6 Yazı Prof. Dr. Sefa Saygılı

Yazar Profili »

GIDIKLANMAK ÜZERİNE

Aralık 2017, 492 460 Görüntülenme Eklenme Tarih: 25 Ocak 2018 16:43 Prof. Dr. Sefa Saygılı

Çocuklarda keşfediciliği, üreticiliği veya yenilikçiliği geliştirmede ailenin neler yapabileceği konusunda kaynakları gözden geçirirken; anne-baba çocuklarıyla oyun oynamalı, onlara sorular sormalı, karşılıklı hikâyeler anlatmalı, yiyeceklerin tadına bakıp birbirlerine tarif etmeli gibi tavsiyelerin yanında gıdıklamaktan da söz edilmesi bana ilginç geldi. Çünkü ben de tanıdıkların küçük çocuklarıyla iletişim kurarken gıdıklamakla daha çabuk ısınma olduğunu hep müşahede ederdim.

Cildimizin altında, dokunma veya sıcak-soğuk gibi etkenlere maruz kalma durumunda, beyni uyaracak milyonlarca küçücük sinir uçları bulunmaktadır. Bu sinir uçlarını bir başkası parmağı veya bir tüy ile hafifçe uyardığında, sinir sistemimiz aracılığıyla beynimize mesaj gönderirler ve böylelikle gıdıklanma hissi ortaya çıkar.

Eşler birbirini ya da ebeveynler çocuklarını hafifçe gıdıkladığında bu hoş bir duygu oluşturur, arada sıcaklık oluşmasına sebep olur ve ilişkiler için fayda verir. Ebeveynle yavru arasında iletişimin gıdıklama ile güçlendiği düşünülüyor. Bu yüzden gıdıklama aynı zamanda bir sosyal bağlanma mekanizmasıdır.

Gıdıklama ile kan basıncı artar, nabız ve kalp atışı hızlanır, beynin uyanıklığı fazlalaşır. Gıdıklanmanın fiziksel olduğu kadar psikolojik etkileri de vardır.

Ayrıca gıdıklamakla, karşı tarafın boyun ve kaburga gibi vücutlarının hassas bölgelerini koruma refleksi geliştirilmiş olmaktadır.

Yine tenimizde gezen canlıyı fark etmemiz ve zarar vermeden uzaklaştırmamız da yaşadığımız gıdıklanma benzeri histen dolayıdır.

Ancak unutmamalıdır ki, hafif ve rahatsız etmeyecek boyutta olduğunda komik ve güldürücü olan gıdıklama, aşırıya kaçıldığında zararlı olabilecektir. Böyle bir durumda ise faydalı değil, tam aksine insanlar arası bağların zayıflamasına, hatta iletişimin kopmasına bile sebep olabilir. 

Gerçekten gıdıklanma çok ilginç, açıklaması zor bir hal olsa da sosyal bağların oluşmasına ve kuvvetlenmesine katkıda bulunan, bize bahşedilmiş harika bir insani özelliğimizdir.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Büyüleyen Rahmet: Su

Dünyada su her yerde karşımıza çıkar ve büyüleyici özellikleri kendini bize neredeyse sayısız şekillerde gösterir. Başka elementlerle birleşen, onlardan ayrışan, maddenin üç haline (katı, sıvı ve gaz) dönüşebilen dünyamızın suyu hayati özelliktedir.

Devamı »

Su Dünya'ya Nasıl Geldi?

Uzaydan dünyaya bakıldığında yeryüzünün yüzde 70’inin okyanuslarla kaplı olduğu görülür. Peki, su Dünya’da nasıl var oldu ya da nereden geldi? Neden diğer gezegenlerde su yokken, Dünya’mızın dörtte üçü sularla kaplı?

Devamı »

Putlar ve Puta Tapanlar

Geçtiğimiz yıllarda Hindistan’a seyahat etme fırsatımız olmuştu. İneğe verilen ve tapınmayı andıran aşırı önem, yollarda dolaşan maymun ve benzeri hayvanlar, Ganj Nehrindeki hacı olma merasimleri, cesetlerin yakılması dikkat çekici ve tabi ki muhteşem Taç Mahal’i görmek nefes kesici idi.

Devamı »

Dillerin Evrimi Var mı?

Dil kültürler arası, evrensel bir olgudur. 6000’den fazla dil vardır ve ilkel dil diye bir şey yoktur. Bütün diller birbirine yakın ölçüde karmaşıktır.

Devamı »