bulunan bazı özel hücreler kullanılmaktadır ki bu hücrelere kök hücre adı verilir.

Bir yetişkin insan; 206 adet kemik, 640 adet kas ve 220 çeşit hücreden ve sistemlerden meydana gelmiş son derece karmaşık, ama birbiriyle tam uyum içinde çalıştırılan bir yapıda yaratılmıştır. İnsan vücudunda 100 trilyon hücre vardır. Bunlar, döllenmiş bir hücre olan Zigot adlı hücrenin mucizevi değişimiyle yaratılır. 

Normal vücut hücreleri çoğalırlar ama bazıları da hiç çoğalmaz. Mesela sinir, kas, alyuvar ve üreme hücreleri çoğalmazlar. Karaciğer hücreleri gibi bazı hücreler ise normalde bölünmez fakat yaralanma veya hücre ölümü gibi sebeplerle kaybedilen hücrelerin yenilenmesi için bölünecek şekilde yaratılmışlardır. Kemik iliği ve embriyo hücreleri ise sürekli ve hızlı bölünürler. Bir görevi yapmak üzere özelleşmiş hücreler bir başka hücre tipine de dönüşmezler.

Günümüzde bazı hastalıkların tedavisinde insan vücudunda bulunan bazı özel hücreler kullanılmaktadır ki bu hücrelere kök hücre adı verilir. 

 

Nedir bu kök hücreler? 

Bunlar vücudumuzda bütün doku ve organların yapımında kullanılan ana hücrelerdir. Henüz farklılaşmamış olan bu hücrelere sınırsız bölünebilme, kendini yenileme, organ ve dokulara dönüşebilme yeteneği verilmiştir. Onlar aldıkları sinyale göre farklı hücre tiplerine dönüşebilecek yapıdadırlar. Farklılaşma özelliklerine göre veya elde edildikleri yere göre farklı isimlerle anılırlar. Mesela erkeğin spermi ile kadının yumurtası birleştiğinde, yani döllenme meydana geldiğinde oluşan hücre (zigot) da tek başına tüm organizmayı meydana getirebilecek genetik bilgiye ve yeteneğe sahip bir kök hücredir.

Normal Döllenme

 

Blastosist

 

Yumurta hücresine mikroenjeksiyon

 

1- Embriyonal kök hücreler, genellikle günümüzde tüp bebek ünitelerinde elde edilirler. Döllenmeden sonraki ilk 4 gün içinde oluşan hücrelerin her biri birer kök hücredir ve her bir hücre ayrı bir organizmayı şekillendirebilecek yeteneğe sahiptir. 5. günden sonra meydana gelen blastosist adı verilen hücre kümesinden alınan hücrelerin her birisi embriyonal kök hücresidir. 

Embriyonal kök hücrelerin telomerleri çok uzun olduğu için çok uzun süre çoğalabilirler. Hatta laboratuvar ortamlarında iki yıldan fazla yaşatılabilirler.

 

2- Kordon kanı kök hücreleri: Kordon kanı, kök hücreler açısından oldukça zengindir. Bebeğin doğumundan sonra plasenta tarafında kalan kandır, bebek doğar doğmaz, kordon kesildikten sonra ilk 10 dakika içinde kordondan alınır. Alınan kordon ve kordon kanı 26 saat içerisinde laboratuara gönderilir ve özel yöntemlerle işlenir, uygun şartlarda dondurulur ve Kordon Kanı Bankası’nda buharlı azot tankı içerisinde saklanır. Dondurulmuş olan bu değerli kök hücreler, gerektiğinde çözülerek kullanılır. Bunların saklanması yalnızca sahibi için faydalı değildir; toplum sağlığı için bazı hastalıkların tedavisinde de kullanılabilir.

 

 

3- Kemik iliği kök hücreleri: Kemik iliğinde hücrelerin %1- 0,1’i kök hücre ve öncülleridir. Kemik iliği, kemiklerin içinde yer alan süngersi dokudur. Kemik iliğinde, kanınızda dolaşan kan hücrelerini ve enfeksiyonlara karşı savaşan bağışıklık hücreleri üretilir.

