TR EN

Dil Seçin

Ara

Ekolojik Faktör Olarak Orman Yangınları

Televizyon ve gazete haberlerinden duyduğumuz kadarıyla geçtiğimiz yaz, binlerce hektar orman kül oldu. İlgililer, “ciğerlerimiz yanıyor” diyerek insanları bu konuda duyarlı olmaya çağırdılar. Bir kısmımız “biz zaten yanmışız” gibisinden arabesk jargonlarla bu feryadı duymamazlıktan gelirken, bir kısmımız da bu olağanüstü yeşilliklerin göz göre göre yanıp kavrulmasından samimi acılar duydu. Elinden gelenler, yapılabilecek ne varsa yapmaya çalıştılar. Orman yangınları elbette telafisi çok zor kayıplara yol açtı. Ama yaşanan her hadisede olduğu gibi bununda iyi ve kötü tarafları vardı. Bir ekolojik faktör olarak ele alındığında orman yangınlarının faydalı yönleri bulunabiliyordu.

 

Yaygın kanaatin aksine tabiatta yangınlar, insanın sebep olduğu tamamen sun’i bir faktör değildir. Ayrıca yangınların daima da insana zarar verdiği söylenemez. Yangınlar, birçok kara ekosistemlerinde önemli bir çevre faktörüdür ve insanın çevresini kontrol etmeye çalışmasından çok önce de tabiatta zaten önemli bir faktör olmuştur. Sınırlı olmakla beraber insanın yangınları kontrol altında tutması mümkündür ve bu sebeple de bu faktörün objektif bir zihniyetle iyi bir şekilde incelenmesi lüzumludur. Nisbeten basit olan bu çevre faktörünü kendi menfaatimiz için kullanmayı öğrenemezsek, yağış ve benzeri çok kompleks olayları kontrol etmeye çalışmamızın bir mânâsı yoktur.

Yangın, incelediğimiz diğer faktörler gibi, hem sınırlandırıcı, hem de ayarlayıcı bir faktördür. Sıcak veya kurak bölgelerle iklimin sıcak ve kurak geçmesi hallerinde önem kazanır. Bu bölgelerde mevsim mevsim veya periyodik olarak meydana gelen küçük yangınlar, diğerlerinin zararına bazı türlerin devamını sağlayan bir baskı unsuru olur. Böyle bölgelerdeki birçok tabii organizma toplumları varlıklarını ve zenginliklerini yangınlara borçludur.

Yangın ekonomik kıymeti olmayan bu bitki türünü silip süpürdüğü zaman çok gür bir çayır örtüsünün ortalığı kapladığı görülür. Bu halde çayır, sadece yangına karşı adapte olmuş bir canlı tipi olmayıp yangının olmaması halinde gelişip çoğalan çalı tipindeki çöl bitkilerine karşılık insan için çok daha kıymetli bir unsurdur. Eğer insan çalı toplumunu yangına karşı korursa, ekonomik olarak daha az arzu edilen bu bitki örtüsünü değiştirmek için, yangının yaptığı işi yapacak başka bir şey aramalıdır. Bu maksatla kimyasal maddeler etkili olabilir. Fakat bu maddeler, kontrollü yakmaya nazaran çok daha pahalıdır.

Bu sahada yapılması gereken şüphesiz daha çok iş vardır. Bununla beraber kurak veya sıcak bölgelerde, bakteri ve mantarların ayrıştıramayacağı kadar fazla miktarda bulunan kurumuş bitkisel malzeme yığınlarının, yani bitkisel döküntünün ihtiva ettiği mineral besin maddelerini açığa çıkarmak için yangın etkili bir rol oynamaktadır. Bu sebeple yangın geri devir mekanizmasını hızlandırarak, üretimi arttırabilir. Afrika’daki av hayvanları sürüleri ile California geyikleri, periyodik yangınlar sonunda, arazinin bir çayır örtüsü ile kaplanması sonucu hayatlarını çok daha kolaylıkla devam ettirip çoğalabilmektedirler. Bundan başka periyodik olarak meydana gelen küçük yangınlar, arazi üzerinde toplanmış bitkisel döküntü yığınını minimumda tutarak büyük yangınların çıkmasını önlemektedir.

Vahşi orman yangınları büyük ve istenilmeyen yangınlar sınıfına girer. Burada hemen hemen bütün canlı topluluğu mahvolur. Dikkatsizlik sonunda insan bu tip kurbanlar verdiğinden, halkın orman yangınlarının önlenmesi hususunda eğitilmesi gerekir. Tabiatta insan, yangına sebep olmaktan şiddetle kaçınmalı, fakat yetişmiş (eğitilmiş) kişiler eliyle ilmi şekilde kullanılması halinde yangının faydalı bir alet olabileceğini de bilmelidir.