64 Yazı Suat Ünsal

Yazar Profili »

Yediveren

Aralık 2013, 444 115 Görüntülenme Eklenme Tarih: 22 Mayıs 2020 23:29 Suat Ünsal

 

SÖZÜN ÖZÜ

İnsanın kulağı, aklı kadar duyar.

 

***

 

RAHMET PEYGAMBERİ

Bir Müslüman inancının gereği olarak birisine iyilik yapsa, bir kötülük yapmaktan vazgeçse, kavga edecekken barışsa, bu hadiselerin her birisi, Peygamber Efendimizin âlemlere rahmet olarak gönderilmesinin bir meyvesidir, bir sonucudur. İyilik yapan ve yapılan o kişiler, Peygamberimizin eliyle sunulan rahmetten faydalanmış olurlar…

Böyle nice insanlar aldatmaktan ve aldatılmaktan, katil ve maktül olmaktan, hırsız ve mağdur olmaktan Peygamberimizin getirdiği nur ile kurtuluyorlar.. Fakat çoğu zaman zarardan kurtulan kişi, Efendimizin sayesinde kayıptan kurtulduğunun farkında bile değil.

İşte böyle her an Efendimizin âlemlere rahmet olmasının nice meyveleri yeniliyor; dün ve bugün olduğu gibi ve yarın olacağı gibi…

 

***

 

GÖRDÜĞÜ KADAR

Toprağa bir tohum düşer, kimi tohumu görür kimi toprakta tohumun istikbalini… Tohum çürür filiz çıkar; kimi çürüyeni görür, kimi de çıkaranı… Filiz büyür yaprak olur; kimi yeşili görür, kimi de yaprakta yazılanı ve yazanı.

İnsan, sadece gözünün gördüğü kadar görüyorsa, o görmek ona bir değer katmaz. Göze kalp, kalbe iman lazım ki, gördüğü şeyden fazlasını, ondaki anlamı da görsün.

 

***

 

SORUMLU KİM?

Her zamanın, her şartın kendine göre ibadeti olduğu söylenir. Herhalde, şu zamanda da, insanın/insanların kendi hatalarının sonucu başına gelenlerden dolayı Allah’ı tenzih etme, tesbih etme, kusurlu olanın insanın kendisi olduğunu farketme ibadetinin zamanıdır.

Evet, o sonucu yaratan Allah’tır; zaten başka yaratıcı, yaratmaya gücü yeten yoktur. Burada unutulan ve birbirine karıştırılan konu, “Rabbimizin, imtihan hikmetiyle bizim tercih ettiğimiz sonuçları yarattığı”dır. İsteyen insan, yaratan Allah (cc.); bu ikisi ayrı şeyler. Ama bunu anlamak da şu imtihan hayatının bir sorusu olsa gerek.

 

***

 

GÜÇ

Birisi çorabını ters giymişti, arkadaşı da “ters giymişin işlerin ters gidecek” diye başlayıp, sanki çorabını ters giymesinin işlerini ters götüreceği, çorapta uğursuzluk yapacak bir güç varmış anlamında birşeyler söyledi. Oysa işlerin dizgini Allah’ın elindedir, çorabın bu konuda ne yararı, ne zararı olmaz. İnsanlar, eşyayı ters giymeyi dalgınlığın işareti olarak görüp; bu sözü “dalgınsın, işlerinde de yanlışlar yapabilirsin dikkat et!” manasında söylerler. İnsan Allah’a ait sıfatları başka şeylere verme hakkına sahip değil, sözünün nereye gittiğine dikkat etmeli.

 

 


Aralık 2013, 444 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yol

Diline gelmez ama kalbinden çıkmaz bir özel yerin sevdasını kalbine koyan, belli ki burada kaybolman için var etmedi seni… Bir yol olmalı…

Devamı »

Şimdi Aramızda Olsaydı…

Selim Gündüzalp abimiz şimdi aramızda olsaydı, ihtimal ki, 500. sayımıza nasıl geldiğimizi konuşuyor olurduk…

Devamı »

Cennet Kütüphanesi

Hayatımız bir kitap gibi. Ömrün bitiminde tamamlanacak bir kitap. Acaba bizim ömür kitabımızın değeri ne olacak?

Devamı »

Kum Tepelerine İsim Vermezler

Sağlam bir dağ gibi ol. Savrulma kum tepeleri gibi. Kalbine onun bunun taşıdığı yalanları koyma. Seni yaratandır senin dostun. Seni sevdiğini seni yaratarak gösterdi.

Devamı »