Kemik iliği kök hücrelerden zengin olduğu için kök hücre nakillerinde ilk kullanılan kaynak olmuştur. Leğen kemikleri en fazla kemik iliği içerir ve bunlarda yüksek sayıda kök hücre bulunur. Bu nedenle, kemik iliği naklinde en çok leğen kemiğinden alınan hücreler kullanılır. Toplanan ilik filtre edilir, özel solüsyon içeren torbalara konur ve sıvı azot içinde dondurulur. İlik kullanılacağı zaman normal ısıya getirilir ve tıpkı kan naklinde olduğu gibi alıcıya verilir. Kök hücreler alıcının kemik iliğine giderler ve süreç içinde kan hücrelerinin yapımına başlarlar.

 

4- Kan kök hücreleri: Kök hücreler sadece kemik iliğinde değil daha az miktarda dolaşan kanda da bulunurlar. Bunlara periferik kan kök hücreleri denir. Günümüzde değişik ilaçlarla bu kök hücre sayısını artırmak ve bunları toplamak mümkündür. Günümüzde kök hücre naklinde en çok kullanılan yöntemdir.

Bu hücreler herhangi bir vericiden alınabilirler. Kemik iliğinin fazla sayıda kök hücre üretmesini sağlamak için önce büyüme faktörü Neupogen (Filgrastim) isimli bir iğne cilt altına günde iki kez uygulanır. Bu ilaç kemik iliğini hızlı bir şekilde yeni beyaz kan hücreleri üretmesi için uyarır. İlaç başlandıktan 4 gün sonra kan sayımı ve kök hücre sayısı tayini yapılır. Sonuçlar doğrultusunda yeterli kök hücre toplanabilecekse, kan yoluyla kök hücre toplama işlemi (Aferez) başlar. Kan yoluyla kök hücre toplama işlemi her gün 4-6 saat kadar sürer. Kan, koldaki geniş bir damardan alınarak içindeki kök hücreler ayrıştırılır. Toplanan kök hücreler steril koşullarda bazı koruyucu maddeler katılarak dondurulur. -80 °C donduruculara veya sıvı azot tankına konarak -196 °C’de (sıvı nitrojen) çok uzun yıllar saklanabilir.

 

Kemik iliğinden kök hücre toplama

 

Kök hücrelerin saklandığı sıvı azot tankları

 

4- Yağ dokusu kök hücreleri: Önceleri kök hücreler sadece kemik iliğinden alınıyordu. Kemik iliğine iğne batırmak, biyopsi yapmak, bu az miktarda alınabilen hücreleri haftalarca çoğaltmak riskli bir işlemdi. Son yıllarda öğrenildi ki, kök hücreler yağ dokusunda kemik iliğinden 500 kat fazla miktarda varmış. 

Hücre öldürmeden yapılan liposuction’dan (yağ emme) elde edilen hücrelerin içinden kök hücreler özel bir yöntemle ayrılır ve tedavide kullanılır. Bu yöntem daha ziyade estetik amaçla plastik cerrahide kullanılıyor. Yanık veya trafik kazası gibi durumların sebep olduğu izler veya hareket kısıtlılıkları, romatizmal hastalıkların neden olduğu cilt erimeleri veya yaraları, diyabetik ayak yaraları bu yöntemle tedavi ediliyor.

Günümüzde kök hücre tedavisi kan hastalıkların tedavisinde yoğun biçimde kullanılmaktadır. En çok Lösemi, Lenfoma, Aplastik anemi, Orak hücreli anemi, Talasemi, Multip Myelom gibi hastalıklarda kök hücre nakli yapılmaktadır. İnmelerde, omurilik yaralanmaları, ALS, Alzheimer ve Parkinson gibi sinir sistemi hastalarında deneysel çalışmalar yapılıyor.

Kök hücre tedavileri, mevcut diğer yöntemlerin tıkandığı noktalarda bazen umut olabilmektedir. Her hastalığın tedavisi kök hücreyle olmuyor. Bazı hastalıklar bu yöntemle tedavi edilecek bazıları için de yeni yöntemler aramaya devam edilecektir. Derdi veren çareyi de verecektir. Çünkü bir hadiste şöyle denilmektedir:

“Ey insanlar tedavi olunuz. Çünkü yüce Allah şifasını vermediği hiçbir hastalık yaratmamıştır.” 

Evet bir hastalıktan tedavi olurken şifa verenin kim olduğunu düşündüğümüz gibi, döllenmiş bir hücreden çoğaltarak akıllı, şuurlu ve ruh taşıyan bir canlı olmamızı kim takdir etti ve bize mesajı ne, onu da düşünelim!

Bir hücreden sizi inşa edeni tanımak istemez misiniz?