TR EN

Dil Seçin

Ara

Terleme Mucizesi

Terleme Mucizesi

İnsan vücudunun her cm2’sine 100 adet yerleştirilmiş, toplamda 2-3 milyon ter bezi vardır. Ter, bunlar tarafından salgılanan renksiz, kokusuz bir sıvıdır. Vücuda dengeli bir şekilde dağıtılan ter bezleri; meme uçlarında, göz kapaklarında, üreme organlarında ve dudaklarda bulunmaz.

Ter, %90 su, geri kalanı da sodyum, potasyum, bikarbonat, tuz ve yağ asitlerinden oluşan bir vücut salgısıdır. Vücut sıcaklığını dengeli tutmaya; üre, tuz ve karbondioksit gibi bazı zararlı maddeleri vücut dışına atmaya yarar. Bu açıdan bakıldığında; ter bezlerine kanın temizlenmesi için böbrek vazifesi de verilmiştir denebilir.

Terleme sırasında, ter bezleri böbrek gibi çalışarak bir tür boşaltım organı görevi de görürler. Üre, tuz ve çeşitli toksinler ter bezleri ile vücut dışına atılarak kanın temizlenmesi sağlanır. Ter yapımı saatte ortalama 40 gram, günde 1 litre olarak süreklidir. Sıcak havada efor sarfedersek 1.5-2 litreye kadar terleyebiliriz.

 

Neden terleriz?

İnsan bedenine devamlı faaliyet halinde olan bir fırın gözüyle bakılabilir. Aldığımız besin ‘yakıt’ veya ‘yakacak’tır. Vücut da bunu yakan fırın durumundadır. Bu işlem için vücutta günde yaklaşık olarak 2500 kalori kullanılır. Dolayısıyla meydana gelen ısı gerçekten yüksektir ve yaklaşık olarak 200 litre suyu kaynama noktasına getirecek kadar ısıtmaya yeter miktardadır. Vücuttaki bütün bu ısı ne oluyor acaba, bunu düşündük mü hiç?

Vücuttaki bu ısıyı kontrol eden bir sistem yaratılmış olmasıydı, belki de masallardaki gibi alev püskürten ejderhalardan farkımız kalmayacaktı. Oysa vücudumuzdaki ısının (hastalık hallerinde ateşlenme hariç) devamlı olarak yükselmediğini, sabit bir seviyede kaldığını biliriz. Terleme, işte bu düzenin sağlanmasındaki uygulamadır. Gerçekte, vücudumuzun ısısı beyindeki hipotalamus tarafından kontrol edilir. Bu ‘ısı merkezi’ üç bölümden oluşmuştur: 1- Kontrol, 2- Isıtma, 3- Soğutma kısımları.

Şimdi, kanın sıcaklığının bir sebeple düştüğünü varsayalım. Isıtma merkezi hemen harekete geçer, belirli bazı işlemler uygulanır. Özel yapıdaki guddeler (bezler), yakılması için daha fazla kimyasal maddeler salgılar. Kaslar ve karaciğer daha fazla yakıt harcar ve vücudun iç ısısı yükselir.

Bu kez, herhangi bir sebeple vücut ısısının yükseldiğini düşünelim. Bu kez soğutma merkezi harekete geçer. Oksidasyon ve yakıt harcanması işlemleri yavaşlar. Daha önemlisi, derideki bazı kanalcıklar açılır ve fazla ısı dışarıya verilir. Böylece terimiz de buharlaşır.

Bir sıvı buharlaşırken, beraberinde bir miktar ısı alır. Banyodan sonra üşüdüğümüzü hissetmemizin sebebi, tenimizin sıcaklığıyla temas halinde kalan suyun hızla buharlaşması ve bize bir serinleme, hattâ üşüme hissi vermesidir.

