“Murat Birsel’in İzlenimleri” köşesinde “Bill Gates’in Şeytanî İşleri” başlıklı yazısında şöyle diyordu: “Bilgisayar dünyasının en güçlü isimlerinden Bill Gates’te şeytan tüyü var mı? Var galiba, ama bulmak için de bilgisayarcı gibi bakmak lazım. Bill Gates’in gerçek ismi, “William Henry Gates III”. Şu anda Bill Gates III diye biliniyor (Yani ismin üçüncü kuşağı). Bu ismi oluşturan karakterleri ASCII değerlerine dönüştürüp ekliyorsunuz... B (66) + I (73) + L (76) + L (76) + G (71) + A (65) + T (84) + E (69) + S (83) + 3 = 666. Yani Hristiyanlar için şeytanın rakamı. Yok artık daha neler, dediniz... Ben size daha neler var gösterivereyim. Bill Gates’in eserlerine bakın... Mesela; MS-DOS 6.21 bunu ASCII olarak açalım: 77 + 83 + 45 + 68 + 79 + 83 + 32 + 54 + 46 + 50 + 49 eşittir 666. Hadi gelin bir de şuna bakın WINDOWS 95: 87 + 73 + 78 + 68 + 79 + 87 + 83 + 57 + 53 + 1 eşittir 666! Tesadüf mü?”
Bilgisayarda, üstteki yazıda gördüğünüz gibi, ebced ve cifire benzer şekilde harflerin rakam değerleri var.
Gazeteler, Bill Gates için “Karun’dan da zengin” başlıklı haberler yazdılar. Times gazetesine göre, geçen yıl servetini 29 milyar dolara katlayan Microsoft şirketinin sahibi Bill Gates, bu yıl sonunda dünya tarihinin gördüğü en zengin kişi olmaya hazırlanıyor. Şimdiye kadar en zengin insan olarak kabul edilen Rockefeller’in serveti bugünün parası ile 38 milyar dolar tutuyor.
John D. Rockefeller 43 yaşında dünyanın en büyük tekelini kurdu: Standart Oil Company. Ama 53 yaşında sinir gerginliğinden bir mumyaya dönmüş, mide hastalığına tutularak saçları ve kirpikleri dökülmüştü. Saçsız başı ile korkunç görüntüsü yüzünden peruk takmak zorunda kalmıştı. Dünyanın en zengin adamı olmasına rağmen bir dilencinin bile reddedeceği perhiz yemekleri ile yaşıyordu.
Rockefeller’ı mezarın eşiğine getiren neydi? Paraya ve maddeye öyle saplanmıştı ki, ticarette kazanç sağlayınca harp dansı yapar, şapkasını yere atarak etrafında dönerdi. Ancak para kaybedince de hasta olurdu. Bir seferinde Great Lakes üzerinden 40 bin dolar kıymetinde buğday nakletmişti. Çok pahalı geldiği için, 150 dolarlık sigortayı yaptırmamıştı. O akşam Erie Gölü üzerinde müthiş bir fırtına koptu. Rockefeller, yüklediği erzakı kaybetmekten o kadar korkuyordu ki, ertesi sabah ortağı George Gardner ofise geldiği zaman, onu odası içinde bir aşağı bir yukarı dolaşırken buldu. Gardnar’e “Çabuk, eğer çok geç olmamışsa, sigortayı yaptırıp yaptıramayacağımızı araştıralım.” dedi. Gardner, acele şehre indi ve sigortayı yaptırdı. Fakat ofise döndüğü zaman, Rockefeller’i daha büyük bir asabiyet içinde buldu. Çünkü o arada bir telgraf almış ve yükün fırtınadan kurtularak hiçbir zarar görmeden yerine vardığını öğrenmişti. Şimdi, her zamankinden daha keyifsiz ve bezgindi. Çünkü 150 doları sokağa atmıştı. Bu yüzden hasta olmuş eve gidip yatmıştı. Halbuki binlerce dolar kazanıyordu. Ama işte 150 dolar yüzünden sanki dünyası yıkılmıştı.
Hiç kimse tarafından da sevilmiyordu. Öz kardeşi bile kendisinden nefret ediyordu. Özel hayatı çöküyordu. Büyük boy resimleri ticari hayatta mahvettiği rakipleri tarafından yakılıyordu. Birçokları onu, kuru boynuna bir ip dolayıp bir elma ağacına asmak arzusundaydılar. İşte bütün bunlardan sıhhati iyice bozulmuştu. Nihayet doktorlar, kendisini şoke eden gerçeği açıkladılar. İki şıktan birisini tercih edecekti: Ya parasını ve üzüntülerini veya hayatını... Bu durumdan sıyrılmadığı takdirde ölebileceğini söylediler.
John D. Rockefeller nasıl tedavi oldu?
Rockefeller, doktorların tavsiyesi üzerine işi bıraktı ve kendisini tahlil etme fırsatını buldu. Diğer insanları da düşünmeye başladı. Yani ilk defa ne kadar kazanabileceğini düşünmeyi bırakıp, parası ile başka neler yapabileceğini merak etmeye başlıyordu.
İlk önce, mabedlere para göndermeye başladı. Michigan Gölü yakınlarındaki küçük bir kolejin parasızlık yüzünden kapanma tehlikesi ile karşı karşıya geldiğini öğrenince, milyonlarını dökmüş ve onun bugünkü Chicago Üniversitesi haline gelmesini sağlamıştı. Tuskegee Koleji gibi zenci üniversitelerine para yardımında bulundu. Çengel kurdu denilen mikropla yapılan savaşa yardım etti.
İşte bütün bunlardan sonra John D. Rockefeller, hayır işlerine parasını dağıttığı için, zihin ve kalp huzuruna kavuştu. Evet, sonunda memnun oldu. 53 yaşında para hırsı ile ölümle burun buruna gelen Rockefeller, insanları düşünüp parasını hayra sarfetmeye başlayınca hayatının seyri değişti ve 98 yaşına kadar yaşadı...
Bu arada Efendimiz’in (sav) sadakanın ömrü uzatacağına, iyilik yapma ve zekat verme ile hastalıklarımızın tedavi edileceğine dair hadis-i şeriflerini de hatırlayalım.
Bir Müslüman olarak elbette bizim zenginlerimiz de her türlü cömertliği göstermek mecburiyetindedirler. Bugün araştırıldığında görülecektir ki, bilhassa Amerika’da en meşhur, en köklü üniversiteler vakıflar tarafından kurulmuştur ve yine vakıflar tarafından yürütülmektedir. Aynı zamanda en mühim birer araştırma merkezi olan bu üniversitelerin, çağımıza vurdukları damgayı da bilmeyen yoktur zannederim. Aynı ruh ve düşünceyle ülkemizde de eğitim ve araştırma merkezlerini inşaallah tesis eder, insanlığın hizmetine takdim ederiz.