Kısacası terleme olayı, vücudun soğutulması işleminin bir bölümüdür. Başka bir söyleyişle terlemek, tıpkı içerden yapılan duşla vücudun yıkanmasıdır. Bu yıkanma işini gerçekleştiren sıvı olan ter, mikroskobik damlacıklar halinde, tenimizin milyonlarca gözeneklerinden dışarı çıkar. Terleme ile vücut sıcaklığı ayarlanır, vücut ısısı düşer. Beyinde vücut sıcaklığını sürekli olarak takip eden bir merkez (ısı düzenleme merkezi) bulunmaktadır. Vücut sıcaklığı bir sebebe bağlı olarak artarsa, termostat gibi çalışan ısı düzenleme merkezi sempatik sinirler yoluyla ter bezlerine sinyal gönderir ve ter bezlerini çalıştırır. Ter bezlerinden atılan ter; deriden sıcaklık alarak buharlaşır ve klima gibi vücudu soğutur.

Vücuda yerleştirilmiş olan terleme mekanizması, hayatiyetin sağlıklı bir şekilde devam ettirilebilmesi için oldukça önemli vazifeler görür. Yani terleme, Cenâb-ı Hakk’ın rahmetinin göstergelerinden biridir.

Terleme ile vücut sıcaklığımız istenilen seviyede muhafaza edilir. Sıcak bir ortama girildiğinde dengeleme faaliyeti terleme ile olur ve termostat gibi çalışan bir sistemle vücut sıcaklığımız aynı tutulur. Yani ter salgılanarak ısı geçişi devreye sokulur.

 

Teri önlemek tehlikelidir

Terlemeyi engelleyici kozmetik ürünler günümüzde sıkça kullanılmaktaysa da bunların insan vücudu için önemli zararları vardır. Terlemek, vücut ısısının korunmasında temel mekanizmadır ve çevre şartlarına karşı vücut ısısını korur, soğutur. Bilhassa terlemeyi engellemek için koltuk altına uygulanan kozmetik ürünler, ter bezleri gözeneklerinin kapanmasına sebep olur. Bu da vücudumuzdan uzaklaştırılması gereken zararlı maddelerin içerde kalmasına ve vücudun zarar görmesine yol açar. Terlemeyi önleyici ürünlerin kullanılması durumunda ve özellikle sıcak havalarda, ağır egzersiz sırasında vücut ısısı artışı ve buna bağlı halsizlik, yorgunluk, kramplar, kas ağrısı gibi rahatsızlıklar yaşanabilir.

Halbuki gerektiğinde fazla terleme vücut için oldukça faydalıdır. Bu şekilde üre, tuz ve çeşitli zehirli atıklar vücut dışına atılarak kan temizlenmesi sağlanır. Fazla terlemeye karşı ise en etkili çözüm; doğal yollarla, sıkça su ve sabun ile yapılan temizliktir.

 

Giyinme ve vücut ısısı

Bazı hanımlar sıcak bahanesiyle açık saçık giyinseler de aksine kapalı ve bol giysiler sıcaktan daha çok koruyucudur. Çünkü elbise kıvrımları arasında tutulan hava, deriye komşu hava tabakasının kalınlığını artırır. Böylece vücuttan ileti ve hava akımının tesiriyle ısı kaybedilme hızı çok azalır. Elbiseler ısı kaybını, çıplak vücuda göre yarı yarıya azaltırlar.

İnsanların çöl ortamında aşırı sıcaktan korunmak için vücudu bütünüyle örten bol elbise giymeleri boşuna değildir. Hem güneş ışınlarının direkt zararlı etkisinden kurtulmuş olur, hem de vücutla elbise arasında bir hava katmanı oluşarak, vücut sıcaklığı bu şekilde korunmuş olur.

 

Terlemesek ne olurdu?

Vücudun terleme kabiliyeti kaybetmesine anhidroz adı verilir. Hararet yapan bir motorda bazı arızaların çıkması gibi, anhidroz halinde vücut soğutulamaz. Terlemek vücudun savunma mekanizması olduğundan, ter olmaması halinde, bilhassa yaz aylarında güneş çarpmasına davetiye çıkartılır.

Bu yüzden terleme, vücudumuzun sağlıklı işleyişinin bir göstergesidir.